Sayın Bahadır Tonguç, okuyucularımıza Supramar'ı tanıtabilir miyiz? Bugüne kadar yaptığımız önemli çalışmalar, temel faaliyet alanınızı oluşturan hizmetler hangileri vb gibi konularda biraz bilgi alabilir miyiz?
Supramar'ı ortağım Başar Bahar ile 2007 senesinde kurduk. Bu tarihten önce ben armatör firmalarda gemi brokeri ve gemi kiralama müdürü olarak görevimi sürdürmekteydim. Başar ise benzer görevleri kiracı tarafında sürdürüyordu. Aynı şekilde, ben armatör bir aileden geliyorum, Başar ise demir tüccarı bir aileden geliyor dolayısıyla denizcilik sektörünün ana iki kolunda yetiştik. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek ve sektörümüze değer katmak amacıyla bu firmayı kurduk. Kuruluşundan itibaren faaliyetlerimize büyük bir hızla devam ediyoruz. Beklenenin çok ötesinde gerçekleşen krize rağmen, planlarımızı gerçekleştirmeyi başardık. Bizim için bilgi kaynaklarının niteliği ve güvenilirliği çok önemli. Eğer kriz sinyallerini yeterince erken tarihte elde etmemiş olsaydık, planlı yatırımlarımız sonucu sıkıntı çekiyor olabilirdik fakat hızlı bir manevra ile önlemlerimizi aldık. Bizim çapımızda firmaların manevra kabiliyeti haliyle daha yüksek oluyor.
BDT ülkelerine açık yük ve proje taşımacılığı çalışmalarınız hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?
BDT Ülkeleri ve komşu ülkelerdeki gelişmeleri herkes az çok takip ediyor fakat bu rota diğer başka rotalara benzemiyor. Ulaşımı farklı, regülasyonları farklı, liman hizmetleri ve donanımları çok kısıtlı, ticaret ahlakı yer yer farklılıklar gösteriyor ve hepsinden öte, uzaktan kontrol edilebilecek bir trafik değil. Bilfiil orada bulunmalısınız. Hem yükleme esnasında, hem kanal geçisinde, hem tahliye esnasında hem de nihai teslimatın başında bulunmanız gerekiyor. Bunun için çok profesyonel ve programlı çalışan bir ekibe ihtiyacınız oluyor. Ayrıca firma olarak da kendinizi kanıtlamış olmanız gerekiyor.
Faaliyetleriniz hangi pazarlarda ağırlık kazanıyor? Bu pazarlardaki konumunuz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Supramar'ın asıl faaliyetleri arasında ağırlıklı olarak kuru yük gemi kiralama (Chartering) ve daha ufak çaplı olmak üzere sıvı yük gemi kiralama hizmetlerimiz bulunuyor. Bunun yanında liman/boğaz acenteliği ve ikmal de yapıyoruz. Bir başka ana faaliyetimiz ise proje ve ağır yük taşımacılığı. Supramar'ı kurmadan önce de bu segmente hizmet verdiğimizden dolayı, hem ticari hem de teknik açıdan kendimizi çok yeterli görüyoruz. Bugüne dek yapmış olduğumuz projeler de bunun kanıtıdır. Kendi hizmetimizin yanında dünyanın önde gelen global lojistik firmalarına da gemi kiralama ve brokerlik hizmetleri vermemizden ötürü, tüm dünya denizlerinde, birçok farkı tipte gemi ile, birçok farklı tipte yükler taşıdık ve taşımaktayız. Seferlik taşımaların yanında, orta ve uzun dönemli taşıma kontratlarını da halen icra ediyoruz. Son dönemlerde Hazar/BDT bölgesine olan trafiğimizi proje taşımaları ile zenginleştirdik.
Toplam taşıdığınız yükte çelik kargolarınızın oranı nedir? Firmanızın demir çelik taşımacılığındaki yerini nasıl görüyorsunuz?
İnşaat çeliği ve yapısal çelik taşımalarımız oldukça yoğun. Özellikle Hazar Denizi ve BDT Ülkelerinin atıl kapasitesi ve yeterince cevap verilemeyen taleplerini, Hazar hattımız ile üreticiler ve tüccarlara sunuyoruz. Sadece denizyolu ile gerçekleşmesi imkansız olan teslimatlar için, farklı taşıma şekillerini birleştirip multimodal çözümler sunuyoruz. Böylece bu firmalar da niş tabir edilebilecek noktalara satış yapabiliyorlar. Bu özel servisin yanında elbette demir-çelik piyasasının önde gelen yerli ve yabancı firmalarına gemi kiralıyoruz ve taşımalarını yapıyoruz.
