İtalya merkezli çelik üreticisi Feralpi Group, Avrupa çelik sektörüne yönelik zorlu görünüme rağmen gelecekte oluşabilecek piyasa fırsatlarından yararlanmasını sağlayacak 500 milyon €’nun üzerindeki üç yıllık yatırım programını tamamlarken, 2025 yılında üretimini, gelirlerini ve kârlılığını artırdı.
Sonuçlar, 15 Temmuz tarihinde şirketin İtalya’nın kuzeyindeki Lonato del Garda’da bulunan genel merkezinde düzenlenen toplantıda açıklandı. Yönetim, toplantıda grubun son yıllardaki en önemli endüstriyel dönüşüm programlarından birini tamamladığını belirtti. Etkinlikte ayrıca T-Commodity’nin kurucusu ve stratejik hammaddeler konusunda İtalya Savunma Bakanı’nın danışmanı olan emtia analisti Gianclaudio Torlizzi piyasa görünümüne ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Feralpi’nin mali ve operasyonel performansının güçlenmesine rağmen şirket yöneticileri Avrupalı çelik üreticilerinin zayıf talep, yüksek enerji maliyetleri, artan ithalat baskısı ve süregelen jeopolitik belirsizliklerle karşı karşıya kalmaya devam ettiğini vurguladı.
Üretim ve kârlılık arttı
Feralpi’nin ham çelik üretimi 2025 yılında yıllık %4,7 artışla 2,7 milyon mt seviyesine çıkarken, konsolide geliri %3 artarak 1,7 milyar € oldu. Şirketin AVFÖK değeri 87,2 milyon €’ya yükselirken, grup önceki mali yıldaki zararın ardından 401.000 € tutarında sınırlı bir net kâr açıkladı.
Son üç yılda gerçekleştirilen büyük ölçekli yatırımları yansıtan amortisman ve değer düşüklüğü giderleri 71,6 milyon € ile yüksek seviyede kalmaya devam etti. Net finansal borç, işletme sermayesi ihtiyacındaki düşüşün yatırımların etkisini yalnızca kısmen dengelemesi sonucunda 155,5 milyon €’dan 196,9 milyon €’ya yükseldi.
Toplam gelirin %61’inin İtalya dışındaki faaliyetlerden elde edilmesiyle uluslararası operasyonlar önemli bir rol oynamayı sürdürdü. Grup hâlihazırda yedi ülkede faaliyet göstererek inşaat çeliği, özel çelik ve enerji sektörlerine hizmet veriyor.
Feralpi Başkanı Giuseppe Pasini, “Artık oluşturmayı hedeflediğimiz endüstriyel yapıya ulaştık,” diyerek şirketin görünümünü “temkinli ancak güçlü bir iyimserlik” olarak tanımladı. Pasini’ye göre yatırım programının tamamlanması, özellikle düşük karbonlu çelik ürünlerine yönelik talep artarken gelecekteki fırsatlardan yararlanılması için gereken endüstriyel altyapıyı sağlıyor.
500 milyon €’luk yatırım programı tamamlandı
Feralpi’nin yatırım dönemini tamamlaması, yenilenen üretim altyapısından elde edilecek getirilerin en üst düzeye çıkarılmasına odaklanan yeni bir dönemin başlangıcını oluşturuyor.
Şirket, yalnızca son mali yılda gerçekleştirdiği 115,7 milyon €’luk yatırım da dahil olmak üzere 2023-2025 döneminde 500 milyon €’nun üzerinde yatırım yaptı. Üretim verimliliği, dijitalleşme ve operasyonel güvenliğin de geliştirilmesini sağlayan 2025 yılı yatırımlarının %80’inden fazlası çevresel, sosyal ve yönetişimle (ESG) bağlantılı projelere tahsis edildi.
Öne çıkan projeler arasında, Almanya’nın Riesa kentindeki Feralpi Stahl tesisinde kurulan ve haddeleme sürecinde doğrudan emisyon oluşturmadan ağırlığı sekiz tona kadar ulaşan kangal üretebilen yeni haddehane yer alıyor.
Grup, Lonato tesisinde doğal gaz tüketimini ve doğrudan karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan elektrikle çalışan bir kütük ısıtma sistemini devreye aldı. Ayrıca hurda tanıma, malzeme elleçleme ve öngörücü proses kontrolünü geliştirmek amacıyla çeşitli tesislerde yapay zekâ uygulamaları kullanılmaya başlandı.
Avrupa çelik sektörü baskı altında kalmaya devam ediyor
Feralpi’nin sonuçları, küresel çelik sektörü açısından karışık bir görünümün hâkim olduğu bir dönemde açıklandı. Küresel ham çelik üretimi 2025 yılında %2 düşüşle yaklaşık 1,8 milyar mt olurken, Avrupa’nın üretimi %2,6 geriledi. En sert düşüşlerden biri Almanya’da kaydedilirken, ülkenin üretimi %8,6 azalarak 34,1 milyon mt seviyesine indi.
