Japonya Demir ve Çelik Federasyonu, Japonya Vasıflı Çelik Birliği, Japonya Paslanmaz Çelik Birliği, Japonya Tel Ürünleri Birliği ve Japonya Entegre Olmayan Çelik Üreticileri Birliği tarafından yayımlanan ortak açıklamaya göre Avrupa Birliği’nin 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni çelik ithalat rejimi, Japonya çıkışlı çelik ürünlerinin AB pazarına erişimini önemli ölçüde kısıtladı.
Birlikler, AB’nin 2018’in Temmuz ayında yürürlüğe koyduğu çelik koruma önlemlerinin sona ermesinin ardından kotaları yarıya indiren ve kota aşımı durumunda uygulanan vergi oranını %50’ye çıkaran yeni bir sisteme geçtiğini belirtti. Bu değişiklik sonucunda Japonya’ya tahsis edilen ülkeye özgü kotaların yaklaşık 800.000 mt seviyesine gerilediğini ve bu miktarın Japonya’nın 2022-2024 döneminde AB’ye gerçekleştirdiği yıllık ortalama 1,5 milyon mt seviyesindeki çelik ihracatının oldukça altında kaldığını ifade etti.
Antidamping önlemleri de eleştirildi
Açıklamada AB’nin 2024’ün Ağustos ayında Japonya, Mısır, Hindistan ve Vietnam’dan ithal sıcak haddelenmiş yassı mamullere yönelik başlattığı antidamping soruşturmasına da değinildi. Birlikler, 2024’ün Temmuz ayında koruma önlemlerinin sıkılaştırılmasının ardından Japonya’nın ihracatında önemli düşüş yaşanmasına rağmen AB’nin, 2025’in Eylül ayında nihai antidamping vergilerini uygulamaya koyarken koruma önlemlerinin ticareti kısıtlayıcı etkilerini yeterince dikkate almadığını savundu.
Bunun yanı sıra 2025’in Eylül ayında Japonya, Hindistan, Tayvan, Türkiye ve Vietnam’dan ithal edilen soğuk haddelenmiş yassı mamullere yönelik başlatılan ayrı bir antidamping soruşturmasına ilişkin endişeler de dile getirildi. Söz konusu soruşturmanın sonucunda da koruma önlemlerinin ithalat üzerindeki etkisi yeterince dikkate alınmadan antidamping vergisi kararı çıkabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
AB ile müzakerelerin sürdürülmesi isteniyor
Japon çelik birlikleri, Japonya-AB Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) yürürlükte olmasına rağmen AB’nin uygulamaya koyduğu ticaret önlemlerini uygunsuz ve talihsiz olarak nitelendirdi. Haziran ayında yayımlanan Japonya’nın Başlıca Ticaret Ortaklarının Ticaret Anlaşmalarına Uyumuna İlişkin 2026 Raporu’nda da AB’nin uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kuralları ve Japonya-AB EPA ile uyumluluğuna ilişkin endişelerin dile getirildiği hatırlatıldı.
AB’nin ticaret önlemlerinin Japonya ile Avrupa arasındaki çelik ticaretinin önünde engel oluşturduğu ve her iki bölgedeki sanayi sektörlerinin üzerinde ilave yük yarattığı dile getirildi. Ayrıca bu uygulamaların diğer ülkeleri de benzer önlemler almaya teşvik ederek kurallara dayalı uluslararası ticaret sistemini zayıflatabileceği vurgulandı.
Japonya hükümetinin AB ile yürüttüğü müzakereleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten birlikler, mevcut önlemlerin Japonya’nın çelik ihracatını ciddi şekilde kısıtladığına ve Avrupalı müşterilere ürün tedarik etme kabiliyetlerini sınırlandırdığına dikkat çekti. Bu nedenle hükümete, WTO anlaşmaları ve Japonya-AB EPA kapsamındaki mevcut uyuşmazlık çözüm mekanizmalarından tam olarak yararlanarak AB ile müzakereleri sürdürme ve sorunun en kısa sürede çözüme kavuşturulmasını sağlama çağrısında bulundu.
