Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Torlak Gönençer ile 2025 değerlendirmelerini ve 2026 beklentilerini konuştuk.
2025 yılı Avrupa–Akdeniz–Karadeniz Bölgesi koster pazarı değerlendirmesi
2025 yılını geride bırakırken hem küresel denizcilik endüstrisinin hem de Avrupa–Akdeniz–Karadeniz hattında faaliyet gösteren koster taşımacılığının zorlu fakat bir o kadar da dönüştürücü bir dönemden geçtiğini ifade etmek isterim. Jeopolitik risklerin hâkim olduğu, piyasa belirsizliklerinin yüksek seyrettiği ve regülasyonların sektör üzerindeki etkisinin hissedilir şekilde arttığı bir yılı hep beraber yaşadık.
Jeopolitik ve ekonomik ortam: Belirsizliğin sürdüğü bir yıl
2025’e damgasını vuran en önemli unsur, ne yazık ki bölgemizi çevreleyen çatışmaların devam etmesi olmuştur. Rusya–Ukrayna Savaşı’nın belirsiz seyri ve bunun yük, sigorta kalemlerini direkt etkilemesi; Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki gerilimlerin derinleşmesi, ayrıca Kızıldeniz’de ticari gemilerine yönelik tehditlerin, saldırıların sürmesi, hem navlun seviyelerini hem de taşıma güvenliğini doğrudan etkilemiştir. Bu gelişmeler, ticaretin ve yük akışlarının yönünü değiştirmiş; kimi zaman koster piyasasına kısa süreli hareketlilik kazandırsa da genel görünümde öngörülebilirliği azaltmıştır.
Makroekonomik tarafta ise G10 ülkelerinin 2009’dan bu yana en kapsamlı faiz indirim döngüsüne gitmesi, dünya ticaretine yönelik beklentileri kısmen iyileştirmiş olsa da 2026’da faizlerin yeniden artıp artmayacağına dair belirsizlik, yatırım planlarının dikkatli şekilde yönetilmesini gerektirmiştir.
Filo yapısı ve arz-talep dengesi: Yenilenme baskısı artıyor
2021–2025 dönemindeki filo hareketlerine baktığımızda, her 11 tonluk yeni siparişe karşılık yalnızca 1 tonun hurdaya* ayrıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız. 2025 yılında 11,5 milyon DWT hurda ayrılmış olmasına rağmen bu rakamın 10 yıllık ortalamanın %54 altında kalması dikkat çekicidir.
Bu durum, özellikle Avrupa–Akdeniz–Karadeniz koster filosu için ciddi bir yapısal uyarı niteliğindedir:
- Tonaj hızla yaşlanıyor, şu anki ortalama 25 civarındadır.
- Hurdaya ayrılma oranı yetersiz kalıyor.
- Arz tarafı güçlenirken navlunların kalıcı bir şekilde toparlanması zorlaşıyor.
Global ölçekte ise Çin’in %65 pay ile gemi inşa sipariş defterindeki liderliği 2025’te de devam etmiş; Kore ve Japonya yüksek katma değerli tonajda tekrar yükselişe geçmiştir. Siparişler konteyner ve LNG segmentlerinde yoğunlaşırken, koster tonajında yenilenme ihtiyacı devam etmektedir ve beklendiği seviyede yeni inşa talepleri gelmemiştir.
Navlunlar ve ticaret akışları: Dönemsel fırsatlar, kalıcı baskılar
2025 yılında koster navlunları genel olarak dalgalı bir seyir izlemiştir. Bölgesel ticareti etkileyen başlıca unsurlar şu şekilde özetlenebilir:
- TMO’nun buğday ithalatında uyguladığı kısıtlamalar, Marmara–Karadeniz Ağırlıklı taşımalarda belirgin daralmaya yol açmıştır.
- Çelik piyasasındaki küresel yavaşlama Akdeniz hattındaki taşıma iştahını sınırlamıştır.
- Kızıldeniz krizinin tetiklediği rota değişimleri, bazı yüklerde kısa süreli canlanmalar oluşturmuştur.
- Spot piyasada oluşan anlık fırsatlar, esnek operasyon yürüten armatörler için avantaj sağlamıştır.
2025 yılı kısaca; zaman zaman fırsat doğuran ancak genel olarak belirsizlik ve maliyet baskılarının öne çıktığı bir piyasa yapısı sunmuştur.
Regülasyonlar ve 2026 ufku: Zorunlu bir dönüşüme doğru
2026 yılı itibarıyla EU ETS’nin %100 uygulanmaya başlayacak olması, özellikle yakıt verimliliği düşük koster tonajında maliyetlerin hissedilir biçimde artacağını göstermektedir. Buna paralel olarak 2026’da küresel filoların enerji verimliliğine doğru hızla dönüşeceğini kanıtlamaktadır.
Bu gelişmeler, koster işletmecileri açısından iki temel sonuç doğurmaktadır:
-Eski tonajın rekabetçiliği azalacak,
-Modern ve verimli gemilerin önemi daha da artacaktır.
Sonuç: Dayanıklılık, uyum ve stratejik yenilenme dönemi
2025 yılı, sektörümüzün hem dayanıklılığını hem de uyum kabiliyetini sınayan bir yıl olmuştur.
Buna karşın; bölge ticaretinin tarihsel dinamizmi, coğrafi avantajlarımız ve sektör oyuncularının çevik iş modelleri sayesinde koster taşımacılığı bölgesel ekonomiler için önemini korumaya devam etmektedir.
2026 ve sonrası, sektörümüz için zorunlu dönüşümün yaşanacağı bir dönem olacaktır.
Karbon regülasyonlarının ağırlaşması, teknolojik yeniliklerin hızlanması ve jeopolitik risklerin gölgesinde koster işletmeciliğinin geleceği; verimli tonaja yatırım, doğru pozisyon alma ve risk yönetimini güçlendirme üzerine kurulacaktır.
Yeni yılın sektörümüze, tüm armatörlerimize ve deniz emekçilerine barış, istikrar ve bereket getirmesini temenni ederim. Umuyoruz ki 2026, daha öngörülebilir, daha sağlıklı ve deniz ticaretinin yeniden ivme kazandığı bir dönem olur.
*Brs Shipbrokers market report.
