Financial Times'ta çıkan bir habere göre ABD'nin Avrupa Birliği Büyükelçisi Andrew Puzder, AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına yönelik 232. Madde vergileriyle aynı şekilde yerel sanayiyi korumayı amaçladığını belirtti.
Ancak Puzder, AB'nin karbon yoğun ithalatı kapsayan kendi sınırda düzenleme mekanizmasını uygulamaya koymuş olmasına rağmen ABD'nin 232. Madde vergilerini eleştirmesinin çifte standart olduğunu savundu.
ABD, ulusal güvenlik gerekçesiyle çelik ve alüminyum ithalatına yönelik 232. Madde vergilerini 2018 yılında uygulamaya koymuş ve daha sonra önlemleri belirli türev ürünleri de kapsayacak şekilde genişletmişti. Puzder, söz konusu önlemlerin, ABD'li üreticileri özellikle Çin'deki devlet destekli küresel kapasite fazlasına karşı korumayı amaçladığını vurguladı.
SKDM de ithalat maliyetlerini artırıyor
AB, ABD'nin vergilerini eleştirerek ABD-AB Ticaret Çerçeve Anlaşması kapsamında bu önlemlerin kaldırılması çağrısında bulunmuştu. Ancak Puzder, SKDM'nin de ithal ürünlerin maliyetini yerel üretime kıyasla artırdığını ifade etti. SKDM kapsamında demir-çelik, alüminyum ve kapsama giren diğer ürünlerin ithalatçılarının ürünlerdeki gömülü emisyonları hesaplamaları ve bu emisyonlara karşılık gelen miktarda SKDM sertifikası satın almaları gerekiyor. Söz konusu sertifikaların maliyetleri ise AB'deki karbon fiyatlarına bağlı olarak belirleniyor.
Puzder, ABD'li ihracatçıların kendi ülkelerinde ödedikleri eş değer karbon fiyatı üzerinden indirimden yararlanamadıklarına dikkat çekti. 232. Madde vergileri ve SKDM'nin açıklanan amaçları farklı olsa da etkilerinin benzer olduğunu dile getirdi. 232. Madde vergileri ulusal güvenlik endişelerini ve çelik ile alüminyumdaki kapasite fazlasını ele alırken, SKDM'nin karbon kaçağını önlemeyi ve AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında maliyetlerle karşı karşıya kalan AB'li üreticileri korumayı amaçladığını söyledi. Ayrıca AB'nin SKDM'nin kapsamını genişletmeyi planladığı halde ABD'nin vergileri ilave türev ürünlere uygulamasına karşı çıkmasını da eleştirdi.
ABD ve AB ikili ticaret anlaşması konusunda anlaşmazlık yaşıyor
İki taraf arasındaki gerilimin 2025'in Ağustos ayında imzalanan ABD-AB Ticaret Çerçeve Anlaşmasının yorumlanmasına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle arttığı aktarıldı. Söz konusu anlaşmayla AB'nin ABD'ye gerçekleştirdiği ihracatın büyük bölümü için vergiler %15 ile sınırlandırılırken, ABD çıkışlı birçok ürünün AB pazarına gümrüksüz erişim sağladığı vurgulandı. Ancak Avrupalı yetkililerin, ABD'nin daha fazla türev ürünü 232. Madde vergileri kapsamına dahil etmesinin üzerinde anlaşmaya varılan vergi üst sınırıyla uyumlu olmadığını savunduğu belirtildi.
Puzder ise bu görüşü reddederek AB'nin SKDM'yi uygulamaya almasının ve mekanizmanın kapsamını genişletme planlarının da ikili ticaret çerçevesi kapsamında vergi ve vergi dışı önlemleri azaltmaya yönelik çabalarla uyumlu olmadığını ileri sürdü. Farklı politika hedeflerine dayanmasına rağmen her iki uygulamanın da sonuç olarak rakip ithal ürünlerin maliyetlerini artırarak yerel endüstriyel üretimi korumayı amaçladığını kaydetti.
