Ekonomim Gazetesi’ni ziyaret eden Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDÖKSAD) yönetimi, Türkiye döküm sektörünün mevcut durumu ve Avrupa’da ortaya çıkan yeni fırsatlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ticarette artan korumacılık, AB politikaları, maliyet baskıları ve finansmana erişimdeki zorlukların Türkiye döküm sektörünü kritik bir eşiğe taşırken, Avrupa’daki üretim kaybının Türkiye için yeni bir “boşluk” oluşturduğunu ifade eden TÜDÖKSAD, Avrupa pazarındaki bu fırsata girmenin maliyetinin yükseldiğine dikkat çekerek sektörün “günü kurtaran” çözümlerle değil, uzun vadeli bir yeniden yapılanma modeliyle ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Almanya başta olmak üzere çok sayıda dökümhane kapandı
TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Efe, Avrupa’da özellikle Almanya başta olmak üzere çok sayıda dökümhanenin kapanmasının Türkiye için önemli bir fırsat yaratabileceğini belirtirken, bu fırsatın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi için finansman yapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Efe’ye göre sektörde işletme sermayesi kullanmayan firma neredeyse yok; yatırım kredilerinin de eklenmesiyle döngü sürdürülemez hale gelebiliyor.
Kadir Efe, küresel ticaretin giderek siyasi ve jeopolitik zemine kaydığı bu dönemde sektörün en büyük sınavını verimlilik, sermaye yapısı ve stratejik planlama başlıklarında vereceğini dile getirdi. Efe, maliyet baskısının sadece işçilik-enflasyon-enerji kalemleriyle açıklanamayacağını, verimsizliğin temel sorunlardan biri olduğunu vurguladı.
“Kapasite yarışı” yerine odaklanma ve esneklik çağrısı
TÜDÖKSAD Başkanı, küresel rekabette ayakta kalmak için kapasite artırımı odaklı büyüme anlayışının terk edilmesi gerektiğini söyledi. İspanya ve İtalya örneklerine dikkat çeken Efe, ölçek kadar doğru müşteri-doğru pazar ve esnek üretim yapısının belirleyici hale geldiğini belirtti; kapasite artışının borçlanma ve finansal yük anlamına geldiğini hatırlattı.
Öte yandan TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Kanıtoğlu, küresel rekabetin sertleştiği ve Çin kaynaklı fiyat baskısının arttığı bir dönemde Türkiye döküm sektörünün ayakta kalabilmesi için üretim yapısının köklü biçimde değişmesi gerektiğini söyledi. Bugün Türkiye’nin küresel pazarlara tamamen açık olduğunu belirten Kanıtoğlu, Çin’den kaynaklanan baskı karşısında önlem alınması gerektiğini ifade etti.
