BigMint verilerine göre Hindistan’ın demir cevheri üretiminin 2026-27 mali yılında yıllık bazda %8 artarak yaklaşık 316 milyon mt seviyesinden 340-345 milyon mt seviyesine çıkması bekleniyor. Ancak arzdaki artışın çelik sektöründen gelen ilave talebi aşması ve ilave hacimlerin iç piyasada tam olarak absorbe edilememesi öngörülüyor.
Üretimdeki artış, madenlerde kapasite artırımları ve üretimdeki iyileşmelerle desteklenirken, çelik üretimindeki büyümenin daha sınırlı kalması bekleniyor. Bu nedenle ilave arzın stoklara yönelmesi veya ihracata kaydırılması gerekecek. Bu durum, talep odaklı büyümeden kapasite odaklı büyümeye geçişe işaret ederken, iç piyasa dengesi üzerinde baskı oluşturuyor.
Üretim artışında Odisha belirleyici olacak
Odisha eyaletinin üretim artışında ana belirleyici olmaya devam etmesi ve üretimin 2025-26 mali yılındaki 162 milyon mt seviyesinden 2026-27 mali yılında yaklaşık 178 milyon mt seviyesine yükselmesi bekleniyor. Bu da ilave arzın büyük bölümünün tek bir eyaletten gelmeye devam edeceğini gösteriyor.
Chhattisgarh’da üretimin yaklaşık 56 milyon mt’a çıkması, Karnataka’da ise sınırlı artışla 50 milyon mt seviyesine ulaşması bekleniyor. Jharkhand üretiminin 22 milyon mt civarında yatay kalacağı, Maharashtra’nın yaklaşık 26 milyon mt katkı sağlayacağı ve Goa’nın yaklaşık 2 milyon mt ile sınırlı kalacağı öngörülüyor.
Bu yoğunlaşma, üretimin yanı sıra lojistik ve sevkiyat açısından da Odisha’ya bağımlılığı artırırken, bölgesel aksaklıkların toplam arz üzerinde daha büyük etki yaratma riskini beraberinde getiriyor.
Arz artışı kapasite odaklı, talep geride kalıyor
Üretim artışı özellikle Odisha’daki ticari ve entegre madenlerde kapasite kullanım oranlarının yükselmesiyle sağlanıyor. Rungta’nın Sanindpur sahasında üretimi artırması, Pureibahal ve Chandiposhi bloklarının devreye alınması, JSPL’nin Roida madeninde faaliyetlerin yeniden başlaması ve Lloyds’un kapasite kullanımını 26 milyon mt seviyesine çıkarması bekleniyor.
JSW’nin Goa operasyonları ve Karnataka’daki Vyasanakere madeninden ek hacimler sağlaması da arz artışına katkıda bulunacak. Kamu üreticileri de temel arzı desteklemeyi sürdürürken, OMC’nin üretim artışı özellikle Jilling ve Guali madenlerinden gelecek.
Buna karşın çelik üretiminin daha sınırlı artması, demir cevheri talebinin aynı hızda büyümemesine yol açacak. Bu durum, artan arzın ya stoklarda birikmesine ya da fiyatlar üzerinde baskı yaratmasına neden olacak.
Sistemsel baskılar artıyor
Artan üretime rağmen piyasa göstergeleri daha güçlü bir dengeye işaret etmiyor. İmtiyaz ücretleri ve yasal yükümlülüklerdeki artış üretim maliyetlerini yükseltirken, marjların genişlemesini sınırlıyor.
Ayrıca çelik üreticilerinden tahsilat sürelerinin uzaması, talebin nakit akışına yeterince yansımadığını gösteriyor. Bu durum üreticilerin fiilen son kullanıcı sektöre kredi sağladığını ve işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını ortaya koyuyor.
İhracat arz fazlası için çözüm olabilir
İç talebin yetersiz kalması durumunda ihracat arz fazlası için bir çıkış yolu sağlayabilir. Hindistan’ın cevher ve pelet ihracatı geçmişte özellikle Çin’e yapılan sevkiyatlarla piyasa dengesini desteklemişti.
Ancak ihracatın bu rolü üstlenebilmesi küresel talep koşullarına ve fiyat rekabetine bağlı olacak. Uluslararası fiyatların yeterli destek sağlamaması halinde fazla arz iç piyasada kalacak ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı artacak.
Beklenti
2026-27 mali yılında Hindistan’da demir cevheri üretiminin kapasite artışlarıyla büyümeye devam etmesi bekleniyor. Ancak arzın talebi aşması nedeniyle piyasa dengesi üzerinde baskı artacak.
Bu çerçevede büyüme tonaj bazlı gerçekleşirken, dengeleme mekanizmasının talep artışından ziyade stok birikimi ve fiyat baskısı üzerinden işlemesi bekleniyor. Bu da sektörün ölçek olarak büyürken fiyatlama gücü, maliyet yapısı ve nakit akışları açısından daha zorlayıcı bir döneme girdiğine işaret ediyor.
Kaynak: BigMint
