H. Yener Gür’eş: Çelik yapı ihtiyacı azalmayacak

Çarşamba, 18 Eylül 2013 11:04:35 (GMT+3)   |   İstanbul

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Başkan Yardımcısı H. Yener Gür'eş, Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) Başkanlığı'nı 1999-2000 ve 2009-2010 dönemlerinde iki kez Türkiye'ye kazandıran Türk Yapısal Çelik Derneği bünyesinde çalışmalarını ve yapısal çelik sektörünün durumunu değerlendirdi. Güreş ayrıca, ECCS'in Tanıtım Kurulu (PMB) Başkanlığı'nı yürütmektedir. 

Sayın Gür'eş, çelik yapı üreticilerinin ihracatının malzeme üreticilerinin ihracatından daha hızlı olacağına dair beklentiler mevcut. Bu konuda görüşleriniz neler?

Miktar olarak değil ancak yüzdesel anlamda beklentiler doğru. Bunun nedeni ise çelik yapıların sadece malzeme değil aynı zamanda inşaatı da içermesidir. Dünyada çelik yapı ihtiyacı hala yüksek ve Türkiye de bu ihracatı sürdürüyor. 2012'den 2013 yılına geçerken söz konusu çelik yapı ihracatında %17 civarında, oldukça önemli miktarda artış kaydedildi. İnsanların hala bina, köprü, kule gibi ihtiyaçları var.

Çelik ürünlerinin ihracatında yaşanan azalma, bina ihtiyacının sürmesi nedeniyle çelik yapı ihracatında gözlenmedi. Ayrıca, dünyada Türkiye'nin çelik yapı sektöründeki bilinirliğinin her geçen gün artmasının da payını belirtmek gereklidir. Çelik yapı ihracat artış hızının, malzeme ihracatındaki artıştan daha fazla olması sektör açısından olumlu işaretler sunmaktadır.

Çelik yapı ihracatının gerçekleştiği ülkelerdeki genel durum hakkında düşünceleriniz neler? Libya ve Irak gibi pazarların değişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'nin çelik yapılarda öncelikli pazarlarında ilgi alanı Afrika, Orta Doğu, Balkanlar ve Rusya'yı içine alacak şekilde Orta Asya'dır.

Afrika'da Libya bizim için çok önemli bir pazardı ve kriz sonrasında durma noktasına geldi. Bu sene başlangıcında umut verici gelişmeler vardı, ancak ülkedeki siyasi durumun denge kazanamaması nedeniyle yatırım riski devam ediyor. Benzer durum yine siyasi nedenlerle Sudan'da da gerçekleşti. Sudan örneği ilginçtir, çünkü bu pazarın özelliği, pazara sektörle ilgili ya da ilgisiz ya da ehil olmayan birçok firma gitti ve Türkiye'nin müşteri profilinde güvensizlik yaratan örnekler yaşandı.

Petrol çıkan ülkelerin petrollerinin ticarete katılmasını belirli ülkeler sağlıyor. Örneğin, kriz sonrasında 2009 yılında Angola'da petrol çıkmıştı ve önemli bir pazar olma ihtimali vardı. Bugün bakıyoruz, bu ülkedeki önemli köşe başları, örneğin Çin tarafından tutulmuş durumda ve Türkiye'den ticaret için oldukça zorlanıyorsunuz. Doğru pazarlara doğru zamanda girmek gerekli. Tüm bu olumsuzluğa rağmen bu önemli pazarda derneklerin ticari gezi gerçekleştirmesi düşünülüyor. Ayrıca başka pazarlar da var: Gabon, Gine gibi pazarlar Afrika'da öne çıkıyor. Afrika'ya gitmek, ülkelerde yer almak gerekiyor. Devlet elinden gelen desteği yapıyor ancak bu destekte örneğin, risk sigortasında devlet sübvansiyonu ihtiyacı var. Ayrıca Türkiye'den bu pazarlara taşeron olarak gidiliyor genelde. Projelerin tümüne teklif verilebilmesi için ülkemizde ortak yatırımcıların desteklenmesi ve projelerin denetlenip, proje uygunsa doğrudan desteklenmesi gibi yardımlara ihtiyaç var.

Orta Doğu pazarı ise, siyasi değerlendirmeden bağımsız fikir yürütmenin zor olduğu ve siyasi anlamda ilişkilerin dengeye getirilmesine ihtiyaç duyduğumuz bir bölge. Suriye'de gelecekte projelerin olacağını düşünebiliriz. İran, ödeme garantisi sağlanırsa yine gelecekte öne çıkabilecek bir piyasa olarak gözüküyor ve müteahhitlikte fenomen olan Türkiye ile ortak çalışmak isteyeceklerdir. Suudi Arabistan'da kaliteyi öne çıkaracak hamleler gerçekleştirmek gerekli. Katar çok önemli bir piyasa ve Türkiye bu piyasaya büyük miktarda çelik işi gerçekleştirdi; ancak bundan sonra çelik yapılarda Katar Türkiye'den çelik yapılar için talepte bulunmama noktasına gelebilir, dikkatli olmak gerekir. Orta Asya'da ise talep devam ediyor. Rusya pazarında Türkiye'nin etkinliğini sürdürebileceğine inanıyorum.

