Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, dış şoklara karşı finansal gücünün zayıflamasını ve artan jeopolitik riskleri gerekçe göstererek Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu BB- olarak bıraktığını ve görünümünü pozitiften durağana düşürdüğünü duyurdu.
Kuruluş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Türk lirasını istikrara kavuşturmak amacıyla yaptığı döviz müdahalelerinin ardından rezervlerde yaşanan düşüş doğrultusunda görünümü revize ettiğini belirtti.
Türkiye’nin brüt rezervleri Şubat sonunda yaklaşık 210 milyar $ seviyesinde yer alsa da rezervlerin Nisan başı itibarıyla 162 milyar $ seviyesine gerilediği ve swap hariç net rezervlerin ise 19 milyar $’ın altına düştüğü ifade edildi.
Dış kırılganlıklar artıyor
Fitch, yüksek enerji fiyatları ve güçlü yerel talep sebebiyle Türkiye’nin cari açığının 2026 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın %2,5’ine ve 2027 yılında ise %2,9’una yükselmesini beklediğini dile getirdi.
Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığı göz önünde bulundurulduğunda petrol fiyatlarındaki kalıcı artışın cari açığı daha da büyütebileceği ve enflasyonist baskıları artırabileceği vurgulandı.
Enflasyon yüksek kalmaya devam edecek
Enflasyonun düşeceği öngörülse de yüksek kalmasının ve 2026’nın sonunda %27, 2027’nin sonunda ise %21 seviyelerine ulaşmasının beklendiği aktarıldı. Fitch, enflasyon beklentilerinin politika değişikliklerine karşı halen hassas olduğunu ve bu durumun makroekonomik riskler oluşturduğunu söyledi.
Merkez Bankasının fonlama maliyetlerini artırarak sıkı para politikasını sürdürdüğünü belirten Fitch, politika öngörülebilirliği ve geçmişte para politikası üzerindeki siyasi etkilerle ilgili aşağı yönlü risklere dikkat çekti.
Önümüzdeki 12 ay içinde vadesi dolacak yaklaşık 239 milyar $’lık dış borç nedeniyle Türkiye’nin ciddi dış finansman ihtiyacının olduğu paylaşıldı. Likidite göstergelerinde kademeli iyileşme beklense de benzer ülkelere kıyasla düşük seviyelerde kalabileceği kaydedildi.
Yapısal zorluklar devam ediyor
Fitch, Türkiye’nin kredi notunu destekleyen unsurlar olarak büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisini, nispeten düşük kamu borcunu ve dayanıklı bankacılık sektörünü gösterdi. Ancak yüksek enflasyon, zayıf dış likidite ve yönetişim endişeleri dahil olmak üzere yapısal zorlukların devam ettiğini bildirdi.
Kuruluş, rezervlerin daha fazla azalması, enflasyonun yükselmesi veya politika güvenilirliğinde zayıflama görülmesi halinde Türkiye’nin kredi notunu düşürebileceğine dikkat çekti. Buna karşılık dış şoklara karşı dayanıklılığın artması ve kalıcı dezenflasyonun sağlanması durumunda not artışı ihtimalinin gündeme gelebileceğini ekledi.
