İtalya çelik piyasası, bazı segmentlerde kaydedilen fiyat toparlanmasına rağmen zayıf seyretmeye devam ediyor. Assofermet Acciai'nin 9 Ekim tarihinde yayımladığı piyasa raporuna göre karbon çelikten yassı mamul servis merkezlerinin satışları ortalama %15 gerilerken, bazı durumlarda düşüş %20'yi aştı. 2026 yılının son çeyreğine ilişkin görünüm belirsizliğini korurken, piyasa oyuncuları Avrupa'nın ticaret ve çevre politikalarının çelik tedarik zincirinin rekabet gücü üzerindeki etkilerine ilişkin endişelerini dile getiriyor.
Karbon çelikten yassı mamuller: Eylül'deki toparlanma kısa sürdü
Eylül ayının başında nispeten canlı olan ticari faaliyetler ve güçlü taleple birlikte görülen toparlanmanın ardından karbon çelikten yassı mamul piyasası, ayın ilk on gününden sonra yeniden zayıflama sinyalleri vermeye başladı. Bu durum, yılın son bölümünde olası bir toparlanma yaşanacağına yönelik beklentileri karşılamadı. Ekim ayının ilk haftası da olumsuz trendi teyit ederken, Assofermet'e göre ayın geri kalanında kayda değer bir iyileşme yaşanacağına ilişkin henüz herhangi bir işaret bulunmuyor. Süregelen cansız talep, uluslararası çatışmalar ve ABD ile karmaşık ekonomik ve ticari ilişkiler nedeniyle endişeler dördüncü çeyreğin tamamına yayılıyor.
Birlik ayrıca AB'nin çevre ve korumacı ticaret politikalarının sonuçlarına dikkat çekti. Raporda, “Halihazırda yürürlükte olan önlemler, hammadde ve temel çelik ürünleri üzerinde özellikle önemli bir etki yaratırken, AB'de ithal edilen yarı mamullere ve özellikle nihai mamullere aynı etkinlikte eşdeğer koruma önlemleri uygulanmıyor. Bu durum, Avrupa'daki işleme ve dağıtım tedarik zincirinin tamamının rekabet gücünü kaybetmesi yönünde açık bir risk oluşturuyor,” ifadelerine yer verildi.
Paslanmaz çelik: Yapısal olarak cansız talep nedeniyle satış tonajları geriledi
Paslanmaz çelikten yassı mamul servis merkezi segmenti de Eylül ayını olumsuz tamamlarken, satış tonajları 2025 yılının aynı ayında kaydedilen seviyelerin belirgin şekilde altında kaldı. Ekim ayındaki faaliyetlere ilişkin beklentiler ise daha fazla yavaşlamaya işaret ediyor.
Assofermet'e göre fiili talepteki eğilim özellikle endişe verici olurken, daralmanın yalnızca dönemsel değil aynı zamanda yapısal nitelikte olduğu görülüyor. İthalata yönelik kısıtlamalara rağmen üreticilerin teslimat sürelerinin oldukça kısa olması, sipariş portföylerinin sınırlı kaldığını gösteriyor.
Enerji maliyetlerindeki keskin artış da sektör üzerinde baskı oluşturuyor. Stoklar yılın başına kıyasla daha düşük olsa da ortalama seviyelerde bulunuyor ve arz tarafında belirgin bir baskıya işaret etmiyor.
Stoktan satış ve dağıtım: Fiyatlar toparlanırken satış tonajları gerilemeye devam ediyor
Assofermet, stoktan satış segmentinde fiyatlar ile talebin “birbirinden bağımsız hareket etmeye devam ettiği” bir tabloya dikkat çekiyor. Üreticiler fiyat artışlarını kalıcı hale getirmeye çalışırken, talep bu artışları tamamen karşılayacak kadar güçlü değil.
Uzun mamul segmentinde satış tonajları 2025 yılının Eylül ayına kıyasla gerilerken, fiyatlar Temmuz-Eylül döneminde kaydedilen kümülatif artışların etkisiyle kademeli olarak iyileşti.
Yassı mamul segmentinde ise satış değeri, satış tonajlarına kıyasla daha dirençli seyretti. Sıcak rulo sac fiyatları yaz aylarında ulaşılan seviyelerin üzerine yerleşirken, sonbahar dönemine yönelik fiyat artışları şekillenmeye başladı. Ancak bu artışlara talepte ikna edici bir toparlanma eşlik etmedi. Soğuk rulo sac fiyatları ise sıcak rulo sac piyasasındaki trendi olağan zaman gecikmesiyle takip ediyor.
Kutu profil segmentinde durum daha zorlu seyrederken, hem satış tonajları hem de satış değeri geriliyor.
Paslanmaz çelik segmentinde ise boru ürünlerinin hem satış tonajlarında hem de satış değerinde keskin düşüşler kaydedilirken, uzun mamuller her iki açıdan da olumlu bir trend gösteriyor. Yassı mamuller ise alaşım ek ücretlerinin yeniden uygulanmasından ve 316 kalite ürünlerdeki toparlanmadan destek buluyor.
Görünüm: Yeni AB yükümlülükleri nedeniyle temkinli duruş sürüyor
2026 yılının dördüncü çeyreği karışık sinyallerle başladı. Bir yandan üreticiler sonbahar dönemindeki fiyat artışlarını kalıcı hale getirmeye çalışırken, diğer yandan talep piyasada sürdürülebilir bir toparlanmayı destekleyemeyecek kadar cansız kalıyor.
Bir diğer belirsizlik kaynağını ise 1 Ekim tarihinde yürürlüğe giren ithal ürünlerde çeliğin eritildiği ve döküldüğü menşeyi belgelendirme şartı oluşturuyor. Assofermet'e göre yeni uygulama piyasa oyuncularına ilave idari yükümlülükler getirirken, orta vadede tedarik tercihlerinin değişmesine de katkıda bulunabilir.
Bu koşullar altında birlik, talepte toparlanmaya yönelik daha somut işaretler ve Avrupa'nın ticaret ve düzenleyici çerçevesinin geleceğine ilişkin daha fazla netlik ortaya çıkana kadar temkinli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguluyor.
