Moravia Steel bünyesinde faaliyet gösteren Çek Cumhuriyeti merkezli çelik üreticisi Třinecké Železárny, düşük emisyonlu çelik üretimine geçiş hazırlıklarını sürdürürken, Çek Cumhuriyeti hükümeti ve Avrupa Birliği'nden mali desteği artırmasını talep etti. Moravia Steel Yönetim Kurulu Başkanı Petr Popelář, Çek medya kuruluşu e15'e verdiği röportajda şirketin karbonsuzlaşma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pik demirden nihai mamullere kadar tam üretim döngüsüne sahip Çek Cumhuriyeti'nin son entegre çelik tesisini işleten şirket, geçen yıl yaklaşık 20 milyar CZK (827,13 milyon €) tutarındaki elektrik ark ocağı yatırımını ertelemişti. Popelář, bu kararın Avrupa çelik sektörünü etkileyen yüksek elektrik fiyatları, AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) konusundaki belirsizlikler ve karbonsuzlaşmanın yüksek maliyetleri gibi genel sorunlardan kaynaklandığını belirtti.
Popelář, “Benzer projeleri erteleyen yalnızca biz değildik. Avrupa genelinde benzer yatırımlar erteleniyor,” ifadelerini kullanırken, şirketin karbonsuzlaşmayı tamamen desteklediğini ancak finansman imkânlarının yetersiz kaldığını söyledi. Mevcut piyasa koşulları altında %50 oranında yatırım desteğinin projenin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamaya yetmeyeceğini belirten Popelář, ilave destek mekanizmalarının belirlenmesi amacıyla Çek hükümeti ve AB kurumlarıyla görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Yatırım ertelense de altyapı çalışmaları sürüyor
Elektrik ark ocağı projesinin ertelenmesine rağmen Třinecké Železárny'nin gelecekteki dönüşümü için hazırlıklarını sürdürdüğü belirtildi. Şirketin bağlı kuruluşu ve enerji tedarikçisi Energetika Třinec bünyesinde mevcut kazanlardan birinin yerine doğal gaz yakıtlı santral inşa edilmesini öngören yaklaşık 6 milyar CZK (248,13 milyon €) tutarındaki projenin devam ettiği dile getirildi. Bunun yanı sıra şirket, planlanan elektrik ark ocağı yatırımı için gerekli altyapıyı da geliştirdiğini ve bu kapsamda Guty sahasını çelik tesisine bağlayacak yeni yüksek gerilim enerji iletim hattı için arazi devralım çalışmaları yürüttüğünü aktardı.
Popelář, nihai yatırım kararının gerekli ekonomik koşulların sağlanmasına bağlı olacağını vurgulayarak yeni çelik üretim teknolojilerine geçişin uzun vadede birincil çelik üretiminin sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığını paylaştı. Popelář sözlerine, “Mevcut sistem değişmezse yüksek fırın bazlı üretim yöntemiyle çelik üretmek ekonomik olarak artık sürdürülebilir olmayacak,” şeklinde devam etti.
ETS belirsizliği ve enerji maliyetleri temel endişe
Popelář, özellikle emisyon tahsisat fiyatlarının yükselmesi ve ücretsiz emisyon tahsisatlarının kademeli olarak kaldırılmasına ilişkin planlar nedeniyle AB ETS'nin geleceğini şirket açısından en büyük belirsizlik kaynaklarından biri olarak değerlendirdi.
Moravia Steel'in Liberty Ostrava varlıklarını satın alma girişimine de değinen Popelář, şirketin 2024 yılı başında tüm işletmeyi satın almayı değerlendirdiğini ancak Liberty'nin yüksek fırınını durdurmasının ardından stratejisini değiştirerek boru haddehanesine odaklandığını söyledi. Bu stratejinin Třinecké Železárny'nin faaliyetleriyle daha uyumlu olduğunu belirten Popelář, yüksek fırınların uzun süre devre dışı kalmasının yeniden devreye alma sürecini giderek zorlaştırdığını ve bu durumun Liberty Ostrava'nın yeniden yapılandırma sürecindeki ilk büyük hata olduğunu kaydetti.
Ukrayna savaşı hammadde tedarikini ve Avrupa çelik pazarını değiştirdi
Öte yandan şirket, Ukrayna'daki savaşın etkilerinin sürdüğüne dikkat çekti. Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Třinecké Železárny, Rus güçlerinin bölgeyi ele geçirmesiyle Zaporijya yakınlarındaki demir cevheri madeninin kontrolünü kaybettiğine dikkat çekti. Daha sonra alternatif hammadde kaynakları bulunmasına rağmen yıllık 3 milyon mt'u aşkın demir cevheri temini için halen Ukrayna'ya bağımlı olduğunu dile getirdi.
Popelář, savaşın başlamasının hemen ardından çelik talebindeki güçlü artış sayesinde 2022'nin olağanüstü başarılı geçtiğini ancak daha sonra hızla yükselen enerji fiyatları sebebiyle 2023 yılında talebin zayıfladığını vurguladı. Öte yandan Mariupol'daki çelik üretim kapasitesinin tahrip olmasının Avrupa çelik pazarını köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çeken Popelář, Ukraynalı üreticilerin çevresel ve idari yükümlülüklerden kaynaklı maliyetlerinin AB'li çelik üreticilerine kıyasla daha düşük olduğunu söyledi. Ayrıca AB'li çelik üreticilerinin, ABD ve Çin gibi ülkelerdeki rakiplerine kıyasla karşı karşıya kaldıkları en büyük rekabet dezavantajlarını yüksek enerji fiyatları ve karbon maliyetlerinin oluşturduğunun altını çizdi.
İleriye dönük değerlendirmesinde Popelář, çeliğin Avrupa'nın güvenliği, altyapısı ve endüstriyel dayanıklılığı açısından stratejik önemini koruduğunu vurguladı. Třinecké Železárny'nin Çek Cumhuriyeti'nin tek ray üreticisi olduğunu ve Ukrayna'ya ray tedarik etmeyi sürdürdüğünü belirten Popelář, bu durumun çelik sektörünün savaş döneminde altyapının yeniden inşasına sağladığı katkının önemini ortaya koyduğunu ekledi.
