Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu’da devam eden çatışmaların ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının küresel enerji yatırım stratejilerini yeniden şekillendirdiğini, aynı zamanda hükümetleri ve şirketleri enerji güvenliği, tedarik çeşitliliği ve yerel enerji üretimine daha fazla önem vermeye yönelttiğini belirtti.
IEA’nın 2026 Dünya Enerji Yatırımları raporunda mevcut durumun, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yaşanan enerji şokunun ardından son beş yıldaki ikinci büyük küresel enerji krizi olduğu dile getirildi. IEA Başkanı Fatih Birol, mevcut gelişmeleri son yılların en ciddi enerji güvenliği krizi olarak nitelendirirken, bu durumun küresel enerji politikaları üzerinde 1970’li yıllardaki petrol krizlerine benzer etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Küresel enerji yatırımları 3,4 trilyon $’a ulaşacak
Raporda küresel enerji yatırımlarının 2026 yılında toplam 3,4 trilyon $ seviyesine ulaşmasının beklendiği aktarıldı. IEA, yatırım kararlarında dayanıklılık, enerji bağımsızlığı ve tedarik zinciri çeşitlendirmesinin giderek daha belirleyici hale gelmesini beklediğini dile getirdi.
Elektrik sektöründeki yatırımlarda en büyük payın halen yenilenebilir enerjide olduğuna dikkat çekildi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının 665 milyar $, güneş enerjisi projelerine yönelik yatırımların ise 365 milyar $ seviyesine ulaşacağı tahmin edilirken, küresel elektrik üretimi yatırımlarının %70’ten fazlasının düşük emisyonlu teknolojilere yönelmesinin beklendiği vurgulandı. IEA, ülkelerin yalnızca iklim hedefleri nedeniyle değil, aynı zamanda jeopolitik risklere ve yakıt tedarikindeki aksamalara maruziyetini azaltmak amacıyla da yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırdığını paylaştı.
Nükleer enerji ve depolama yatırımları ivme kazanıyor
Nükleer enerji yatırımlarının enerji güvenliği ve kesintisiz baz yük üretimine yönelik artan ilgi sayesinde yıllık 80 milyar $ seviyesini aşmasının beklendiği belirtildi. Şu an 15 ülkede toplam yaklaşık 80 GW yeni nükleer kapasitenin inşa edildiğinin altı çizildi.
Bununla birlikte batarya depolama sistemlerinin de önemli yatırım alanlarından biri haline geldiği ve bu alandaki harcamaların 2026 yılında 100 milyar $’ı aşacağının öngörüldüğü vurgulandı. Ayrıca yenilenebilir enerji entegrasyonu ve elektrifikasyonun desteklenmesi amacıyla şebeke yatırımlarının yaklaşık 550 milyar $ seviyesine ulaşmasının beklendiği dile getirildi.
LNG yatırımları artarken, petrol harcamaları geriliyor
Yüksek petrol fiyatlarına rağmen IEA, petrol sektörüne yönelik yatırımların üst üste üçüncü kez gerileyerek 500 milyar $’ın altına düşmesini öngördüğünü belirtti. Bu düşüşün arkasında gelecekteki petrol talebine ilişkin belirsizlikler, uzun proje geliştirme süreleri, tedarik zinciri kısıtlamaları ve açık deniz sondaj piyasalarındaki sıkı koşulların yer aldığını aktardı.
Buna karşılık doğal gaz yatırımlarının son 10 yılın en yüksek seviyesi olan 330 milyar $’a ulaşmasının, aynı zamanda ABD ve Katar’daki büyük ölçekli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat projelerinin bu büyümeyi desteklemesinin öngörüldüğü ifade edildi.
Enerji güvenliği endişeleri kömür yatırımlarını artırıyor
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri ise kömür yatırımlarındaki canlanma oldu. Küresel kömür yatırımlarının 2026 yılında 180 milyar $ seviyesine ulaşarak 2012’den bu yana görülen en yüksek seviyeye çıkmasının beklendiğine dikkat çekildi. Çin’in, küresel kömür yatırımlarının yaklaşık %70’ini tek başına gerçekleştirmesinin beklendiğinin altı çizildi. IEA, tedarik kesintilerinden etkilenen bazı Asya ekonomilerinin enerji güvenliğini artırmak ve kırılgan ithalat rotalarına bağımlılığı azaltmak amacıyla kömür yakıtlı elektrik santrallerinin kullanım ömrünü uzatabileceğini belirtti.
Veri merkezleri ve yapay zekâ elektrik talebini artırıyor
Raporda yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının enerji talebinin en önemli büyüme kaynaklarından biri haline geldiğine dikkat çekildi. 2025 yılında ABD’de yeni doğal gaz santrali siparişlerinin son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı ve bu durumun önemli nedenlerinden birinin yapay zekâ altyapısının artan elektrik ihtiyacı olduğu dile getirildi. Aynı zamanda ABD ve Orta Doğu’dan gelen güçlü talebin küresel türbin arzında sıkıntıya yol açarak diğer bölgelerdeki projelerin gecikmesine neden olabilecek ekipman eksikliklerini artırdığı kaydedildi.
Finansman riskleri artıyor
Yatırımlar güçlü kalmaya devam etse de IEA, jeopolitik istikrarsızlığın enerji sektöründeki finansman risklerini artırdığı konusunda uyarıda bulundu. Artan piyasa oynaklığının yatırım kararlarını geciktirdiğini, proje finansman maliyetlerini yükselttiğini ve özellikle gelişmekte olan ekonomilerde sermaye yoğun projeler için belirsizlik yarattığını vurguladı. Ayrıca yükselen borçlanma maliyetlerinin özellikle finansman koşullarının zaten zorlu olduğu gelişmekte olan pazarlarda hem geleneksel hem de düşük emisyonlu enerji projelerinin hayata geçirilmesini yavaşlatabileceğinin altını çizdi.
