Finlandiya merkezli paslanmaz çelik üreticisi Outokumpu, Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Konsey tarafından yeni AB çelik korunma önlemleri konusunda varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Şirket revize edilen çerçevenin Avrupa çelik sanayisine küresel kapasite fazlası, haksız rekabet ve karbon kaçağına karşı daha güçlü koruma sağlayacağını belirtti.
Kotalardaki düşüş ve vergilerdeki artış daha güçlü koruma sağlayacak
Outokumpu, yeni korunma sistemi kapsamında kota hacimlerinin 2024 kotalarına kıyasla yaklaşık %47 oranında azaltılacağını, bu kotaları aşan tonajlara uygulanacak verginin ise %50’ye yükseleceğini ifade etti. Şirket bu değişikliklerin Avrupalı çelik üreticilerinin karşı karşıya olduğu zorlu koşullar dikkate alındığında gerekli olduğunu vurguladı. Outokumpu’nun değerlendirmesine göre Avrupa’daki zayıf talep, Asya’dan gelen düşük fiyatlı ithalatın yüksek payı ve ABD’de uygulanan %50’lik çelik vergisi Avrupalı üreticilerde kapasite kullanım oranlarının gerilemesine yol açtı.
Outokumpu Başkanı ve CEO’su Kati ter Horst, yeni önlemlerin Avrupa çelik sanayisine ilave destek sağlayacağını belirtirken, şirket sektörün sübvansiyonlu ithalat ve mevcut ticaret önlemlerinin atlatılması nedeniyle baskı altında kalmayı sürdürdüğünü söyledi.
Outokumpu adil ticaret ve karbon boyutuna dikkat çekti
Şirket açıklamasında serbest ticareti desteklediğini ancak ticaretin adil olması gerektiğini vurguladı. Outokumpu, Avrupa’ya giren Asya çıkışlı yoğun şekilde sübvanse edilmiş çelik ithalatı ile mevcut koruma önlemlerinin atlatılmasının adil rekabeti bozduğunu savundu.
Şirket ayrıca tartışmanın çevresel boyutuna da dikkat çekerek Avrupa’da üretilen paslanmaz çeliğin karbon ayak izinin çok düşük olduğunu belirtti. Outokumpu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın eşit şartlar oluşturulmasına yardımcı olduğunu ancak ithalat baskısının ele alınması ve bölgesel üretimin korunması için koruma önlemlerine yine de ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Menşe kurallarının sıkılaştırılmasına destek
Outokumpu’nun olumlu karşıladığı bir diğer unsur ise çeliğin nerede eritilip döküldüğünü tespit etmeye bağlı hükümlerin dahil edilmesi oldu. Şirkete göre bu kural önlemlerin atlatılmasını engellemeyi ve çelik tedarik zincirinde şeffaflığı artırmayı amaçlıyor.
Kati ter Horst, şirketin Avrupa Komisyonunun çeliğin menşesini çeliğin eritildiği ve döküldüğü yere göre tanımlama yaklaşımını desteklediğini, menşenin halihazırda çelik ürünlerin kimyasal ve mekanik özelliklerini belgelemek için kullanılan tesis test sertifikası gibi mevcut yöntemlerle doğrulanabilmesi gerektiğini söyledi.
