SGS İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çözümleri Global Ürün Müdürü Jerónimo Casas, SteelOrbis 2026 Güz Konferansı ve 95. IREPAS Toplantısı'nda gerçekleştirdiği sunumunda doğrulayıcı kuruluşların akreditasyonu, emisyonların izlenmesi, veri bütünlüğü ve raporlama sürelerini ele aldı.
Casas, SGS'nin SGS Belgium ve SGS Italy aracılığıyla SKDM doğrulayıcı akreditasyonu için başvuruda bulunduğunu ancak her iki başvuruya ilişkin nihai kararların henüz açıklanmadığını dile getirdi. İki şirketten herhangi birinin akreditasyon almasının AB genelinde SKDM doğrulamasının gerçekleştirmesine imkân sağlayacağını söyledi. Ayrıca işletmecilerinin şimdiden doğrulama teklifleri talep etmesi gerektiğini de bildirdi.
İzleme planı işletmecilerin karşılaştığı temel zorluklardan biri
SGS'nin ön doğrulama çalışmalarından yola çıkan Casas, izleme planını işletmecilerin karşılaştığı temel zorluklardan biri olarak gösterdi. SKDM'nin izleme planı gerektirdiğini belirterek söz konusu planın bir tesisin verileri nasıl topladığını, emisyonları nasıl hesapladığını ve ilgili gereklilikleri nasıl karşıladığını açıklaması gerektiğini dile getirdi. İzleme planının doğrulama sırasında inceleneceğini aktaran Casas, ilgili düzenleyici bölümde işletmecilerin incelemesi ve uygulanabilir olduğu durumlarda ele alması gereken 22 madde bulunduğunu söyledi.
İzleme planının tesisi ve tesisteki süreçleri; gümrük kodlarını ve fonksiyonel birimle tanımlanan ürünleri; SKDM kapsamındaki üretim süreçlerini ve üretim rotalarını; süreç bazında SKDM kapsamına girmeyen ürünleri; ilgili kıyaslama değerlerini; izleme yöntemlerini ve hesaplama faktörlerini; emisyon kaynaklarını ve kaynak akışlarını; sistem sınırlarını; her süreçte kullanılan girdileri ve veri kalitesine yönelik kontrolleri kapsadığına dikkat çeken Casas, planın asgari içeriği için Avrupa Komisyonunun (AB) 2025/2547 sayılı Uygulama Tüzüğü'nün Ek II, A.5 bölümüne atıfta bulundu.
Öte yandan Casas raporlanan gömülü emisyonlarla birlikte hesaplanması ve doğrulanması gerektiğini belirttiği spesifik gömülü ücretsiz tahsisatı (SEFA) ele aldı. AB'deki tesislerin sektöre özgü kıyaslama değerleri temelinde ücretsiz tahsisat aldığını açıklayan Casas, SKDM kapsamında söz konusu ücretsiz tahsisatların hesaba katılmasında SEFA'nın önemli bir rolü olduğunu dile getirdi. AB pazarına ürün tedarik eden işletmecilere ilgili bilgileri hazırlamalarını, AB'deki ithalatçılara ise bu konuyu tedarikçileriyle görüşmelerini tavsiye etti.
SKDM kapsamında doğrulayıcı kuruşların bağımsızlığı ve veri bütünlüğü
Doğrulayıcı kuruluşların bağımsızlığına değinen Casas, bir tesisin emisyon izleme sistemini uygulayan bir şirketin daha sonra aynı sistemi doğrulayamayacağını belirtti. Aynı grup bünyesindeki başka bir şirketin kullanılmasının çıkar çatışmasını otomatik olarak ortadan kaldırmadığını ifade eden Casas, danışmanlarla yapılan ticari yönlendirme anlaşmalarının da çıkar çatışmasına yol açabileceğini ve ulusal akreditasyon kuruluşlarının değerlendirmeleri kapsamında bu tür düzenlemeleri incelediğini kaydetti.
Casas ayrıca dolandırıcılık ve veri manipülasyonunu önlemeye yönelik çeşitli kontrollerden de bahsetti. Fiili emisyonları raporlayan işletmecilerin gerekli verileri toplaması ve hesaplamalarını Avrupa Komisyonunun metodolojisine uygun olarak açıklaması gerektiğini vurguladı. Doğrulayıcı kuruluşun tesisi, ölçüm ekipmanlarını, hesaplamaları ve bunların dayandığı kayıtları incelemesine imkân sağlayan ilk saha ziyaretinin zorunlu olacağının altını çizdi. Yetkili makamlar ve Avrupa Komisyonunun olağandışı veya hatalı olduğu düşünülen raporlara ilişkin ek bilgi talep edebileceğini ve veri manipülasyonun yaptırımlara yol açabileceğini ifade etti.
Doğrulanmış emisyon verileri SKDM maliyetlerini azaltabilir
Casas üç raporlama seçeneğini karşılaştırarak hem tesisin hem de ilgili girdilerin doğrulanmış emisyon verilerinin kullanılmasının, tedarikçilerin söz konusu verileri sağlamaya hazır olması halinde en düşük SKDM maliyetini ortaya çıkardığını dile getirdi. İkinci seçenekte tesisin doğrulanmış emisyon verilerinin ve girdilere ilişkin varsayılan değerlerin kullanıldığını aktardı. Üçüncü seçenekte ise yalnızca varsayılan değerlerin kullanılmasının herhangi bir doğrulama gerektirmediğini ancak bu seçeneğin en yüksek SKDM maliyetini ortaya çıkardığını kaydetti. Doğrulamanın işletmecilerin fiili değerleri raporlamasına imkân sağladığını ve beyan sahiplerine satın alma kararlarında kullanabilecekleri bilgiler sunduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Casas, beyan sahiplerine tedarikçilerin doğrulanmış emisyon verilerini sunmasını sözleşmelerde şart koşmalarını tavsiye etti ve verilerin sağlanmaması halinde mali yaptırımlar öngörmelerini söyledi. Ayrıca emisyon eşiklerinin ve bu eşiklerin aşılması halinde uygulanacak yaptırımlar üzerinde önceden anlaşılmasını, tedarikçilerin ön doğrulama sürecini tamamlayıp tamamlamadığının kontrol edilmesini ve izleme ile raporlama sistemlerinin iyileştirilmesinin desteklenmesini önerdi.
Şirketler son raporlama tarihinden önce hazırlık yapmalı
Casas, SKDM sertifikalarının 2027'nin Şubat ayından itibaren satın alınabileceğini, doğrulanmış raporların sunulması ve sertifikaların teslim edilmesi için belirlenen son tarihin ise 30 Eylül olacağını paylaştı. Doğrulama talebinin son tarihin yaklaştığı dönemde yoğunlaşabileceği uyarısında bulunarak şirketlere doğrulayıcı kuruluşlar ve tedarikçilerle erkenden iletişime geçmeleri çağrısında bulundu.
Son olarak Casas, erken planlamanın özellikle demir-çelik tedarik zincirleri açısından önemli olduğunu belirtti. Son kullanıcı sektörlerde faaliyet gösteren üreticilerin girdi tedarikçilerinden doğrulanmış emisyon verilerine ihtiyaç duyabileceğini ve bu verilerin bulunmaması halinde kendi faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar doğrulanmış olsa bile girdiler için varsayılan değerleri kullanmak zorunda kalabileceklerini belirtti. Casas ayrıca beyan sahiplerine sertifika alımlarını önceden planlamalarını ve raporlama platformunun yoğun kullanımından kaynaklanabilecek sorunlardan kaçınmak için raporlarını son tarihten önce sunmalarını tavsiye etti.
