Basında çıkan haberlere göre Mısır’ın önde gelen çelik üreticisi Ezz Steel’in kurucusu Ahmed Ezz, şirketin önümüzdeki iki yıl içerisinde üretim kapasitesini artırmak amacıyla yaklaşık 1,16 milyar $ yatırım yapmayı planladığını duyurdu.
Şirket, söz konusu yatırım kararının, korumacı politikaların küresel çelik ticaretini giderek sınırlandırdığı ve ihracatçıların pazar erişimini yeniden şekillendirdiği küresel ticaret koşullarındaki değişimi yansıttığını belirtti.
Küresel korumacılık çelik ihracatını baskılıyor
Ahmed Ezz’e göre mevcut piyasa koşulları, özellikle çelik ihracatçıları açısından oldukça zorlu bir döneme işaret ediyor. Artan vergiler ve ticaret engelleri, önde gelen küresel pazarlara erişimi sınırlandırıyor. Ezz, benzer baskıların Batı ülkelerindeki çelik üreticileri tarafından da hissedildiğini ve bu durumun birçok ülkede ithalat vergilerinin yükselmesine yol açtığını ifade etti.
Ezz Steel’in ihracat gelirinin 2024 yılında yaklaşık 1,6 milyar $ seviyesinde yer aldığı belirtildi. Ancak küresel pazarlardaki kısıtlamaların yoğunlaşması nedeniyle 2025 yılında ihracat gelirinin 1 milyar $’ın altına düşmesinin beklendiği aktarıldı.
Odak iç pazara ve bölgesel talebe kayıyor
İhracat piyasasındaki zayıflama karşısında Ezz Steel, yerel talebin güçlendirilmesine daha fazla önem verdiğini dile getirdi. Mısır’da çelik tüketimini destekleyen temel unsurların inşaat ve altyapı projeleri olduğunu vurguladı.
Ayrıca Arap ülkeleri arasında daha derin ekonomik entegrasyonun potansiyel avantajlarına dikkat çeken Ezz, gelişmiş sanayilere bağımlılığın aksine bölgesel iş birliğinin daha istikrarlı büyüme fırsatları sunabileceğini dile getirdi.
Yerel fiyatlar hassasiyetini koruyor
Mısır’daki fiyatlara değinen Ezz, 2024 yılının Kasım ve Aralık aylarında şirketin çelik fiyatlarını düşürdüğünü ancak bu indirimlerin geçici olduğunu söyledi. Fiyatların 2025 yılının Ocak ayında yeniden artırıldığını ancak Kasım ayındaki seviyelerin halen altında olduğunu vurguladı.
Ezz, çelik fiyatlarının Mısır piyasasında geniş bir etki yarattığını ve talebin önemli bir bölümünün bireysel alıcılardan geldiğini ifade etti. Buna karşılık büyük ölçekli altyapı ve inşaat projelerinde kısa vadeli fiyat dalgalanmalarının genellikle toplam proje bütçeleri içinde tolere edilebildiğini sözlerine ekledi.
