İspanyol CELSA Group İhracat Direktörü Alex Gordienko, 27-29 Eylül tarihlerinde Belgrad'da düzenlenen SteelOrbis 2026 Güz Konferansı ve 95. IREPAS Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel ekonomiye ilişkin nispeten güçlü beklentilere rağmen küresel çelik sektörünün arz fazlası ve zayıflayan uzun mamul tüketiminin yarattığı önemli baskı altında faaliyet göstermeye devam ettiğini belirtti.
IMF'nin Temmuz ayındaki beklentilerine değinen Gordienko, küresel GSYH'nin 2026 yılında yaklaşık %3 büyümesinin ve gelecek yıl büyümenin hızlanmasının beklendiğini söyledi. Bununla birlikte ekonomik büyümenin coğrafi dağılımının çelik sektörü açısından giderek daha önemli hale geldiğini vurgulayan Gordienko, en hızlı büyüyen ekonomilerden bazılarının aynı zamanda yerel çelik üretimlerini de hızla artırdığına dikkat çekti.
Küresel uzun mamul tüketimi düşmeye devam ediyor
Gordienko tarafından sunulan verilere göre küresel uzun mamul tüketimi 2026 yılının ilk yarısında yıllık %2 düşerken, tüm yıl için 2025 yılındaki 907 milyon mt seviyesinden yaklaşık 895 milyon mt seviyesine gerilemesi bekleniyor. Beklentiler ürün bazında önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Küresel inşaat demiri tüketiminin 2025 yılındaki 376 milyon mt seviyesinden 2026 yılında 356 milyon mt seviyesine gerilemesi beklenirken, filmaşin talebinin de 2025 yılındaki 200 milyon mt seviyesinden 199 milyon mt seviyesine düşeceği öngörülüyor. Buna karşılık çubuk tüketiminin 201 milyon mt'tan 213 milyon mt'a, profil tüketiminin ise yaklaşık 61 milyon mt'a yükselmesi bekleniyor.
İnşaat demiri talebindeki zayıflık özellikle Asya'da yoğunlaşıyor. Bölgede inşaat demiri tüketiminin 2025 yılındaki 271 milyon mt seviyesinden 2026 yılında yaklaşık 251 milyon mt'a gerilemesi bekleniyor. Buna karşılık Avrupa'da inşaat demiri tüketiminin yaklaşık 31 milyon mt seviyesinde büyük ölçüde yatay kalacağı, Kuzey Amerika'da da talepte pek bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.
Çin'deki zayıflık olmaya devam ederken, Hindistan büyüyor
Çin, küresel çelik talebi açısından başlıca yapısal zayıflık olmaya devam ederken, 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla ülkenin inşaat sektöründe kayda değer bir toparlanma görülmedi. Gordienko'nun paylaştığı verilere göre Çin'de satılan konut alanı ikinci çeyrekte yıllık %12,4 düşerek inşaat demiri talebinin en önemli kaynaklarından birindeki zayıflığın devam ettiğini ortaya koydu.
Hindistan ise yatırımlardaki artış ve güçlü altyapı harcamalarının desteğiyle neredeyse tam tersi bir görünüm sergiliyor. Bununla birlikte Gordienko, Hindistan'ın yerel çelik üretimini de hızla artırdığına dikkat çekti. Dolayısıyla küresel çelik sektörü açısından Hindistan'dan gelen talebin önemi artsa da bu durum Hindistan'ın büyük bir ithalat pazarı haline geleceği anlamına gelmiyor.
Ticaret önlemleri Çin'in ihracat yapısını değiştiriyor
Çin'de zayıf yerel talep, arz fazlasının yurt dışı piyasalara yönelmesi nedeniyle ihracat piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bununla birlikte Gordienko, Çin'in sevkiyatlarının ürün dağılımının bu yıl özellikle önemli hale geldiğini vurguladı.
Çin'in mamul çelik ihracatı Ocak-Ağustos döneminde yıllık %3 düşüşle 75,1 milyon mt seviyesine gerilerken, yarı mamul çelik ihracatı %52,1 artışla 14 milyon mt'a yükseldi. Böylece ülkenin toplam mamul ve yarı mamul çelik ihracatı yıllık bazda artmaya devam etti.
Gordienko'ya göre ticaret önlemleri yalnızca Çin'in çelik ihracatının yöneldiği pazarları değil, çeliğin ülke dışına hangi ürün formunda çıktığını da giderek daha fazla değiştiriyor.
Geleneksel küresel çelik döngüsü bölgesel döngülere ayrılıyor
Fiyatlara da değinen Gordienko, girdi maliyetlerindeki dalgalanmalara rağmen mamul çelik fiyatlarının nispeten istikrarlı kaldığını belirtti. İnşaat demiri, filmaşin ve kütük fiyatları hurda, navlun ve enerji maliyetlerine kıyasla çok daha sınırlı dalgalanma gösterirken, bu durum zayıf talep ortamında çelik üreticilerinin artan maliyetleri fiyatlara yansıtma imkanının sınırlı olduğunu gösteriyor.
Gordienko, 2026 yılını bir yandan hızla ilerleyen teknolojiler ve güçlenen küresel bağlantılar, diğer yandan savaşlar, gümrük vergileri ve yaptırımların aynı anda şekillendirdiği oldukça sıra dışı bir yıl olarak tanımladı. Bunun sonucunda çelik piyasaları farklı hızlarda hem küreselleşip hem de bölgeselleşirken, talep artışı giderek belirli bölgelerde yoğunlaşıyor. Gordienko'ya göre bu nedenle geleneksel küresel çelik döngüsü giderek birden fazla bölgesel döngüye ayrılıyor.
