İngiliz Metal Şekillendirme Konfederasyonu (CBM), İngiltere’nin planlanan çelik ticaret önlemlerine ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, kota düşüşlerinin tedarik zincirlerini bozabileceği ve son kullanıcı sektörlerde maliyet artışına yol açabileceği uyarısında bulundu.
CBM, İş ve Ticaret Bakanlığına gönderdiği bildiride vergiye tabi çelik kotalarında yapılması planlanan değişikliklerin otomotiv, inşaat ve mühendislik gibi İngiltere imalat sektörlerinin rekabet gücünü zayıflatabileceğini belirtti.
Kota kesintileri arz açığı yaratabilir
CBM, özellikle Kategori 1A’da (sıcak rulo sac) planlanan kesintilerin ithalat hacmini ciddi şekilde sınırlayacağını vurguladı. Bildiriye göre vergiye tabi kota tonajının yaklaşık 988.000 mt’dan 102.000 mt’a gerileyebileceği, bunun da yaklaşık %90’lık bir düşüş anlamına geldiği ifade edildi.
Birliğe göre yerel üretimin kısa ve orta vadede kaybedilen ithalat hacmini telafi edemeyeceği, bu nedenle piyasada doğrudan arz açığı oluşabileceği belirtildi.
Piyasada maliyet artışı bekleniyor
CBM, ithalat hacmindeki düşüşün çelik fiyatlarını artıracağını, daha pahalı yerel üretime bağımlılığı yükselteceğini ve piyasadaki rekabetçiliği azaltacağını ifade etti. Kota açıklamalarının ardından bazı ürünlerde İngiltere çelik fiyatlarının 100£/mt’un üzerinde artış gösterdiğine dikkat çekildi.
Son kullanıcı sektörler risk altında
Konfederasyon, üreticilerin şu adımları değerlendirebileceği uyarısında bulundu:
- Çelik yerine nihai ürün ithalatına yönelmek,
- Üretimi İngiltere dışına kaydırmak,
- Yerel işleme faaliyetlerini azaltmak.
Bu eğilimin, rekabetçi fiyatlı hammaddeye erişime bağlı olan son kullanıcı sektörleri zayıflatabileceği belirtildi.
İthalata yapısal bağımlılık sürüyor
CBM, İngiltere çelik piyasasının yapısal olarak ithalata bağımlı olmaya devam ettiğini vurguladı. Kategori 4 (metalik kaplamalı sac) ürünlerinde yıllık toplam talebin 1,3-1,4 milyon mt seviyesinde olduğu, bunun yaklaşık %30’unun yerel üretimle karşılandığı, %40’ının AB içinde yapılan ithalattan sağlandığı ve kalan büyük kısmın diğer ülkelerden yapılan ithalata bağlı olduğu ifade edildi.
Konfederasyon, ithalatın daha da kısıtlanmasının malzeme arzında daralma, maliyet artışı ve kalite düşüşüne yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kota tahsisat yöntemini eleştiren konfederasyon, Türkiye ve Tayvan gibi geleneksel tedarikçilerin sistem dışında kalabileceğini, buna karşılık bazı ülkelerin orantısız şekilde yüksek pay alabileceğini belirtti. Bu durumun arz yapısını bozabileceği ve üreticilerin ihtiyaç duyduğu belirli çelik kalitelerine erişimi zorlaştırabileceği ifade edildi.
Politika revizyonu talebi
CBM, hükümetten:
- Kota kesintilerinin ölçeğinin yeniden değerlendirilmesini,
- Tahsisat yönteminin gözden geçirilmesini,
- Kotaların gerçek piyasa talebini yansıtacak şekilde belirlenmesini,
- Yerel arzın yetersiz kaldığı durumlarda %50 vergi uygulanmadan ithalata izin verecek bir “güvence mekanizması” oluşturulmasını talep ediyor.
Ayrıca hükümet, çelik üreticileri ve son kullanıcı sektörler arasında daha yakın diyalog kurulması gerektiği vurgulandı.