Navlun piyasalarının bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kriz öncesi dönemle kıyasladığımızda taşımacılık hacimlerinizde ne gibi değişiklikler oldu?
Açıkçası şu an yapılan yorumların gerçeklik oranına fazla güvenmiyorum çünkü piyasaya çok farklı dinamikler yön veriyor, sadece birkaç parametreye bakıp yorum yapmak doğru olmaz. Dünya ticaretinin gidişatını tüm detayları ile yorumlayıp, bunun karşısında deniz taşımacılığının nasıl tepki vereceğinin araştırılması bir uzmanlık konusudur. Günümüzde bazı belirgin sebeplerden ötürü dalgalanmalar oluyor. Buna en güzel örnek olarak Rusya'nın ihracat yasağı doğrultusundaki gelişmeleri ve hacmin kaydığı tonaj ve bölgeleri kolaylıkla saptayabiliyoruz. Yapabileceğim tek yorum, yeni inşa gemilerin teslimatlarının ötelendiğidir. Böylece bu beklenen tonajın 2011 yılını da pas geçip 2012'de piyasaya sürülmesi ile birlikte ticaret artışı kaynaklı talebi ezip geçen bir arz fazlası riski görünüyor. Kriz öncesi ile karşılaştırıldığında ise, Supramar'ın kuruluşunu takiben kriz ile karşılaştık, dolayısıyla kriz öncesi dönemin pek keyfini çıkartamadık fakat mutlaka belirli yüklerin hacimlerinde farklılıklar oldu. Demir-çelik piyasası bir anda içine kapandı ve bir süre diğer emtiaların taşınmasına ağırlık vermek zorunda kaldık.
Kış mevsiminde Gürcistan ve Ukrayna limanlarından demiryolu aktarmaları ile multimodal anahtar teslim çalışmaları yürütmektesiniz. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?
Servisimizi farklı kılan etkenlerin başında, hattımızın sene boyunca devam etmesi ve müşteri memnuniyeti geliyor. Hazar Denizi'ne ulaşımı sağlayan suyollarının kış döneminde seyre kapatılması neticesinde trafiğimizi Karadeniz limanlarından aktarma yaparak sürdürüyoruz. Bu aktarma limanlarının başında Gürcistan'ın Poti limanı geliyor. Bu varyasyonun tek dezavantajı çok ağır veya aşırı boyutlardaki yüklerin aktarılması veya taşınmasına elverişli olmamasıdır. Şunu söyleyebilirim ki, müşteri bize yükün çıkış ve varış noktasını söyler, gerisini biz en efektif şekilde sunarız. Bölge favkalade vakıf olduğumuz noktalardan oluşuyor ve müşteriye özel çözümler üretiyoruz diyebilirim.
Mayıs ayında faaliyete geçen Gemi Brokerleri Derneği (GBD) hangi amaçlar doğrultusunda kuruldu ve hedefleri nelerdir Türkiye'de gemi brokerliğinin önündeki ne gibi sorunlar ve fırsatlar var? Ulaşılması ideal noktayı tanımlayabilir misiniz?
GBD'nin hedefleri büyük fakat kısa zamanda bu büyük hedeflerin birçoğunu gerçekleştirebilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Diğer denizci ülkelerdeki gemi brokerliği dernekleri bizlerden senelerce önce kurulmuş ve tamamıyla aynı amaçlara hizmet ediyorlar. Gecikmeksizin FONASBA'ya üye olup çalışmalarına katıldık ve diğer ülkelerin dernekleri ile yakın ilişkiler kurmak adına çalışmalar yapıyoruz. Bu dostluklar beraberinde potansiyel yaratıyor ve ticaret körüklüyor. Türkiye'de gemi brokerliğinin önünde çok ciddi engeller veya sorunlar yok çünkü tüm yetkili makamlar ellerinden gelen desteği esirgemiyorlar. Bu aşamada muhatap alınmak çok önem kazanıyor. Fırsatların ise sonu yok. Sosyal ve ğitim faaliyetlerimizi olanca hızı ile devam ediyor. Türk Gemi Brokerliğini bir marka haline getirmek için çabalıyoruz. Rakiplerimiz güçlü ve bu mesleği yüzyıllardır icra eden ülkeler lakin ülkemiz brokerleri yani meslektaşlarım da kendilerini sürekli geliştiren, değişen şartlara ve standartlara ayak uydurabilen nitelikteler.
Armatörler ile brokerlerin ilişki yapısı nasıldır?
Armatörler ile gemi brokerlerinin ilişkisi asırlar öncesine dayanır. Her iki taraf da seçimini iyi yapmalı ve sorumluluklarının bilinciyle sağduyulu ve basiretli davranmalıdır. Bu düzen ve ölçüt sadece sektöre veya iş hayatına özel değil, sosyal yaşantımızda da zaten uyguladığımız etiklere dayanıyor.
