Avrupa Çelik Birliği (EUROFER) tarafından yayımlanan yeni verilere göre ABD yönetiminin çelik ithalatına uyguladığı %50 oranındaki verginin yürürlüğe girmesinden bu yana AB’den ABD’ye çelik ihracatı üçte bir oranında geriledi.
Birlik, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren vergilerin ardından geçen üç çeyrekte AB’nin ABD’ye çelik ihracatının yıllık bazda %34 düştüğünü bildirdi. Söz konusu dönemde ihracat tonajı 2,93 milyon mt seviyesinden 1,94 milyon mt seviyesine geriledi.
Vergiler Avrupa çelik sektörünü baskılamaya devam ediyor
Söz konusu %50 oranındaki vergiler, ABD’nin 232. Madde önlemleri kapsamında uygulanmaya başlanmış ve daha sonra çelik yoğun nihai ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilmişti.
EUROFER’e göre çelik ve alüminyum sektörleri, hâlen ABD’nin %50 oranındaki tam vergi oranına tabi olan tek sektörler konumunda bulunuyor. Birlik, söz konusu önlemlerin hem Avrupalı çelik üreticilerini hem de üretim tedarik zincirlerini etkilemeye devam ettiğini belirtti.
Birlik ayrıca ihracattaki keskin düşüşün, vergilerin Atlantik ötesi çelik ticareti üzerindeki etkisinin sürdüğünü açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
AB-ABD ticaret anlaşması koruma hükümleri içeriyor
Veriler, AB üye ülkelerinin son AB-ABD ticaret düzenlemesini uygulamaya koyan mevzuatı onaylamasının hemen ardından yayımlandı.
Anlaşma kapsamında Avrupa Komisyonu, ABD’nin 4 Haziran 2025 sonrasında vergi kapsamına alınan çelik ve alüminyum yoğun türev ürünlerde 2026 yılı sonrasına kadar %15’in üzerinde vergi uygulamayı sürdürmesi halinde anlaşmanın belirli bölümlerini askıya alma yetkisine sahip olacak.
Düzenleme ayrıca Brüksel ile Washington arasında
- Vergiye tabi kota çözümleri,
- çelik ve alüminyum ticareti,
- küresel kapasite fazlasının ele alınmasına yönelik iş birliği gibi konularda ilave görüşmeler yapılmasını öngörüyor.
EUROFER kalıcı çözüm çağrısı yaptı
Verilerin vergilerin Avrupa ihracatı üzerindeki etkisini açık şekilde gösterdiğini belirten EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert, önlemlerin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra bile pazara erişim sorunlarının çözüme kavuşmadığını savundu.
Eggert’e göre her iki tarafın da güçlü transatlantik iş birliğini sürdürme konusunda ortak çıkarları bulunuyor. Ancak dengeli ticaret koşullarının henüz yeniden tesis edilmediği vurgulandı.
