Avrupa Komisyonunun 1 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren yeni koruma önlemleri; ülkeye özgü kotaların yeniden yapılandırılması, Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) kapsamında ek kota mekanizmalarının devreye alınması, kota aşımında uygulanan verginin %50'ye çıkarılması ve bürokratik gecikmelerle birlikte çelik piyasasında geniş yankı uyandırdı. Bir aydan uzun süredir yürürlükte olan söz konusu önlemlere ilişkin Avrupalı çelik üreticileri ve tüccarlar, AB'nin yeni çelik ithalat kota sistemi konusunda oldukça farklı görüşler dile getiriyor.
Avrupalı çelik piyasası oyuncuları, yeni AB çelik ithalat kota sistemini ithalat baskısının azaltılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirirken, gerçek etkilerin önümüzdeki çeyreklerde daha net ortaya çıkması bekleniyor.
Üreticilere göre kota aşımında uygulanan verginin %25'ten %50'ye çıkarılması, özellikle yüksek tonajlı ithalat yapan şirketler açısından riskleri artıracak. Bununla birlikte AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelere tanınan ek kota imkânları, kota kesintilerinin etkisini sınırlayabilir.
Genel olarak bazı üreticiler önlemleri olumlu değerlendirirken, bazıları kota kesintilerinin yetersiz olduğunu ve sistem içerisinde ithalatın devam etmesine olanak tanıyan mekanizmaların korumanın etkinliğini azalttığını düşünüyor. Öte yandan yassı mamul tarafındaki görünümün daha olumsuz olduğu belirtiliyor.
Assofermet yeni kota mekanizmasının karmaşıklığını eleştirdi
Assofermet Başkanı Paolo Sangoi, birliğin yeni düzenlemeye yönelik ciddi eleştirileri bulunduğunu belirterek, düzenlemenin anayasal meşruiyet ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygunluk konusunda soru işaretleri yaratan hususlar da dahil olmak üzere çok sayıda sorun içerdiğini savundu.
Sangoi'ye göre başlıca endişelerden biri, ülkeye özgü kotaları iki ayrı “Diğer Ülkeler” kotasıyla birleştiren yeni kota tahsis mekanizması. Sangoi, bu ek kotalardan birine yalnızca halihazırda ülkeye özgü kotadan yararlanan ülkelerin erişebildiğini, diğerinin ise belirli ülkelere ayrıldığını belirtti. Assofermet'e göre bu yapı, kendi kotalarını ilk tüketen ülkelerin daha sonra ek kota tonajlarına erişebilmesi nedeniyle söz konusu ülkeleri fiilen avantajlı hale getirerek piyasada önemli dengesizliklere yol açabilir.
Assofermet ayrıca kotaların ihracatçı ülkeler arasındaki dağılımını da eleştirdi. Sangoi, antidamping önlemlerine tabi olmaları nedeniyle Avrupalı alıcılar açısından daha az cazip olan bazı ülkelere görece yüksek kotalar tahsis edildiğini belirtti. Buna karşılık birlik, geleneksel olarak AB'ye yüksek kaliteli çelik tedarik eden bazı ülkelerin kota tonajlarının önemli ölçüde azaltıldığına dikkat çekti.
Buna ek olarak birlik, kota tonajlarının düzenlemenin yürürlüğe girmesinden yalnızca bir gün önce açıklanmasını yeni sistemin karmaşıklığıyla ilişkilendirerek, bunun hesaplama hatası ihtimalini artırdığını ve gerçek ticaret akışları ile Avrupa piyasasının ihtiyaçlarını yeterince yansıtmayan kota tahsislerine yol açtığını savundu.
Alfa Acciai inşaat demiri ve filmaşine yönelik müdahaleden memnun
İtalyan uzun mamul üreticisi Alfa Acciai, önlemlerin etkisinin bazı çelik ürününe göre önemli ölçüde değişeceğini vurguladı. Şirkete göre inşaat demiri ve filmaşin daha fazla baskıyla karşı karşıya olan ürünler arasında yer alırken, yeni sistemin sonuçları tüm ürün kategorilerinde aynı olmayacak. İnşaat demiri ve filmaşine yönelik müdahaleden memnun olduğunu belirten şirket, Türkiye için daha güçlü önlemler alınabileceğini ifade etti.
Alfa Acciai'ye göre kota kesintileri genel olarak beklentilerle uyumlu gerçekleşti ve çelik fiyatlarının istikrar kazanmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte şirket, önlemlerin gerçek etkilerinin hemen değil, önümüzdeki çeyrekte daha belirgin hale gelmesini bekliyor.
Üretici, fiyatların güçlü seyretmesini beklerken, enflasyonu piyasanın yönetmek zorunda kalacağı en zorlu unsurlardan biri olarak görüyor.
Pittini çelik ithalatçıları açısından artan risklere dikkat çekti
İtalyan çelik üreticisi Pittini, 13 ve 16. Kategorilerdeki kota kesintilerinin beklediğinden daha düşük olduğunu belirtti.
Kota kesintilerine rağmen Pittini, mevcut kotayı aşan tonajların %50 vergiyle karşı karşıya kalabilecek olması nedeniyle ithalatçılar açısından risklerin önemli ölçüde arttığını vurguladı. Şirket, bu riskin ithalatçıların gümrükleme stratejilerini etkilemesini bekliyor. Önceki sistemdeki nispeten yüksek kota mevcudiyeti, ithalatçıların yüksek tonajları hemen gümrükten çekmesini avantajlı hale getirebiliyordu. Pittini, azalan kota tonajları ve %50 oranındaki vergiyle birlikte ithalatçıların yüksek miktarlarda ürünü gümrükten geçirmek konusunda daha temkinli davranmasını bekliyor.
Celsa yeni sistemin ithalata alternatif yollar bırakmaya devam ettiğini düşünüyor
Sisteme daha eleştirel yaklaşan Celsa, AB'nin toplam ithalat hacmini azaltmasına ve daha önce hiç kullanılmayan veya yalnızca sınırlı ölçüde kullanılan kotaları kaldırmasına rağmen yeni yapının ithalat için alternatif yollar sunmaya devam ettiğini savundu. Şirket özellikle Mısır, Cezayir, Çin ve Türkiye'ye yönelik uygulamalardaki farklılıklara dikkat çekti.
Celsa'ya göre Mısır kota tahsisinden avantajlı çıkarken, Cezayir'e daha düşük bir resmi kota ayrıldı ve Çin'in kotası oldukça düşük bir seviyeye indirildi. Şirket ayrıca Türkiye'nin kotasının kâğıt üzerinde azaltılmış olmasına rağmen STA bulunan ülkelere sunulan ek kota mekanizmasının Türk tedarikçilerin kaybettikleri erişimin önemli bir bölümünü telafi etmelerine imkân sağladığını belirtti.
Feralpi ve Federacciai kota dağılımından memnun
Buna karşılık Feralpi ve İtalyan çelik üreticileri birliği Federacciai, Avrupa Komisyonunun kota tahsis kararlarından son derece memnun olduklarını belirtti. Feralpi'ye göre kotaların pandemi öncesi ithalat seviyeleri esas alınarak hesaplanması Avrupa Komisyonunun ayrıntılı bir değerlendirme gerçekleştirdiğini gösteriyor.
Feralpi, kota tahsislerinin geç yayımlanmasını ise ağırlıklı olarak Avrupa'daki idari prosedürlere ve AB'nin ticaret ortaklarıyla olan ticari ve kurumsal ilişkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekliliğine bağladı.
