Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsünün (IEEFA) yayımladığı rapora göre çelik sektörünün düşük emisyonlu üretim teknolojilerine geçişini hızlandırmasıyla yüksek kaliteli demir cevheri pazarının önemli ölçüde büyümesi bekleniyor.
Bu dönüşüm, çelik üretiminde karbonsuzlaşma için temel bir yol olarak öne çıkan doğrudan indirgeme teknolojisinin giderek daha fazla benimsenmesiyle destekleniyor.
Talep artışı doğrudan indirgenmiş demir bazlı üretimden kaynaklanıyor
Raporda, düşük emisyonlu çelik üretmek için doğrudan indirgeme bazlı çelik üretiminde özellikle doğrudan indirgenmiş kalite olmak üzere yüksek kaliteli demir cevheri kullanılması gerektiği vurgulanıyor. Çelik üreticilerinin geleneksel yüksek fırın yöntemlerinden uzaklaşmasıyla birlikte bu tür yüksek kaliteli hammaddelere yönelik talebin hızla artması bekleniyor. IEEFA, bu yapısal dönüşümün küresel çelik sektöründe hammadde gereksinimlerini yeniden şekillendirdiğini belirtiyor.
Artan yatırımlara rağmen arzın talebi karşılayamayacağı değerlendiriliyor. IEEFA, doğrudan indirgenmiş kalite demir cevheri için küresel bir arz açığı öngörürken, önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak açığın 2030 sonrasında daha da büyüyebileceğini ifade ediyor. Bazı senaryolara göre arz açığı 2034 yılına kadar 16,4 milyon mt seviyesine ulaşabilir.
Kanada, Brezilya ve Nordik bölgedeki üreticiler yüksek kaliteli demir cevheri üretimlerini artırırken, Afrika ve Orta Doğu’da yeni projeler geliştiriliyor.
Bununla birlikte büyük madencilik şirketleri:
- mevcut operasyonlarda kapasite artırımları,
- cevher kalitesini iyileştirmeye yönelik modernizasyonlar,
- yeni saha yatırımları yoluyla gelecekteki talebi karşılamaya çalışıyor.
Avustralya artan rekabet baskısıyla karşı karşıya
Küresel rekabetin arttığına dikkat çekilen raporda, Avustralya’nın gelişmekte olan yeşil demir pazarında rekabetçi kalabilmek için stratejisini uyarlaması gerektiği belirtiliyor. Ülke düşük maliyetli büyük bir tedarikçi olmaya devam etse de düşük emisyonlu çelik üretimine geçişte rol oynayabilmesi, yüksek kaliteli cevher üretim kapasitesini geliştirmesine bağlı olacak.
Devam eden teknolojik gelişmeler ve yeşil ekonomiye geçişin aciliyeti göz önüne alındığında Avustralya’nın doğrudan indirgenmiş demir üretimi için yüksek kaliteli cevher üretmeden yeşil çelik segmentinde süper güç haline gelmesinin zor olduğu ifade ediliyor.
