EuRIC AB’nin hurda ihracatına getireceği kısıtlamaların kademeli olarak uygulanmasını istiyor

Perşembe, 18 Kasım 2021 12:10:48 (GMT+3)   |   Brescia
       

*Bu haber, AB’nin atık sevkiyatı yönetmeliğine yönelik teklifini açıklamasından önce alınan yorumlara dayandırılarak hazırlanmıştır.

Avrupa Komisyonu’nun atık sevkiyatı yönetmeliğinde yapması beklenen değişikliklerin hurda ticaretini etkileyeceği düşünülüyor. Henüz net bir açıklama olmasa da, Avrupalı geri dönşümcüler teklifin hurda dahil geri dönüştürülmüş hammadde ihracatında genel bir kısıtlama içermesinden korkuyor. SteelOrbis’in görüşlerine başvurduğu Avrupa Geri Dönüşüm Endüstrileri Konfederasyonu (EuRIC) Başkanı Cinzia Vezzosi, 300’den fazla Avrupalı geri dönüşüm birliği ve şirketinin serbest, adil ve sürdürülebilir hammadde ticaretinin korunmasını istediğini belirtti.

Vezzosi, “Şimdilik sadece söylentiler mevcut. Kesin olan ise, mevcut yönetmelikte yapılacak değişimlerin sadece hurdayı değil tüm atık çeşitlerini ve tüm tedarik zincirini etkileyeceği. OECD dışında kalan ülkeler, bizimkinden farklı bir ekonomik ve sanayi çerçevesine sahip oldukları için bazı şartları karşılayamıyor, bu yüzden de bu ülkeler için farklı bir yaklaşım bekliyoruz. Komisyon’un, bizim tesislerimizde gözetilen şartların gözetilmediği bu ülkelere yapılan ihracatı kısıtlamayı amaçladığı görülüyor,” şeklinde konuştu. Geri dönüşümcüler, yönetmelikte yapılacak değişikliklere ilişkin teklifin içeriğinin yanı sıra, önerilen önlemlerin uygulanma takvimi konusunda da endişeli. Vezzosi sözlerine şöyle devam etti: “Bu önlemlerin kademeli olmasını istiyoruz. Şu an Avrupa’da mevcut durumda ihraç ettiğimiz hurdayı tüketebilecek bir sanayi kapasitesi bulunmuyor. Şirketler kendilerini yenilemeye çalışıyor ancak Avrupa’nın içerde üretilen hurdanın büyük bir kısmını kullanacak seviyeye gelmesi yıllar alacak. Çelik şirketlerinin yeşil dönüşümü 10 yıl kadar sürebilir ve bu süre zarfında, geri dönüşüm şirketleri olarak bizlerin, malzemeyi Avrupa sınırları içinde tutma ihtiyacı yüzünden yaptığımız işin ve verdiğimiz hizmetin kalitesini düşürmemesi gerekiyor. Hurda toplama, ayırma, hazırlama ve hammadde haline getirme becerimiz, mümkün olduğunca korunması gereken iyi bir döngüsel ekonomi olduğu anlamına geliyor.”

EuRIC Başkanı, şu an Avrupa’da çelik üretiminin %40’ının elektrik ark ocaklarından geldiğini, İtalya’da bu durumun tam tersi (%78 elektrik ark ocağı üretimi ve yerel hurda talebi arzın üzerinde) olduğunu hatırlatarak, “İtalyan çelik üreticileri şu an Avrupa piyasasında ihtiyaçları olan malzemeyi bulmakta kesinlikle zorlanmıyor. 2020 yılında AB ülkelerinden 5 milyon mt hurda alımı yaptılar,” dedi. AB ülkeleri dışından yapılan alımlara bakıldığında ise, Vezzosi, “İtalya aynı yıl 310.000 mt hurda ithal ederken, 450.000 mt hurda ihraç etti. Yani şu an dengeli bir durum var. Çelik üreticileri genelde, iç piyasada fiyatları düşük tutmak istedikleri zaman AB dışı ülkelerden alım yapıyor. Bu konudan şikayetçi değiliz ama istedikleri yerden alım yapmak konusunda özgür olmak istiyorlarsa, aynı özgürlük ihracat tarafında bize de sağlanmalı,” yorumunu yaptı.

Geri dönüşüm şirketleri, hurda ihracatına kısıtlama getirilmesi durumunda, Avrupa piyasasında hurda arzının aşırı bir artış göstermesinden ve fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Vezzosi, her geri dönüşüm şirketinin yüksek maliyetleri bulunduğunu ve faaliyetlerine devam edebilmek amacıyla hurdanın belirli bir ekonomik değerinin olması gerektiğinin altını çizdi. Söz konusu malzemenin arzının yüksek seyretmesi sonucunda, değerinin düşeceğini, depoların maddi kayıp yaşayacağını ve hurda toplamanın kârlılığını yitirebileceğini de belirtti.

EuRIC’in temsil ettiği şirketler de Avrupa Yeşil Mutabakatı uygulamasının bir parçası olmak istiyor. Vezzosi, “Ayaklarının yere sağlam bir şekilde basmasını sağlayacak koşullar talep ediyorlar. Malzemelerimizi, çelik sektörünün kullanımına sunmakta sorun yaşamıyoruz ancak entegre üreticiler de dahil olmak üzere üretim tesislerinde hurda kullanımını artırmak gibi farklı yöntemleri düşünmemiz gerekiyor. Bu durumun, talebi artırarak, ihracata kısıtlamalar getirilmesi durumunda ayaklarımızın üzerinde durabilmemize yardımcı olmasını bekliyoruz. Ancak, geçiş sürecinin tek seferde tamamlanamayacağı da aşikâr. Kademeli olarak hareket edilmesi gerekiyor,” sözlerini kaydetti. Vezzosi, ayrıca, bir kısmın kötü etkilenmesi herkesi etkileyeceği için söz konusu durumdan ekonomik düzenin tamamının fayda sağlayacağı göz önünde bulundurulduğunda, tüm çıkarların dengede tutulmasının elzem olduğunu düşünüyor.

EuRIC Başkanı, tüm tarafların oturup müzakere etmesini ve herkesi memnun edecek kademeli çözümler bulmasını umuyor. Vezzosi, sözlerini, “Yalnızca AB’li üreticilerin korunduğu ve diğer herkesin battığı bir durumda elimize ne geçer? Felaket senaryolarını dile getirmek istemiyoruz. Çelik sektörünün stratejik bir yapısı olduğuna inanıyoruz ancak sorumluluklar ve faydalar eşit olarak dağıtılmalı,” şeklinde tamamladı. 


Son Tarihli İlgili Haberler

AB Acciai Speciali Terni’nin Arvedi’ye devrine ilişkin kararını 22 Aralık’a kadar açıklayacak

İtalya’nın ham çelik üretimi Ekim ayında %4,2 arttı

AB’nin hurda ihracatına yönelik kısıtlamaları 17 Kasım’da açıklaması bekleniyor

BIR: Hurdanın çelik üretimindeki payı artacak

İtalya’da yerel hurda fiyatları artmaya başladı