Kanada Kömür Birliği, Hindistan ile imzalanan yeni ihracat anlaşmalarının ardından federal hükümete metalurjik kömürün resmen kritik maden olarak sınıflandırılması çağrısında bulundu.
Birliğe göre söz konusu anlaşmalar metalurjik kömürün küresel çelik tedarik zincirleri açısından stratejik önemini ortaya koyuyor ve kritik madenler çerçevesi içinde tanınması yönündeki gerekliliğin arttığını gösteriyor.
Hint çelik üreticileriyle yeni kömür ihracat anlaşmaları imzalandı
İsviçre merkezli madenci Glencore’un Kanada’daki bağlı kuruluşu Elk Valley Resources ile Hint çelik üreticileri A-One Steels India Limited, Jindal SAW Limited, Shyam Sel & Power Limited ve Jayaswal Neco Industries Ltd. arasında imzalanan mutabakat anlaşması kapsamında yaklaşık 1,2 milyon mt metalurjik kömür tedarik edilecek. Yaklaşık 285 milyon Kanada doları değerindeki anlaşmaların Hindistan’ın hızla büyüyen çelik üretim kapasitesini desteklemesi amaçlanıyor.
Hindistan çelik üretim kapasitesini artırmaya ettiği ve yüksek kaliteli metalurjik kömür için uzun vadeli güvenilir tedarik kaynakları aradığı ifade edildi. Bu nedenle Kanada’daki rezervlerin, Hint çelik üreticileri ve madencilik şirketlerinin giderek daha fazla ilgisini çektiği aktarıldı.
Sektör metalurjik kömürün stratejik rolünü vurguluyor
Kanada Kömür Birliği Başkanı Robin Campbell, çelik üretiminde kullanılan kömürün, köprüler, toplu taşıma sistemleri, rüzgâr türbinleri ve tıbbi ekipmanlar gibi altyapı ve sanayi ürünlerinin üretiminde de temel bir rol oynadığını belirtti. Bu nedenle hükümetin, metalurjik kömürü stratejik bir kaynak olarak resmen tanıması gerektiğini söyledi. Birliğe göre Kanada’nın birçok önemli ticaret ortağı metalurjik kömürü halihazırda stratejik bir hammadde olarak sınıflandırıyor.
Kritik maden statüsü yatırım ve arz güvenliğini destekleyebilir
Birlik, Kanada’da kömür üretiminin sınırlandırılmasının arzın çevre düzenlemelerinin daha zayıf olduğu ülkelere kaymasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Metalurjik kömürün kritik maden statüsü kazanmasının Kanada madencilik sektörüne yatırım çekilmesine yardımcı olabileceği, izin süreçlerini hızlandırabileceği ve çelik tedarik zincirlerini güvence altına almak isteyen ülkeler açısından Kanada’nın güvenilir tedarikçi konumunu güçlendirebileceği belirtildi.
Küresel çelik talebinin önümüzdeki yıllarda güçlü kalmasının beklendiğini belirten Campbell, Kanada’nın stratejik bir tercih ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Ülkenin ya sorumlu bir koklaşabilir kömür tedarikçisi konumunda yer alacağını ya da yatırım ve istihdam fırsatlarını diğer ülkelere kaptıracağının altını çizdi. Son olarak metalurjik kömürün kritik maden olarak tanınmasının Kanada’da istihdamı destekleyeceğini, küresel ticaret ortaklıklarını güçlendireceğini ve kömürün ülke içinde üretilmeye devam etmesine olanak tanıyacağını ekledi.
