S&P Global tarafından yayımlanan son rapora göre ABD’nin 232. Madde vergileri kapsamında çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı vergileri %50’ye çıkarmasının ardından geçen bir yıllık süre zarfında yerel çelik piyasaları ve küresel ticaret akışları bu karardan önemli ölçüde etkilendi.
2025’in Haziran ayında ABD Başkanı Donald Trump tarafından %50’ye çıkarılan söz konusu vergilerin, yerel metal üretimini güçlendirmeyi, ithalata olan bağımlılığı azaltmayı ve yeni sanayi yatırımlarını teşvik etmeyi amaçladığı hatırlatıldı. Ancak vergiler çelik fiyatlarının yükselmesine katkı sağlamış ve bazı yatırım projelerinin duyurulmasına zemin hazırlamış olsa da analistler, imalat yatırımları üzerindeki genel etkinin başlangıçta beklenenden daha sınırlı kaldığını belirtti.
Vergi artışının ardından ABD’de çelik fiyatları yükseldi
Yüksek vergilerin en görünür etkilerinden birinin ABD’de yerel çelik fiyatlarındaki artış olduğu ifade edildi.
S&P Global verilerine göre Indiana sıcak rulo sac endeksi (Platts TSI Hot Rolled Coil Index) 2025’in başı ile 2026’nın başı arasındaki dönemde yıllık yaklaşık %35 yükseldi. Artan ithalat vergilerin yabancı tedarikçilerden kaynaklı rekabet baskısını azalttığı ve yerel üreticilerin fiyatlama gücünü artırdığı dile getirildi. Ayrıca ihracatçıları ABD dışındaki alternatif pazarlara yönelterek küresel ticaret akışlarında değişikliklere yol açtığı da belirtildi.
Yeni yatırım projeleri gündeme geliyor ancak seçici kalıyor
Beyaz Saray’ın, ticaret ve üretim stratejisinin ABD metal sektörüne yatırım çektiğini göstermek amacıyla çeşitli sanayi projelerini öne çıkardığı ifade edildi. Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, vergiler, deregülasyon adımları, vergi teşvikleri ve enerji politikalarının çelik ve alüminyum sektörlerinde milyarlarca dolarlık yeni yatırımların önünü açtığını aktardı.
Çelik sektöründe Cleveland-Cliffs’in, 2025’in Ekim ayında Güney Koreli çelik üreticisi POSCO’nun ABD pazarındaki varlığını genişletmeye yönelik şirket ile mutabakat anlaşması imzaladığı dile getirildi. Daha sonra POSCO’nun, Hyundai Steel’in Louisiana’da planladığı 5,8 milyar $’lık elektrik ark ocağı projesinden %20 hisse satın alarak yerel çelik üretim kapasitesinin artırılmasına destek verdiği paylaşıldı.
Vergiler tek başına yatırım kararlarını belirlemiyor
Tüm bu gelişmelere rağmen sektör uzmanları, vergilerin yatırım denklemindeki unsurlardan yalnızca biri olduğuna dikkat çekti. Büyük ölçekli sanayi projelerinin genellikle devlet teşvikleri, uzun vadeli talep görünürlüğü, pazarlara erişim ve yasal süreçlerde istikrar gibi birçok faktöre bağlı olduğunu belirtti.
Analistler, son dönemde açıklanan bazı projelerin vergilerden korunmanın ötesinde daha geniş kapsamlı politika desteklerinden faydalandığını söyledi. Bununla birlikte piyasa gözlemcileri, nihai yatırım kararlarında tamamlayıcı politikaların çoğu zaman vergilere kıyasla daha belirleyici rol oynadığını kaydetti.
Üretimin yeniden ABD’ye taşınması sınırlı kaldı
Vergi politikasının temel hedeflerinden birinin üretim faaliyetlerinin yeniden ABD’ye çekilmesini sağlamak olduğu hatırlatıldı. Ancak S&P Global, bu hedefin henüz tam anlamıyla gerçekleşmediğini vurguladı. Artan ticaret korumasına rağmen ABD imalat sanayisinin 2025 yılında yaklaşık 70.000 istihdam kaybettiğini bildirdi. Bu durumun, küresel üretim ağlarıyla güçlü şekilde entegre olmuş bir ekonomide sanayi tedarik zincirlerinin ve üretim kapasitesinin yeniden oluşturulmasının zorluklarını ortaya koyduğunu ifade etti. Sektör temsilcileri, üretimin yeniden ABD’ye çekilmesi için ticaretin korunmasının yanı sıra rekabetçi enerji maliyetleri, iş gücü erişimi, altyapı yatırımları ve uzun vadeli politika istikrarının da gerekli olduğunun altını çizdi.
Ticaret politikalarındaki belirsizlik en büyük engel
Analistler ve sektör katılımcıları, ilave yatırımların önündeki en büyük engelin gelecekteki ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik olduğunu dile getirdi.
ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) yenilenmesine ilişkin görüşmelerin, değişen vergi yapılarının, muafiyet mekanizmalarındaki düzenlemelerin ve misilleme niteliğinde ticaret önlemleri getirilme ihtimalinin uzun vadeli iş planlamasını zorlaştırdığı vurgulandı. Öte yandan yatırımcıların ticaret önlemlerinin gelecekteki yönetimler tarafından değiştirilme veya kaldırılma ihtimali nedeniyle temkinli davrandığı paylaşıldı. Milyarlarca dolarlık sermaye harcaması gerektiren ve yıllara yayılan projeler için politika öngörülebilirliğinin kritik önem taşıdığı belirtildi. 232. Madde vergileri ile diğer ticaret önlemleri arasındaki etkileşimin de gelecekteki maliyetler, pazar erişimi ve tedarik zinciri stratejilerine ilişkin değerlendirmeleri daha karmaşık hale getirdiği aktarıldı.
Çelik sektörü istikrarlı politikalar talep ediyor
ABD çelik sektörü liderleri vergileri desteklemeye devam ederken, yeni yatırımların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini politika istikrarının belirleyeceğini söyledi.
Cleveland-Cliffs CEO’su ve Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü (AISI) Yönetim Kurulu Başkanı Lourenco Goncalves, üreticilerin büyük sermaye yatırımlarına girişmeden önce öngörülebilir koşullara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ayrıca gelecekteki politikalara ilişkin netlik sağlanamaması halinde planlanan yatırımların ertelenebileceğini veya iptal edilebileceğini kaydetti.
AISI Başkanı ve CEO’su Kevin Dempsey de çelik tesislerinin inşasının uzun geliştirme süreçleri gerektirdiğini vurguladı. Mevcut vergi ortamının ABD pazarına olan güveni artırdığını düşündüğünü ancak yeni yatırımların mevcut koruma önlemlerinin sürdürülmesine ve çelik talebinde kalıcı büyüme sağlanmasına bağlı olacağını ekledi.
