Federacciai Başkanı Antonio Gozzi, Avrupa Komisyonunun dün açıkladığı Sanayi Hızlandırıı Yasa teklifinin “Avrupa çelik sektörünün rekabetçiliğini güçlendirmek için kaçırılmış bir başka fırsat” olduğunu söyledi. Söz konusu düzenleme, sanayide karbonsuzlaşmayı hızlandırmayı ve enerji dönüşümünde stratejik sektörleri desteklemeyi amaçlıyor.
Gozzi’ye göre teklifin en önemli eksiklerinden biri, çelik için “Made in Europe” kriterlerinin bulunmaması. Aynı kriterlerin alüminyum ve çimento gibi diğer malzemeler için öngörülmesine rağmen çelikte yer almaması eleştiriliyor.
Gozzi, Avrupa Komisyonunun çelik sektörünün yeni koruma önlemleri sonrası uygulanacak ticaret savunma araçlarından zaten fayda sağlayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak bu araçların küresel kapasite fazlası gibi yapısal sorunları ele almak için tasarlandığını, özellikle karbonsuzlaşma açısından en ileri projeleri desteklemek için gerekli olan özel önlemlerin yerini alamayacağını vurguladı.
Eleştirilerin bir diğer odağı ise hurda oldu. Döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm açısından stratejik bir kaynak olarak görülen hurda konusunda, yeni yasada nihai metnin önceki taslaklara göre zayıflatıldığı ifade edildi. Federacciai’ye göre Avrupa’da ikincil hammaddelerin kullanımını teşvik eden ve hurda ihracatının izlenmesini güçlendiren düzenlemeler nihai metinden çıkarıldı.
“Düşük karbonlu çelik” tanımı konusunda da belirsizliklerin sürdüğü belirtiliyor. Avrupa Komisyonu gönüllü yeşil çelik etiketinde bir düzenlemeye gitmemeye karar verirken, uygulanacak metodoloji konusunda da net bir çerçeve sunmadı. Federacciai bu noktada kriterlerin yalnızca ürünün gerçek karbon ayak izine dayanması gerektiğini savunuyor. Gozzi’ye göre yasada bulunan bazı mekanizmalar elektrik ark ocağı üretimini haksız şekilde cezalandırabilir; oysa bu yöntem çevresel performans ve döngüsellik açısından en ileri üretim modellerinden biri olarak görülüyor.
Bu nedenle Gozzi, yasama sürecinde Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyinin devreye girerek söz konusu boşlukları gidermesini ve düzenlemenin verimliliğini artırmasını umduklarını belirtti. Gozzi, yeni yasayı “Avrupa çelik sektörü gibi stratejik bir sektör için kritik bir araç” olarak nitelendirdi.
SteelOrbis’in daha önce bildirdiği üzere, son haftalarda yeni yasaya ilişkin tartışmaların önemli bir kısmı enerji dönüşümüyle bağlantılı stratejik sektörlerde kamu finansmanı ile gerçekleştirilen projelerde kullanılacak malzemeler için “Made in Europe” tedarik kurallarının getirilmesi üzerinde yoğunlaştı. Ancak AB üyesi ülkeler arasında görüş ayrılıkları sürüyor. Bazı ülkeler Avrupa sanayisini korumak için daha sıkı kriterleri desteklerken, diğerleri bunun tedarik maliyetleri, yatırımlar ve rekabetçilik üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğinden endişe ediyor.
Avrupa çelik sektörü ise daha önce yaptığı açıklamalarda, malzemelerin menşesine ilişkin net kriterler belirlenmemesi halinde karbonsuzlaşma için ayrılan fonların Avrupa içindeki sanayi altyapısını güçlendirmek yerine AB dışındaki düşük emisyonlu çelik üretimini destekleme riski taşıdığı uyarısında bulunmuştu.
Federacciai’nin değerlendirmeleri de bu bağlamda, iklim dönüşümü ile sanayi rekabetçiliğinin nasıl dengeleneceğine ilişkin Avrupa genelindeki tartışmanın bir parçası olarak görülüyor. Çelik sektörü, düşük emisyonlu üretime yönelik büyük yatırımların sürdürülebilmesi için bu dengenin kritik olduğunu vurguluyor.
