18-21 Mayıs tarihleri arasında Singapur’da düzenlenen Güneydoğu Asya Demir Çelik Enstitüsü (SEAISI) konferansı ve fuarı, sektör oyuncularının hem iyimser hem de zorlu değerlendirmeleriyle başladı.
Güneydoğu Asya Demir Çelik Enstitüsü (SEAISI) Genel Sekreteri Wee Jin Yeoh, ASEAN bölgesindeki çelik talebinde 2024 yılında görülen yaklaşık %8’lik güçlü toparlanmaya ve bu trendin 2026 yılında da sürmesine dikkat çekti. SEAISI verilerine göre ASEAN-6 ülkelerindeki çelik talebi 2024 yılında pandemi öncesi seviyeleri aştı. Bölgedeki toplam görünür çelik tüketimi 2024 yılında 81 milyon mt’un üzerine çıkarken, 2026 yılında 87,9 milyon mt seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu rakam, 2025’e kıyasla %2,6, 2024’e kıyasla ise %8,2 artış anlamına geliyor. Vietnam, %21’in üzerindeki yıllık büyüme ile 2024 yılının en güçlü büyüyen pazarı oldu. 2025 yılında ise Vietnam, Endonezya ve Filipinler önceki artışların ardından istikrarlı talebi korurken, Tayland tüketimini 2 milyon mt artırarak 18 milyon mt seviyesine çıkardı. 2026 yılındaki ilave büyümenin ağırlıklı olarak Vietnam, Endonezya ve Filipinler’den gelmesi bekleniyor.
Yeoh, ASEAN’ın küresel ölçekte önemli bir çelik üretim bölgesi haline geldiğini vurguladı. ASEAN’ın ham çelik üretiminin şu anda yaklaşık 51 milyon mt seviyesinde olduğunu belirten Yeoh, sunum sırasında dile getirilen temel endişenin hâlâ çok yüksek seviyelerde seyreden çelik ithalatı olduğunu ifade etti. Yeoh, “ASEAN’da ithalat penetrasyonu en az %60 seviyesinde ve bu durum yerel üreticiler üzerinde baskı yaratıyor. ASEAN’da yaptığımız üretim hem fiyat hem başka faktörler açısından yerel piyasada rekabet etmek için yeterli olmuyor, bu nedenle ihracat yapmak zorunda kalıyoruz,” dedi.
ASEAN-6 ülkelerine yönelik çelik ithalatı 2024 yılında 5 milyon mt veya %10,4 artış gösterdi. 2025 yılı için öngörülen tonaj 50 milyon mt seviyesine gerilese de bu rakamın hâlâ oldukça yüksek olduğu belirtildi. Bu gerilemenin temel nedeni, Vietnam’ın özellikle Çin çıkışlı sıcak rulo sac ithalatına yönelik daha sıkı önlemler uygulamasının ardından ithalat hacmini 17 milyon mt’dan 14 milyon mt seviyesine düşürmesi oldu.
Aynı zamanda bölgenin çelik ihracatı da yüksek seviyelerini koruyor. 2025 yılında ASEAN’ın çelik ihracatının 22 milyon mt seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakam, 2024’te görülen rekor seviyenin yalnızca 1 milyon mt altında bulunuyor. Bunun temel nedeni yine Vietnam’ın iç tüketiminin artması sayesinde ihracatını azaltması olurken, diğer ASEAN ülkeleri sevkiyatlarını aynı tutmak veya artırmak zorunda kaldı. Özellikle Endonezya’nın sıcak rulo sac kapasitesindeki yeni yatırımların da etkisiyle ihracatını 2 milyon mt artırarak 8 milyon mt seviyesine çıkardığı ifade edildi.
Yeoh sunumunda, ASEAN çelik üreticilerinin özellikle mevcut çalkantılı ortamda büyüme fırsatları ile sürdürülebilirlik, rekabet gücü ve dayanıklılık arasında denge kurması gerektiğinin altını çizdi. Yeoh, “İran savaşı küresel bir enerji krizini tetikledi ve ASEAN piyasası Orta Doğu arzına bağımlı durumda. Şimdilik rezervlerimiz var ancak bunlar tükenecek ve daha fazla zorlukla karşılaşacağız,” dedi. Ayrıca Filipinler, Vietnam, Malezya ve Endonezya’nın stratejik petrol rezervlerinin 40 gün veya daha kısa süre için yeterli olduğunu belirtti. Kendi üretimi bulunmayan Filipinler gibi ülkelerin mevcut krizi aşmak için yeni yollar aramak zorunda kalacağı ifade edildi.
ASEAN’ın 2025 yılında Orta Doğu’dan (ağırlıklı olarak İran’dan) 3,9 milyon mt çelik ürünü ithal ettiği belirtilirken, bölge üzerindeki etkinin doğrudan bu tonajların kaybından ziyade enerji tarafında çok daha büyük hissedildiği vurgulandı. Söz konusu ithalatın yaklaşık 1,9 milyon mt’luk kısmını yarı mamuller oluştururken, bu ürünlerin başka pazarlardan tedarik edilebileceği ifade edildi.
ASEAN bölgesindeki yeni kapasite yatırımlarına ilişkin olarak Yeoh, iklim değişikliği politikalarının devreye girmesiyle birlikte yeni yüksek fırın/konvertör yatırımlarında yavaşlama görüldüğünü belirtti. Ancak Vietnam’ın Hoa Phat’ın 6 milyon mt’luk projesi gibi önceden onaylanmış projelerin son aşamalarında olması nedeniyle bu durumun Vietnam için geçerli olmadığını ifade etti. Yeoh ayrıca bölgede kapanmalar ve birleşme-devralmalar yoluyla konsolidasyon sürecinin de devam ettiğini söyledi.
