5 Ekim Cuma günü Antakya'da düzenlenen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri Toplantısı'nın ikinci oturumunda gerçekleşen panelde konuşan Tosçelik İcra Kurulu Üyesi Bülent Saygılı, öncelikle Suriye'deki son gelişmelerden bölgeye yakın konumda faaliyet gösteren bir şirket olarak çok etkilenmediklerini, Suriye ile yapılan ticaretin payının çok büyük olmadığını dile getirdi.
Çin'in piyasanın geri kalanı için tehdit oluşturup oluşturmadığı konusunda da fikir belirten Saygılı, Çin'in ihracatçı konumuna geleceğini düşünmediğini belirtirken, Çin'in kendi devlet politikasının hammadde ithal edip düşük marjlarla ihracat yapılmasına izin vermediğine dikkat çekti.
Saygılı, Avrupa Birliği'nin de Türk çelik sektörüyle rekabet edemeyeceğini, krizin de etkisiyle çoğu tesisin kapanma noktasına geldiğini, dolayısıyla AB'nin de bir tehdit oluşturmadığını söyledi. Bülent Saygılı, özellikle İtalya ve İspanya'nın maliyeti dikkate almadan yaptığı üretim ve satışın sürdürülebilir olmadığını, kapasitelerinde kesintiye giderek düşük teklifler vermeyi bırakmaları halinde Akdeniz havzasında fiyatların gevşeyerek normal seviyelere döneceğini belirtti.
Son aylarda çoğunlukla aşağı yönlü hareket kaydeden demir cevheri fiyatlarının yukarı çekilebilmesi için piyasada olumlu bir hava oluşması gerektiğini söyleyen Saygılı, demir cevheri fiyatlarının uzun bir süre 110$/mt seviyesinin altında kalmayacağını düşündüğünü ifade etti.
Önceki yıllardaki fiyat hareketlerine bakıldığında, ekim ayında hurda fiyatlarının dibi gördüğü, ancak kasım-aralık gibi hammadde fiyatlarının yukarı yönlü harekete geçtiğinin görüldüğünü hatırlatan Saygılı, bu yıl da, kışla beraber fiyatlarda artış görülmesi gerektiğini söyledi. Üreticilerin piyasaya güvenmedikleri için hammadde stoklarını minimum seviyede tuttuklarını ancak, yükselen piyasada, stokları yenilemenin zorlaşacağının, üreticinin bu ihtiyaca hemen karşılık veremeyeceğinin altını çizdi.
Bülent Saygılı, stokçuların fiyat düşer beklentisi ile stok yapmadığını, piyasada bayram sonrasının beklendiğine işaret ederek, stoklarda kritik eşiğin altında kalınmasının riskli olduğunu, "dibin dibi var mantığıyla" beklenmemesi gerektiğini söyledi.
