Ukraynalı madenci ve çelik üreticisi Metinvest Operasyon Direktörü Oleksandr Myronenko, Ukrayna limanlarının abluka altında olması, çelik üretim tesislerine yönelik saldırılar, yüksek lojistik ve elektrik maliyetleri ve AB'ye çelik ihracatına yönelik kısıtlamalar nedeniyle 2026 yılında şirketin artan operasyonel ve mali baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Myronenko, Metinvest'in üretim maliyetlerinin başta yüksek lojistik ve elektrik maliyetleri nedeniyle yıllık yaklaşık %30 arttığını ifade etti. Bu koşullar altında şirketin bazı yatırım projelerini askıya aldığını, başta idari personel ve yükleniciler olmak üzere maliyetlerde ve çalışan sayısında önemli kesintiler yapmayı değerlendirdiğini söyledi.
Madencilik tesisleri düşük kapasiteyle faaliyet gösteriyor
Metinvest'in Central ve Northern madencilik ve işleme tesislerinin halihazırda yaklaşık %50 kapasiteyle faaliyet göstererek AB pazarı için pelet ve yüksek kalite konsantre demir cevheri üretimi yaptığı dile getirildi. Southern madencilik ve işleme tesisinin Ukrayna'daki limanların kapalı olması nedeniyle atıl durumda olduğu, aynı zamanda Ingulets madencilik ve işleme tesisinin yüksek elektrik maliyetleri nedeniyle 2024 yılından bu yana faaliyet göstermediği vurgulandı.
Myronenko, Ingulets tesisinin yeniden faaliyete geçirilmesinin ekonomik açıdan uygulanabilir olması için konsantre demir cevheri fiyatlarının en az 135-150$/mt seviyesine ulaşması gerektiğine dikkat çekti. Öte yandan Ağustos ve Eylül aylarında Kametstal ve Zaporizhstal'e yönelik saldırıların ardından temizlik ve onarım çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Zaporizhstal'deki üretimin kesintiye uğradığını ve hasar gören varlıkların tamamen onarılmasının onlarca milyon dolara mal olacağını belirten Myronenko, Metinvest'in bazı sözleşmeler için fors majör ilan ettiğini ve sözleşmelerin ertelenmesi veya iptal edilmesi konusunda ilgili taraflarla görüşmeler yürüttüğünü paylaştı.
Liman ablukası ihracat ve kömür ithalatı üzerindeki baskıyı artırıyor
Myronenko, Ukrayna limanlarının abluka altında olmasının şirketin en önemli operasyonel zorluğu olduğunu dile getirdi. Abluka öncesinde Southern madencilik ve işleme tesisinden ayda 1 milyon mt'a varan demir cevheri ihraç edilirken, Northern ve Central tesislerinin Ukrayna limanları üzerinden ayda toplam yaklaşık 500.000 mt ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çekti.
Limanlardaki aksaklığın Metinvest'in kömür ithalatını da etkilediğini dile getiren Myronenko, Pokrovsk'taki varlıkların faaliyetlerinin durdurulmasının ardından şirketin aylık yaklaşık 250.000 mt kömür ithal etmek zorunda kaldığını belirtti. İthal edilen kömürün bir bölümü Çek Cumhuriyeti ve Polonya üzerinden demir yoluyla taşınırken, Polonya limanları ve Köstence üzerinden kullanılan alternatif güzergâhlar sebebiyle kömür lojistik maliyetlerinin %50-60 arttığını ve kâr marjlarının neredeyse sıfırlandığını ifade etti.
Deniz yollarının kullanılamaması ve yüksek lojistik maliyetleri nedeniyle diğer ihracat satışlarının ekonomik olmaktan çıkmasıyla Myronenko, AB'nin halihazırda Metinvest için ekonomik açıdan uygun tek büyük ihracat pazarı olduğunu söyledi. Bununla birlikte şirketin, piyasa koşullarının elverişli olduğu dönemlerde Polonya üzerinden ABD'ye zaman zaman pik demir sevkiyatı gerçekleştirdiğini paylaştı.
AB'nin çelik kotaları ihracat imkânlarını sınırlandırıyor
Bununla birlikte AB'nin ticaret kısıtlamalarının Metinvest'in ihracat imkânlarını sınırlandırdığı vurgulandı. Myronenko, Nisan ayında uygulamaya konulan kotalar kapsamında şirketin yaklaşık 1 milyon mt ürün ihraç edebildiğini ve bu miktarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ihracat hacminin yaklaşık yarısına karşılık geldiğini vurguladı. Kısıtlamaların rulo, inşaat demiri ve filmaşin gibi daha yüksek katma değerli nihai mamullere uygulandığını ancak kütük gibi yarı mamullerin kotalara tabi olmadığını belirtti.
Şirket, AB'nin çelik kotalarını 2024 veya 2025 seviyelerine geri getirecek değişiklikler yapılmasını talep etti. Myronenko, mevcut kısıtlamaların Metinvest tarafından 10 milyon € karşılığında satın alınan ve Zaporizhstal tarafından tedarik edilen malzemeleri işlemesi planlanan Romanya merkezli Iași tesisinin iş modelini şimdiden olumsuz etkilediğini belirtti. Ayrıca tesisin faaliyetlerinin durdurulabileceğini kaydetti.
SKDM kapsamında geçiş dönemi talep ediliyor
Metinvest ayrıca AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında mali yükünün artmasını beklediğine dikkat çekti. Myronenko, piyasa değeri yaklaşık 600$/mt seviyesinde yer alan haddelenmiş ürünlere yönelik olası maliyetin 50-100€/mt bandında olacağını tahmin ettiğini aktardı. SKDM maliyetleri resmi olarak ithalatçılar tarafından karşılanacak olsa da Myronenko, müşterilerin alım fiyatlarını aşağı çekmeye çalışabileceğini veya Metinvest'ten ithalatla bağlantılı riskleri üstlenmesini isteyebileceğini dile getirdi.
Dolayısıyla Metinvest, SKDM kapsamında Ukraynalı çelik üreticilerine yönelik bir geçiş dönemi uygulanmasını talep etti. Myronenko, SKDM ile bağlantılı maliyetlerin savaş sona erdikten sonra en az iki ila üç yıl ertelenmesini, çelik üretiminin karbonsuzlaştırılması için gerekli yatırımların büyüklüğü ve süresi göz önüne alındığında ise 10 yıllık bir geçiş döneminin tercih edileceğini belirtti. Metinvest'in mevcut zorlu koşullar nedeniyle Avrupa'daki ilave büyüme ve satın alma planlarını askıya aldığını paylaşan Myronenko, şirketin önceliğinin maliyetleri azaltmak, faaliyetlerini sürdürmek ve mevcut krizin üstesinden gelmek olduğunu ekledi.
