İngiltere’de sanayi grupları, Financial Times gazetesine verdikleri röportajda, 2027 yılının Ocak ayında yürürlüğe girmesi planlanan karbon vergisinin özünde hatalı olduğunu ve karbonsuzlaşmayı desteklemek yerine sanayisizleşmeyi hızlandırma riski taşıdığını belirtti.
Çelik, çimento ve kimya sektörleri, İngiltere Hazine Bakanlığının sanayinin defalarca yaptığı uyarıları dikkate almadığını ve yerel üreticileri yabancı rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı duruma düşürebilecek bir sistem tasarladığını savundu.
Çelik sektörü rekabetin bozulacağı uyarısında bulunuyor
İngiltere merkezli ticaret birliği UK Steel’e göre İngiltere’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) mevcut yapısı, yerel üretim yerine ithalatı destekleyecek ve düşük emisyonlu teknolojilere yönelik yatırım kararlarını zayıflatacak.
UK Steel Enerji ve İklim Politikaları Direktörü Frank Aaskov, hükümetin sanayiden gelen kanıta dayalı uyarıları görmezden geldiğini ve ülkeyi bilerek endüstriyel çöküşe sürüklediğini söyledi. Benzer endişeler, çimento sektörünü temsil eden Mineral Ürünleri Birliği ve gübre üreticilerini kapsayan Kimya Endüstrileri Birliği tarafından da dile getirildi.
AB’nin SKDM modelinden ayrışıyor
İngiltere’nin sisteminin, Ocak ayında yürürlüğe giren ve demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ithalatına uygulanan Avrupa Birliği’nin SKDM’sini takip ettiği ifade edildi.
Her iki sistemin de karbon kaçağını önlemeyi ve emisyonları için ödeme yapan yerel üreticileri korumayı amaçlamasına rağmen sanayi kuruluşları, İngiltere’nin yaklaşımının farklılaştığını savundu. AB’nin sisteminde karbon ücretleri ürün türü ve menşe ülkeye göre değişirken, İngiltere Hazine Bakanlığının sektör bazında tek bir ortalama emisyon oranı uygulamayı planladığı dile getirildi.
Sanayi temsilcileri, bu yaklaşımın yüksek emisyonlu ithalatın daha düşük fiyatlardan ülkeye giriş yapmasına yol açacağını, rekabeti bozacağını ve adil karbon fiyatlaması getirmeyeceğini belirtti.
İhracat riski ve damping endişeleri öne çıkıyor
Bir diğer önemli endişenin, İngiltere’nin SKDM’sinin ihracata yönelik herhangi bir koruma sunmaması olduğu aktarıldı. AB, karbon fiyatlaması olmayan pazarlara ihracat yapan üreticileri destekleyici önlemler getirirken, İngiltere’de benzer bir mekanizma bulunmadığı belirtildi. Kimya Endüstrileri Birliği, bu boşluğu ihracata dayalı sektörler için varoluşsal bir sorun olarak nitelendirdi.
Ayrıca AB ve İngiltere’nin SKDM’lerinin başlangıç tarihleri arasındaki bir yıllık farkın, dampingi güçlü bir şekilde teşvik ettiği vurgulandı. Küresel üreticilerin, AB’nin karbon ücretlerinden kaçınmak amacıyla çelik, çimento ve gübre sevkiyatlarını İngiltere’ye yönlendirebileceğinin altı çizildi.
Piyasa bozulmalarına dair işaretler
Sanayi temsilcileri, uygulama öncesinde bile piyasada bozulmalar olduğuna dair işaretler görüldüğünü söyledi. Vergiden kaçınmayı hedefleyen bazı tüccarların, SKDM yürürlüğe girmeden önce ithalat faturaları düzenleyerek ödemeyi daha sonraya bıraktığı paylaşıldı.
Heidelberg Materials UK de dahil olmak üzere çimento üreticileri, karbon vergisini desteklediklerini ancak mevcut haliyle İngiltere’nin sisteminin, enerji maliyetlerinin çok daha düşük olduğu Türkiye veya Cezayir gibi ülkelerdeki üreticilere kıyasla yerel imalatçıları yine dezavantajlı konumda bırakacağını savundu.
Hazine Bakanlığı politikayı savunuyor
Mekanizmadaki zorlukları kabul eden enerji sektörü birliği Energy UK ise karbon vergisinin, yeşil dönüşüm ve İngiltere sanayisinin haksız küresel rekabete karşı korunması açısından gerekli olduğunu ancak mevcut hataların giderilmesi şartıyla bu amaca hizmet edebileceğini belirtti.
İngiltere Hazine Bakanlığı, politikayı savunarak SKDM’nin, karbon yoğun ithal ürünlerin İngiliz üreticilerin ödediğine yakın bir karbon ücretine tabi olmasını sağlayacağını ifade etti. Bakanlık, sanayiyle diyaloğun süreceğini, aynı zamanda karbonsuzlaşmanın adil ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için sistemin uygulamaya alındıktan sonra gözden geçirileceğini de ekledi.
