İtalyan hurda, hammadde ve çelik distribütörleri birliği Assofermet, Milano Temyiz Mahkemesi'nin Taranto'daki eski Ilva tesisinde birincil çelik üretim ünitelerinin Ekim sonuna kadar durdurulmasını öngören kararın askıya alınması talebini reddetmesinin ardından çelik tedarik zinciri üzerindeki olası etkilerden derin endişe duyduğunu dile getirdi.
Kararın ardından çelik üreticisi Acciaierie d'Italia'nın (ADI), 16 Eylül'de yüksek fırınlarında kontrollü soğutma sürecine başlamayı planladığı öğrenildi. Şirketin takvimine göre süreç, şu an ön ısıtma modunda tutulan 1 No'lu yüksek fırınla başlayacak, ardından atıl durumda bulunan 4 No'lu yüksek fırın ve son olarak faaliyetteki tek yüksek fırın olan 2 No'lu yüksek fırın soğutulacak. Assofermet tarafından aktarılan teknik değerlendirmelere göre soğutma süreci başladıktan sonra yüksek fırınların yeniden devreye alınması son derece zorlu bir hale gelecek ve hem teknik hem de ekonomik açıdan ciddi sıkıntılar yaratacak.
Assofermet yerel çelik üretim kapasitesi ve arz güvenliğine ilişkin riskler konusunda uyardı
Birlik, şu anda İtalya'da demir cevherinden birincil çelik üretebilen tek entegre çelik tesisi olan Taranto'nun stratejik önemini vurguladı. Tesisin aynı zamanda sanayinin merkezinde yer alarak hem piyasaya hem de şirketin Cenova ve Novi Ligure'deki tesislerinde işlenmek üzere rulo sac ve yarı mamul tedarik ettiğini kaydetti.
Assofermet ve özellikle geçmişte Taranto'dan malzeme temin eden çelik distribütörleri, servis merkezleri ve yassı mamul işleyicileri birincil çelik üretim ünitelerinin kapatılmasının İtalya'nın çelik üretim kapasitesinde yapısal bir düşüşe ve ülkenin ithalata olan bağımlılığında artışa yol açabileceği uyarısında bulundu. Assofermet, sorunun arz sıkıntısıyla sınırlı kalmayarak tedarik maliyetlerini, arz güvenliğini ve son kullanıcı sektörlerde faaliyet gösteren üreticilerin rekabet gücünü de etkileyeceğini vurguladı.
Söz konusu konunun Avrupa'daki mevcut ticaret koşulları göz önüne alındığında özellikle önem taşıdığı aktarıldı. Birlik, 1 Temmuz itibarıyla AB'nin yeni çelik koruma önlemleri sebebiyle mevcut ithalat kotalarının önemli ölçüde azaldığına ve kotayı aşan ithalata uygulanan vergi oranının %50'ye yükseldiğine dikkat çekti. Yerel üretim kapasitesindeki düşüşe paralel olarak AB dışından çelik teminine erişimin daha da kısıtlanmasının İtalya imalat sektörüne yönelik çelik arzı üzerinde önemli bir baskı oluşturabileceğinin altını çizdi. Bu durumun özellikle güvenilir ve yüksek kaliteli çelik tedarikine bağımlı olan otomotiv, beyaz eşya, makine mühendisliği, enerji ve inşaat gibi stratejik son kullanıcı sektörler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Eski Ilva tesisi İtalya'daki tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor
SteelOrbis'in daha önceden de bildirdiği üzere Federacciai ve 14 İtalyan çelik üreticisi, birincil çelik üretim ünitelerini tekliflerinin kapsamı dışında tutarak eski Ilva tesisinin soğuk haddeleme üniteleri için niyet mektubu göndermişti. Aynı zamanda Hint çelik üreticisi Jindal, birincil çelik üretim tesisleri dahil olmak üzere eski Ilva varlıklarının tamamını satın almak istediğini teyit etmişti.
Bu koşullar altında Assofermet, insan sağlığı ve çevrenin korunmasına, karbonsuzlaşmaya, istihdamın güvence altına alınmasına ve yerel çelik üretiminin devamlılığına yönelik güvenilir ve uzun vadeli bir çözüm bulunması için İtalya hükümetine acilen harekete geçme çağrısında bulundu. Avrupa'nın endüstriyel bağımsızlığını ve ekonomik güvenliğini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde İtalya'nın yerel yüksek kaliteli çelik üretiminden vazgeçmeyi göze alamayacağını vurguladı.
