Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notu görünümünü durağandan pozitife yükselttiğini ve kredi notunu ise ‘BB-’de bıraktığını duyurdu.
Kuruluş, Türkiye’nin dış şoklara karşı beklenenden daha sağlam hale gelmesine bağlı olarak görünümünü revize ettiğini ifade etti. Brüt döviz rezervleri Ocak ortası itibarıyla 205 milyar $ yükselirken, swaplar hariç net rezervlerin önceden yapılan swapların geri kapatılması ve rezerv kalitesindeki iyileşmenin desteğiyle 78 milyar $’a çıktığını bildirdi.
Dolarizasyon ve likidite göstergeleri iyileşiyor
Fitch, 2023’ten bu yana gözlenen dolarizasyonun azaltılması eğiliminin büyük ölçüde korunduğunu belirtti. Döviz ve dövize endeksli mevduatların toplam mevduatlar içindeki payı %39’a gerilerken, kur korumalı mevduat uygulamasının sonlandırıldığını ifade etti. Dış likidite koşullarının da iyileşme gösterdiğini ve 2027 yılına kadar %100’e yaklaşmasının beklendiğini ifade eden kuruluş, bu seviyenin kredi notu ‘BB’ olan ülkelerin ortalamasının altında kaldığını aktardı. Öte yandan kısa vadeli dış borç geri ödeme yükümlülüklerinin halen kırılgan olduğunu bildirdi.
Politika güvenirliliği ve mali performans güçleniyor
Kuruluş, politika güvenirliliğinin arttığını ifade ederken, para politikasının 2026 yılında nispeten sıkı kalmasını ve 2027 yılında ise sınırlı bir gevşeme göstermesini beklediğini dile getirdi. Fitch, 2022-23 döneminde görülen ortodoks olmayan ekonomi politikalarına dönüş olmasını beklemediğini vurguladı.
Fitch’e göre mali performans da güçlenme kaydetti. Genel kamu bütçe açığı 2025 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %2,9’una gerilerken, kamu borcunun 2027 sonu itibarıyla gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %25’ine denk gelmesini öngördüğünü belirtti. Fitch ayrıca döviz cinsinden kamu borcunun toplam borç içindeki payının da aynı dönemde düşmesini beklediğini ekledi.
Enflasyon ve yönetişim başlıca kısıtlamalar olmaya devam ediyor
Görünümdeki iyileşmeye rağmen Fitch, bazı temel kısıtlamaların sürdüğünü paylaştı. Enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu ve 2027 sonu itibarıyla %19,5’e gerilemesini öngördüğünü söyledi. Yönetişim göstergelerinin ise siyasi müdahale riski, sınırlı merkez bankası bağımsızlığı ve Dünya Bankası yönetim endekslerindeki zayıf performans nedeniyle düşük seviyelerde kalmaya ettiğini kaydetti.