Bugün dünya ve Türkiye bazında yapılmakta olan yeni gemi arzının brokerlik faaliyetlerine nasıl bir katkısı olmaktadır? Kriz sonrasında yeni gemi siparişlerinin birçoğunun iptal edildiğini veya ertelendiğini biliyoruz.
Kriz dönemlerinde yabancı yatırımcı oranı nispeten artıyor ve deniz ticaretine yeterince vakıf olmayan bu yatırımcılar için elbette brokerlerin ve brokerden alınacak profesyonel desteğin önemi artıyor. Bu bilinçle hareket eden firmalar kazanırken, diğerleri hiç ummadıkları sürprizlerle karşılaşarak piyasadan çıkmak zorunda kalıyorlar. Bu durum özellikle koster piyasasında gün aşırı gözlemlediğimiz bir gerçek.
Bu durumun sektördeki hangi oyuncuları ne şekilde etkileyeceğini düşünüyorsunuz?
İptal ve ertelemeleri bir nebze gözlemliyoruz. Önemli olan hangi tarihlere ertelendikleri. 2012 teslim tarihli tonajın sıkıntı yaratabileceği konuşuluyor fakat bu konunun detayların girerseniz, tüm armatörleri ve tersaneleri kapı kapı dolaşmak zorunda kalırsınız ki bu bizim işimiz zaten değil. Jurnalistler bunun için emek harcıyor.
Derneğinizin kuruluşundan bu yana geçen sürede birçok faaliyette bulundunuz. Bunlardan en önemsediklerinizden söz edebilir miyiz? Örneğin bir Practical Shipping eğitim semineri düzenlediniz. Bunun gibi yeni çalışmalarınız olacak mı?
Derneğimizin organları çok düzenli ve seri bir çalışma içerisindeler. Özellikle sosyal komite ve eğitim komitesi etkinlikleri çok ses getirdi. Bunların arasında bahsettiğiniz "A Guide to Practical Shipping" konulu ve değerli eğitmen Sn.Jeffrey Blum F.I.C.S. tarafından verilen bir seminer. Bunun ardından yine deniz hukuku üzerine bir Workshop yapıldı. Av.Mehmet Doğu tarafından yönetilen bir case study niteliğinde gerçekleşti ve tartışılmaz faydalar sağladı. Bunun yanında sosyal komite de açılış kokteyli, iftar yemeği, 29 Ekim tekne gezisi gibi etkinlikler yanında, büyük ilgi gören ve halen devam eden yelken eğitimi de var.
2010 yılı hakkında genel düşünceleriniz ve 2011 yılına yönelik beklentileriniz nelerdir?
2010 yılı bizim için de elbette tecrübelerle dolu geçti. Piyasaya yön veren ciddi olaylar yaşandı. Örneğin İran'a uygulanan yaptırımlar, Rusya'nın ihraç yasağı vs. Antenlerimizi sürekli açık tutmanın ve büyürken hantallaşmamanın çok faydası olduğunu gördük. Benim fikrim şu ki; olay olup bittikten sonra önlem almak için çok geç kalmış oluyorsunuz. Bu bir risk yönetimi değil. Riski hissettiğiniz an önleminizi almış olmalısınız. Rusya'nın tahıl ihracatı yasağı ile ilgili olarak, sadece internetten uydu görüntüleri, ekili alanlar ve yöresel rekolte tahminlerine baktığınızda, ihracatın tamamen yasaklanacağını öngörememiş bile olsanız, en azından ihraç kotası uygulanabilirliğini kolaylıkla hissedebilirsiniz. Bu durumu sezmişseniz, piyasada navlunları aşağı seviyelerde tutmaya yetecek tonajın varolacağını da hesaplarsınız ve bu yönde hareket edersiniz. Bu nedenle demir-çelik ticaretini yakında takip ettik ve elimizden geldiğince pozisyon aldık, forward bağlantılar yaptık. B Planının ve hatta C Planının sağlıklı bir biçimde uygulamaya koyulabilmesini sağladı. İçinde bulunduğumuz senenin profesyonel değerlendirmesini, bir sonraki senenin Ocak ayında yapıyoruz. Hem performans raporlarımız çıkmış oluyor, hem de yetkili kurumların ve fikirlerine, önsezilerine, tahminlerine itibar ettiğimiz analistlerin senelik raporları yazılmış oluyor. 2011'e gelince, dünya ticaretinde belirli bir artış veya düzelme beklense de, arz fazlası nedeniyle bu gelişmelerin gölgelenebileceği kanısındayım.