Buna karşılık İtalya, ham çelik üretimini %3,6 artışla 20,7 milyon mt seviyesine çıkararak Avrupa piyasasının genelinden daha güçlü bir performans sergiledi. Bununla birlikte, ülkenin üretimi hâlâ 2021 seviyesinin %15’ten fazla altında bulunuyor.
Bu toparlanmaya rağmen Avrupa genelindeki yapısal sorunlar devam ediyor. Çelik üreticileri, zayıf talep, birçok uluslararası rakibe kıyasla önemli ölçüde yüksek enerji maliyetleri ve yalnızca çelik ürünleri değil, çelik yoğun mamul ürünleri de kapsayan artan ithalat baskısıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.
Tedarik zinciri güvenliği yeni öncelik haline geliyor
Konferansta konuşan emtia analisti Gianclaudio Torlizzi, salgının, Ukrayna’daki savaşın ve Orta Doğu’daki gerilimlerin birbirinden bağımsız krizler olarak değil, küresel ekonomik modeldeki daha geniş kapsamlı bir dönüşümün parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Torlizzi’ye göre şirketler ve hükümetler, “tam zamanında” tedarik zincirlerinden daha yüksek stoklar, tedarikçi çeşitlendirmesi ve üretimde daha fazla yedeklilik yoluyla dayanıklılığa öncelik veren “her ihtimale karşı” stratejilere yöneliyor. Bu ortamda tedarik güvenliği, enerjiye erişim ve stratejik hammaddelerin temini ekonomik verimlilik kadar önemli hale geliyor.
Torlizzi ayrıca AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve koruma önlemleri gibi uygulamaların Avrupalı çelik üreticilerine belirli ölçüde koruma sağlamasına rağmen söz konusu düzenlemelerin alt kullanıcı sektörlerin ürünlerini de kapsamaması halinde yetersiz kalabileceği konusunda uyardı.
Torlizzi, “Avrupa çeliği korurken alt kullanıcı imalat sektörlerini korumazsa sorun yalnızca başka bir alana taşınır,” diyerek sanayi politikasının yalnızca birincil çelik üretimine odaklanmak yerine tüm değer zincirini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Hurda giderek stratejik bir hammadde olarak görülüyor
Konferansta ayrıca elektrik ark ocaklı çelik üretiminin temel girdilerinden biri ve Avrupa’nın karbonsuzlaşma stratejisinin başlıca unsurlarından olan hurdanın artan stratejik önemine dikkat çekildi. Özellikle Türkiye’ye yönelik Avrupa çıkışlı hurda ihracatının artması, hurdanın Avrupa Birliği içinde stratejik bir kaynak olarak değerlendirilip değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkin tartışmaları yoğunlaştırdı.
Feralpi gibi elektrik ark ocaklı üreticiler açısından, düşük karbonlu çeliğe yönelik talep artarken rekabetçi fiyatlarla yeterli miktarda yerel hurda tedarik edilmesi giderek daha önemli hale gelecek.
Hurda, çevresel değerinin yanı sıra tedarik güvenliği ve yapısal olarak daha düşük enerji ve hammadde maliyetlerine sahip bölgelerde faaliyet gösteren üreticiler karşısında Avrupalı çelik üreticilerinin rekabet gücünün korunması açısından da kritik bir unsur olarak görülüyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı
Feralpi, 2025 yılındaki elektrik tüketiminin %56’sını yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını ve böylece 2030 için belirlediği %50’lik hedefi şimdiden aştığını açıkladı. Grup ayrıca uzun vadeli iklim hedeflerinin Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylandığını bildirdi. Feralpi, 2050 yılına kadar çelik faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1, Kapsam 2 ve ilgili Kapsam 3 emisyonlarını 2022 seviyesine kıyasla %90 azaltmayı hedefliyor.
Şirketin üretimde kullandığı hammaddelerin %98’inden fazlası artık geri dönüştürülmüş kaynaklardan temin edilirken, üretim kalıntılarının %93’ü geri kazanılıyor. Ton başına su tüketimi ise 2022 yılından bu yana %36,5 azaltıldı.
Yatırım programını tamamlayan Feralpi’nin önündeki bir sonraki zorluk, yenilenen endüstriyel kapasitesini sürdürülebilir kârlılığa dönüştürmek olacak. Bu hedefe ulaşılıp ulaşılamayacağı yalnızca piyasa koşullarına değil, aynı zamanda Avrupa’nın uzun vadede rekabetçi ve düşük karbonlu çelik üretimini destekleyebilecek bir sanayi politikası geliştirme kabiliyetine de bağlı olacak.
