Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü (AISI), küresel çelik arz fazlasına karşı daha güçlü ticaret önlemleri alınması gerektiğini belirterek mevcut durumun ABD’deki yerel sanayilerin sürdürülebilirliğini ve imalat sektöründeki istihdamı tehdit etmeye devam ettiğini belirtti.
AISI, ABD Ticaret Temsilciliği Ofisine 301. Madde soruşturmaları kapsamında sunduğu bildiride küresel çelik arz fazlasının 2025 yılında yaklaşık 640 milyon mt seviyesine ulaştığını ve önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesinin beklendiğini vurguladı. Küresel talepteki gerilemeye rağmen üretim kapasitesinin özellikle devlet destekleri ve piyasa dışı politikalar nedeniyle artmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Artan ihracat ve ticaret sapmaları baskıyı artırıyor
AISI’ye göre arz fazlası, fazla üretim yapan ülkelerin ihracatını artırarak ABD dahil diğer pazarlarda yerel üretimin yerini almasına yol açıyor. İthalat baskısıyla karşılaşan ülkelerin kendi ihracatını artırma yoluna gitmesinin ise küresel piyasaları daha da istikrarsız hale getiren bir döngü oluşturduğu belirtildi.
Çin arz fazlasının merkezinde yer alıyor
Küresel arz fazlasının en büyük kaynağının Çin olduğunu vurgulayan AISI, ülkenin hem üretim hem de ihracattaki payının oldukça yüksek olduğunu ifade etti. Çin’in çelik ihracatının 2025 yılında yaklaşık 131 milyon mt seviyesine ulaştığı ve küresel arz fazlasındaki payının %50’nin üzerine çıktığı, bunun da yoğun devlet destekleri ve yurtdışı yatırımlarla desteklendiği belirtildi.
Bildiride ayrıca:
- İhracatın üçüncü ülkeler üzerinden yönlendirilmesi,
- Tarifelerden kaçınmak için ürünlerde küçük değişiklikler yapılması,
- Çelik yoğun ürünler üzerinden dolaylı ticaretin artırılması gibi yöntemlerle ticaret önlemlerinin aşılmasının giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi.
Dolaylı çelik ticaretinin önemli ölçüde artarak 2024 yılında doğrudan çelik ihracatının %93’üne eşdeğer seviyeye ulaştığı ifade edildi.
Kapsamlı politika adımları çağrısı
AISI, ABD makamlarına mevcut vergilerin daha sıkı uygulanması ve 301. Madde soruşturmaları kapsamında ilave önlemler alınması dahil çok yönlü bir yaklaşım benimsenmesi çağrısında bulundu. Arz fazlası sorununun çözümü için sübvansiyonlar, haksız ticaret uygulamaları ve dolaylı ticaret akışlarını hedef alan koordineli adımların gerekli olduğu vurgulandı.
Enstitü, kararlı adımlar atılmazsa küresel arz fazlasının yatırımları zayıflatmaya, kapasite kullanım oranlarını düşürmeye ve ABD çelik sektörünün uzun vadeli rekabet gücünü tehdit etmeye devam edeceği uyarısında bulundu.
