Avrupa Çelik Birliği (EUROFER) tarafından yayımlanan Avrupa Çelik Sektörü Verileri raporunun son sayısı, Avrupa çelik sektörü için 2025 yılında karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Çelik talebi üst üste üç yıllık düşüşün ardından toparlanma belirtileri gösterirken, yerel üretim ise tarihi düşük seviyeye geriledi.
EUROFER’e göre çelik tüketiminde iyileşme işaretleri görülse de talep pandemi öncesi seviyelerin altında kaldı. Aynı zamanda ithalatın Avrupa pazarındaki payı rekor seviyeye ulaşarak AB çelik sektörünün rekabet gücüne ilişkin endişeleri artırdı.
2025 Avrupa çelik piyasasını şekillendiren veriler
Ham çelik üretimi: AB’nin ham çelik üretimi 2025 yılında yıllık %2,9 düşüşle 125,8 milyon mt seviyesine gerileyerek şimdiye kadarki en düşük seviyesini gördü. Bu rakam, 2008 küresel finans krizinden önceki seviyelerin yaklaşık 60 milyon mt altında bulunuyor.
Çelik talebi: Görünür çelik tüketimi 2025 yılında AB’de yıllık %4,4 artarak 134,4 milyon mt’a yükseldi ve uzun süredir devam eden düşüş trendini sona erdirdi. Ancak tonajlar kriz öncesi seviyelerin hâlâ oldukça altında kaldı.
İthalat: Yarı ve nihai mamul ithalatı yıllık %14 artışla AB çelik tüketiminin yaklaşık %30’una ulaşarak rekor pay elde etti.
İstihdam: Avrupa çelik sektörü doğrudan yaklaşık 293.000 kişiye istihdam sağlarken, Avrupa imalat sanayisi değer zincirlerinde 2,5 milyondan fazla ek istihdamı destekliyor.
Brüt katma değer: Sektör yaklaşık 152 milyar € brüt katma değer yaratıyor ve inşaat, otomotiv, enerji altyapısı, savunma ve temiz teknoloji sektörlerine gerekli malzemeleri sağlıyor.
Talep ile yerel üretim arasındaki fark büyüyor
EUROFER, son verilerin Avrupa çelik sektörünün hedeflediği temel konulardan birini ortaya koyduğunu belirtti: gelecekteki çelik talebinin ithalatı artırmak yerine Avrupa içindeki üretimi, yatırımları ve istihdamı desteklemesini sağlamak.
Birlik, Avrupa’daki çelik talebinin giderek daha büyük bir kısmının ithalatla karşılandığını, buna karşın yerel üreticilerin zor piyasa koşullarıyla mücadele etmeye devam ettiğini vurguladı.
EUROFER’e göre söz konusu veriler, AB’nin sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi, karbonsuzlaşma yatırımlarını desteklemeyi ve stratejik çelik üretim kapasitesini korumayı amaçlayan Avrupa Çelik ve Metaller Eylem Planı’nın uygulanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Birlik, güçlü bir yerel çelik sektörünün Avrupa’nın ekonomik güvenliği, sanayi dayanıklılığı ve temiz enerji dönüşümü açısından kritik öneme sahip olduğunu savundu.
Raporu değerlendiren EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert, “Avrupa; ulaşım, inşaat, enerji altyapısı ve savunma için çeliğe ihtiyaç duyuyor, ancak Avrupa’daki çelik üretimi tehdit altında. Talep toparlanıyor ancak bu talebin giderek daha büyük bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Avrupa’nın geleceği için ihtiyaç duyduğu çeliğin Avrupa’da üretilmesini sağlamak amacıyla AB’nin etkili ticaret önlemleri, rekabetçi enerji fiyatları ve doğru yatırım koşullarını hayata geçirmesi gerekiyor. Yeni çelik ticaret önleminin 1 Temmuz’a kadar yürürlüğe girmesi, 2018’den bu yana kaybedilen 34 milyon mt çelik kullanımının yeniden kazanılması yönünde atılmış ilk adım,” dedi.
