Çin Demir Çelik Birliğine (CISA) göre uzun yıllardır demir cevheri tedarik zincirinde yapısal bir dengesizlik hakim durumda. Uluslararası madencilik şirketleri yüksek kârlılık elde ederken, Çinli çelik üreticileri ayakta kalmakta zorlanıyor. Değer zinciri boyunca çıkarların dengesiz bir şekilde dağılması, sektörün sağlıklı ve sürdürülebilir gelişimini engelliyor. CISA, son yıllarda piyasanın kurallarının yeniden şekillendirilmesi ve değer dağılımının normalleşmesi yönündeki çağrıların giderek arttığını, demir cevheri piyasasında önemli bir dönüşüm yaşandığını ve daha adil, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir yeni bir piyasa düzeninin kademeli olarak oluştuğunu belirtti.
CISA'ya göre öncelikle Çin devasa iç pazarı sayesinde küresel arz kaynaklı belirsizlikleri önemli ölçüde dengeleyebiliyor. Dünyanın en büyük demir cevheri tüketicisi olan Çin'in istikrarlı üretimi ve sorunsuz lojistik ağı, küresel arz tarafındaki dalgalanmaların etkisini azaltıyor. Bu durum, küresel madencilik şirketlerine talep konusunda güven verirken, uzun vadeli arama ve geliştirme projelerine yatırım yapmalarını da teşvik ediyor. Kısacası Çin pazarının büyüklüğü ve istikrarı, küresel demir cevheri arzının artmaya devam etmesini sağlıyor.
İkinci olarak daha çeşitlendirilmiş bir demir cevheri tedarik sistemi oluşmaya başladı. Demir cevheri geliştirme projelerine yönelik küresel yatırımların hız kazanması ve Batı Afrika başta olmak üzere çeşitli bölgelerde büyük projelerin devreye girmesiyle birlikte arz eğrisi daha dengeli hale gelirken, kaynak dağılımı iyileşti ve piyasa daha dirençli ve rekabetçi bir yapıya kavuştu. CISA'ya göre bu gelişmeler, tedarik zinciri boyunca maliyetlerin ve risk primlerinin düşmesine katkı sağlayacak ve sonuçta tüm çelik üreticileri bundan fayda görecek.
Ayrıca tedarik zincirinin üst ve alt halkaları arasındaki yapısal çıkar dengesizliğinin giderilmesi ortak bir hedef haline geldi. CISA, madencilik şirketleri ile çelik üreticileri arasındaki rekabetin illa ki biri kazanırken diğerinin kaybetmesi gerektiği anlamına gelmediğini, tarafların daha yakın iş birliği yaparak değer zincirindeki kârın daha adil paylaşılmasını sağlaması gerektiğini vurguladı. Birliğe göre ancak çelik üreticileri adil piyasa koşullarına, dengeli pazarlık gücüne ve makul kârlılığa sahip olduğunda demir cevherine yönelik istikrarlı ve sürdürülebilir talep oluşabilir; bu da madencilik şirketlerinin uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir elde etmesini sağlar.
CISA ayrıca daha objektif ve şeffaf bir demir cevheri fiyatlama sisteminin de oluşmaya başladığını ifade etti. Dünyanın en büyük liman spot demir cevheri piyasasına sahip olan Çin'de oluşan fiyatların gerçek arz-talep dengesini daha doğru yansıttığı belirtilirken, RMB bazlı demir cevheri fiyat endeksinin devreye girmesiyle piyasanın dolar bazlı endekslere alternatif bir göstergeye kavuştuğu ve fiyat oluşumunun daha şeffaf hale geldiği kaydedildi.
Son olarak CISA, uluslararası ticarette RMB bazlı fiyat endekslerinin kullanımının yaygınlaştırılmasının spekülatif hareketleri sınırlayacağını ve fiyatların arz-talep dinamiklerini daha doğru yansıtmasını sağlayacağını belirterek bunun küresel demir cevheri fiyatlama sistemi açısından önemli bir ilerleme olacağını ifade etti.