İhracatta yer alacak firmaların kalite açısından denetlenmesi büyük önem taşıyor.

2013 yılının son çeyreğine girdik. Çelik yapı imalatçılarının performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Çelik tüketiminde üretimde, kapasite ya da fiyatta değil talepte sorun yaşanırken, yapılarda bu durum neden olmadı?

Çelik yapı imalatında performansı değerlendirirsek, yatırımların ve kapasite artışlarının sürdüğünü gördük. Birçok üreticimiz yeni tezgahlar aldı ve kapasitelerini artırdı.

Yatırım için en uygun zaman kriz dönemleridir. Kriz sonrası fırsatlar için daha hazırlıklı olursunuz. Eğer belirli bir kapasite ve kalite seviyesine ulaşırsanız, en kötü zamanda bile iş yapmamanız için bir neden yok. Belirli standarda ve kapasiteye ulaşmış imalatçılarımız iş sıkıntısı yaşamıyor. Ancak özellikle ihracatta, kalitenin yanında kapasitenin önemi büyük.

Sürekli talep dışında, tercih anlamında önceki yıllara göre çelik yapı talebine yönelim gözlüyor musunuz?

Evet, ancak yetersiz olduğunu düşünüyorum. Yapı bir kültürdür ve her bölgenin, her ülkenin kendine özgü şartları var. Dünyada çeşitli ülkelerde karışıklıklar var ve her savaş, yapı anlamında iş demektir. Çelik yapının üretilip, sahaya gidip hızla monte edilmesi, risk alanında kaldığınız süreyi de azaltıyor. Petrol zengini ülkeler dahil olmak üzere krallık benzeri ülkelerde halkı mutlu etmek üzere sürekli yapılara gereksinim duyuluyor. Bu detaylar sürekli talep yaratıyor. Çelik yapılara duyulan ihtiyaç hiç azalmayacak.

Türkiye'de yılda 3 milyon metrekare hafif çelik yapı üretimi var. Ortalama 100 metrekareden 30.000 konut anlamına gelir. Çelik yapı kapasitesi ise 4 milyon civarındayken, 2012 yılında 1,4 milyon ton işlendi. İşlenen çeliğin %50'sini çelik yapıya döndürsek 700.000 tonajdan hadde çelik katkısıyla yaklaşık 70.000 konut imkanı ortaya çıkıyor. Çelik yapı sektörü toplu konut yapmaya hazır mı diye değerlendirme çalışmaları da yapıyoruz. Kuşkusuz en uygun malzeme hangisiyse o kullanılmalıdır, ancak zeminine göre çelik yapıların tercihinde maliyetlerin, projesine göre değişmekle birlikte, öne çıktığının altınız çizmemiz gerekir.


Benzer Haber ve Analizler

Küresel hurda piyasasına bakış: Ateşkese rağmen Türkiye ve Asya piyasalarında yükseliş görüldü

10 Nis | Hurda ve Hammadde

ABD’de ithal pik demir fiyatları yükselirken yeni bağlantı söylentileri de artıyor

10 Nis | Hurda ve Hammadde

Bulgaristan’da yerel inşaat demiri fiyatları AB’nin koruma önlemlerinde yaptığı değişiklikler sonrası artabilir

10 Nis | Uzun Ürünler ve Kütük

Günlük demir cevheri fiyatları CFR Çin - 10 Nisan, 2026

10 Nis | Hurda ve Hammadde

Vietnam’da ithal hurda fiyatları arz sıkıntısı ve yüksek navlun sebebiyle artmaya devam ediyor

10 Nis | Hurda ve Hammadde

Rusya çıkışlı pik demir fiyatları hurdanın yatay seyriyle dengelendi, Haziran sevkiyatları için pazarlıklar başladı

10 Nis | Hurda ve Hammadde

Tayvanlı alıcılar Kanto ihalesindeki sert artışla sürpriz yaşadı, hurda fiyatları yükseldi

10 Nis | Hurda ve Hammadde

Küresel kütük piyasasına bakış: Fiyatlar zirveye ulaşsa da kısa vadede düşüş beklenmiyor

10 Nis | Uzun Ürünler ve Kütük

Avrupa’da uzun mamul fiyatları çoğunlukla yatay seyrederken, yukarı yönlü baskı sürüyor

10 Nis | Uzun Ürünler ve Kütük

Türkiye çıkışlı ticari profil fiyatları cansız talep nedeniyle değişmedi

10 Nis | Uzun Ürünler ve Kütük





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Neredekal.com  -  Chemorbis