Çolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem'den AB'nin yeni çelik ithalat kotalarının Türkiye'nin ihracatına ve Avrupalı çelik tüketicilerine olası etkilerine ilişkin görüş aldık.
Bilindiği üzere AB çelik ithalatında revizyon yoluna giderek Türkiye'ye tanımlı çelik ithalat kotası miktarını HRC 1A kategorisinde %60 oranında azaltmıştır. Bu uygulamanın en büyük maliyet ve risk unsuru nihai olarak AB içerisindeki çelik tüketicileri üzerinde görülecektir. Avrupalı tüketiciler, ileri dönemde faaliyetlerine devam edebilmek için üstlenecekleri maliyet unsurunun hesaplanması ve bu şartlar altında faaliyetlerini sürdürebilmesi için ilerleyen dönemde artan riskleri üstlenmek durumunda kalacaklardır. AB içerisinde iç piyasa çelik fiyatlarının artış süreci devam ederken çelik tüketicileri üzerinde oluşacak bu maliyet unsuru AB üyesi ülkeler arasında da çelik üretim kapasiteleri bazında eşit olmayan maliyet sonuçları oluşturması söz konusu olacaktır. Türkiye'nin AB'ye çelik ihracatı azalarak da olsa devam edecek ancak oluşacak ek maliyetin büyük kısmı AB'deki yerleşik çelik tüketicilerinde kalacaktır. Diğer bir unsur olarak da CBAM uygulamalarının her dönem için etkilerinin daha fazla hissedileceği ileri dönemde Türkiye üretiminin karbon ve yakın destinasyondan kalitesi ve temiz çeliği ile güvenilir ithalat avantajı AB çelik tüketicileri üzerinde ek bir baskı oluşturacaktır.
Bu durumlar sonrasında Türkiye çelik sektörü bu uygulamalar konusundaki tecrübesi ve her dönem için hızlı esneklik becerisi ile çelik ihracat pazarlarında kabiliyet sahibidir. Yeni uygulamaların etkilerinin her geçen dönem daha fazla hissedilmesiyle AB'de oluşacak yüksek maliyetler, AB iş gücü piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam edecektir. Ayrıca AB'de yerleşik çelik tüketicilerinin faaliyetlerini bölge dışına taşıması gibi daha sert dönüşümler de bu sürecin olası sonuçları arasında yer alabilecektir.
