SteelOrbis, 13-17 Nisan tarihlerinde Düsseldorf’ta düzenlenen uluslararası Wire&Tube 2026 fuarında, İtalya merkezli Feralpi Group’un Başkanı Giuseppe Pasini ile başta İtalya çelik sektörüne yönelik elektrik fiyatları olmak üzere birçok konuda sohbet etme fırsatı buldu.
İtalya çelik sektöründeki karışık duruma rağmen Federacciai verileri ülkede çelik üretiminin, üretimin ortalamanın üzerinde gerçekleştiği 2021 yılı hariç, son beş yılda genel olarak yatay seyrettiğini gösteriyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
İtalya’daki çelik üretimine baktığımızda son beş yılda gerçekten de oldukça yatay bir seyir görüyoruz. Öte yandan Almanya’daki çelik üretimindeki düşüş endişe verici; 4 ila 5 milyon mt kayıp söz konusu. Genel olarak İtalya, Ulusal Toparlanma ve Dayanıklılık Planı sayesinde iyileşen inşaat sektöründen gelen tüketimin desteğiyle iyi üretim hacimlerini koruyor. Avrupa fonlarının etkisi 2027’de de görülecek. Bu nedenle ekonomide genel bir yavaşlamaya yol açabilecek dış faktörlerin yarattığı karışıklığa rağmen görünüm olumlu.
Şu anda sizce İtalya çelik sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca kritik sorunlar neler ve bunlar nasıl yönetilebilir? Öte yandan hangi güçlü yönlerden fayda sağlanabilir?
Önce güçlü yönlerden başlayalım. Her şeyden önce, İtalya çelik sektörü büyük ölçüde özel sektörün elinde ve şirketler karbonsuzlaşma, enerji verimliliği ve inovasyon alanlarında büyük yatırımlar yaptı. Bu da sektöre güven duyulduğunu gösteriyor. Kritik nokta ise kesinlikle öncelikle enerji maliyeti; bu ulusal bir acil durum çünkü İtalya, elektriğe AB ortalamasından %30-40 daha fazla ödüyor. Her dış gelişmede bir enerji kriziyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu durum Ukrayna savaşı sırasında da yaşandı, şimdi de Körfez kriziyle yaşıyoruz... Biz, şirketlerin rekabet gücünü güvence altına alacak enerji maliyetleri ve Avrupa’ya kıyasla sanayi için adil fiyatlar talep ediyoruz. Üstelik sorun yalnızca enerji yoğun sektörleri ilgilendirmiyor, KOBİ’leri ve hanehalkını da etkiliyor, bu nedenle ulusal bir acil durum söz konusu.
Orta Doğu’daki son gelişmeler, özellikle şirketlerin işletme maliyetlerindeki artışlarla ilgili olarak çeşitli soru işaretleri ve zorluklar yarattı. Özellikle gaz ve dolaylı olarak elektrik maliyetleri Şubat sonundan bu yana ciddi şekilde arttı. Bu unsur bugün üretim süreçlerini ve marjları nasıl ve ne ölçüde etkiliyor? Devam eden savaşın başka ne gibi sonuçlarını gördünüz ya da görmeyi bekliyorsunuz?
Enerji fiyatlarındaki artışa ek olarak emtia fiyatlarında da artış var; örneğin hurda, alüminyum ve dolayısıyla çelikte de. Biz ürün fiyatlarını yükselterek kendimizi korumaya çalışıyoruz çünkü savaşın başlangıcından bu yana maliyetler neredeyse ikiye katlandı. Gaz 35€/MWh seviyesinden neredeyse 50€/MWh seviyesine çıktı. Bu maliyetler hem bizim hem de müşterilerimiz için sürdürülebilir değil ve bunları fiyatlarına yansıtmaya çalışsalar bile bu durum ne kadar daha sürdürülebilir olabilir?
Sizce Avrupa bir kurum olarak bu hassas dönemde çelik tedarik zincirini desteklemede yeterince varlık gösteriyor mu?
Genel anlamda koruma önlemlerinden yanayız; 18,5 milyon mt adil bir kota. AB son altı ila sekiz yılda 40 milyon mt çelik üretimi kaybetti. Bu şekilde devam edersek, çeliği yurt dışından almak zorunda kalacağız.
EUROMETAL de 14 Nisan’da yaptığı açıklamada tam olarak bunları söyledi.
Aynen öyle ve EUROFER’in taleplerinin de kabul edilmiş olmasından memnunuz. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na gelince, yeşil çeliğin dolaşımını sağlamak açısından yararlı bir araç ancak Avrupa’nın yaptığı gibi Avrupa dışındaki üreticilerin de yeşil çeliğe yönelik karbonsuzlaşma planlarını uygulaması adil olur. Bununla birlikte bazı durumlarda tam koruma sağlayamadığı için bir miktar revizyona ihtiyaç duyduğunu kabul ediyorum. Ama genel olarak çevreyi ve çelik sektörünü korumak için yararlı bir araç. Feralpi de zaten FERGreen ürünleriyle bu doğrultuda çalışmalar yürütüyor.
Son olarak 2026’nın ilk çeyreği, yani SKDM’nin tam olarak uygulamaya alınmasının ilk üç ayı, yeni sona erdi. Şimdiden görülen etkiler var mı ve gelecekte nelerin değişmesini bekliyorsunuz?
Halihazırda gördüğümüzü etkiler var. Bazı ülkelerden yarı mamul ithalatı şimdiden durdu. Ancak 2026, SKDM için hâlâ deneme yılı sayılabilir. Piyasa üzerinde başka ne tür etkileri olacağını görmek için daha fazla zamana ihtiyacımız olacak.
