Küresel uzun çelik üreticileri ve ihracatçıları birliği IREPAS, küresel uzun mamul piyasasının artan maliyetlerle karşı karşıya olması nedeniyle uzun süreli stokların ve beklenenden düşük talebin etkisiyle zor durumda olduğunu belirtti. Avrupa’nın ve geri kalan ülkelerin birbirinden çok farklı yaklaşımlar sergilemesine rağmen önümüzdeki aylara ilişkin belirsizlikler sürüyor.
Avrupa’da çelik üreticileri ve tüketicileri enerji fiyatlarında meydana gelen beklenmedik artışlarla karşı karşıya. AB’de lojistik sektörü nehirlerde düşen su seviyesi ve kamyon şoförü bulunamamasına bağlı olarak kargoların taşınamaması nedeniyle şimdiye kadar görülen en büyük krizi yaşıyor. Çoğu piyasa oyuncusu, Avrupa’da her tatil sonrasında olduğu gibi fiyatların taleple birlikte artmasını bekliyordu ancak talep hala yavaş seyrettiği için bu yıl fiyat artışı jeopolitik sebeplerden kaynaklandı. Ayrıca üretim kesintilerine gidilmesi ihtimali artıyor, üretim kesintileri düşük talebi ve yüksek maliyetleri dengeleyerek AB’li üreticilerin fiyatlarını sertçe artırmasına yol açacak.
ABD’de arz ve talep her zaman olduğu gibi yaz aylarında yavaşladı ancak ithalat kaynaklı rekabet, boşaltılan kargoların teslimatının aylar sürebildiği neredeyse tüm limanlardaki yoğunluk nedeniyle azaldı. Kamyon şoförlerinden ofis yöneticilerine kadar her pozisyonda yaşanan iş gücü sıkıntısı da lojistik sektöründeki sorunların daha da kötüleşmesine yol açtı.
Türkiye’de de enerji fiyatlar artıyor ve ülkede çelik üretim maliyetlerinin 40$/mt artması üreticilerin Eylül ayı sevkiyatlı tüm siparişlerdeki yüksek maliyetleri üstlenmesi gerektiğini gösteriyor. Türk üreticiler ayrıca ürün fark etmeksizin fiyatların ortalama 100$/mt daha düşük olduğu Rusya çıkışlı ürünlerin yarattığı rekabetle başa çıkmaya çalışıyor.
Öte yandan geçici olması beklense de hammadde fiyatları istikrar kazandı. Bazı bölgelerde fiyatlar arasında halen fark bulunuyor ve uzun mamul fiyatları yassı mamul fiyatlarının üzerinde yer alıyor. Bu durum arzda sıkıntı olduğunu veya talebin iyi seyrettiğini gösteriyor.
Ancak genele bakıldığında arz talebi karşılamadığı müddetçe fiyatların artması beklenmiyor ve arzın ancak bu yılın sonuna doğru talebi karşılayabileceği düşünülüyor. Avrupalı çelik üreticileri tesislerini kapatmaya devam ediyor. Bu durum fiyatların artmasına yol açacak ve ithalatı daha cazip kılacak olsa da kış ayları yaklaştıkça ekonomik faaliyetlerin durmasıyla ithalat riskinin alınmasına değip değmeyeceği ilerleyen zamanlarda görülecek.
Avrupalı bazı üreticiler Avrupa’daki enerji krizinden etkilenmeyen ülkelerden slab ve kütük ithal etmeye devam ediyor. Bu noktada en çok merak edilen bu ürünlerin ithalatına kotaya tabi tutulmadan izin verilip verilmeyeceği. İzin verilse dahi Rusya’nın ihracatının fiyatları olumsuz etkileyeceğine ve başta Türk üreticilere olmak üzere dünya genelindeki birçok üreticiye zarar vereceğine kesin gözle bakılıyor. Dünya genelindeki üreticiler pazar erişiminin sınırlı olmasından ve satış yapılabilecek yeni piyasa arayışında olmalarına bağlı olarak fiyatlandırmada esnek davranan Rusya’dan kaynaklı yüksek rekabetten zarar görüyor.
Bahsi geçen koşullar göz önünde bulundurulduğunda, küresel uzun mamul piyasasının istikrarsız ve değişken olduğu söylenebilir. Ancak Avrupa’daki durumlar iç açıcı değilmiş gibi gözükse de AB’nin kısa süre önce açıkladığı önlemlerin krize ket vurması ümit ediliyor. Geri kalan ülkeler açısından da dördüncü çeyreğe yaklaşırken belirsizlik sürüyor.
