Avrupa Komisyonunun OECD üyesi olmayan ülkelere atık ihracatına ilişkin taslağı, Almanya Federal Hammadde ve Atık Yönetimi Birliği'nde (BVSE) endişeye yol açtı. Birliğe göre demirli hurdanın uluslararası pazarlara erişiminin sınırlandırılması, çelik üreticilerinden ilave talep yaratmadan Avrupa piyasasında arz fazlası oluşmasına neden olabilir.
AB'nin taslağında belirtildiği üzere, 21 Mayıs 2027 tarihinden itibaren OECD üyesi olmayan bazı ülkeler, AB'den yalnızca izin aldıkları tehlikesiz atık türlerini ithal edebilecek. Kamuoyu görüşüne açık olan belgede belirli metal atık kategorileri için izin verilen ülkeler arasında yalnızca Moldova, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Ukrayna yer alıyor.
Ancak BVSE'ye göre ihracat kısıtlamaları ve bunların sonucunda ihracat pazarlarının kaybedilmesi, Avrupa'da iç piyasanın tamamını karşılayamayacağı miktarda hurdanın kalmasına yol açacak. Birlik, “Uluslararası pazarlara erişimin kısıtlanması, Avrupa'da kendiliğinden ilave talep yaratmaz. Satış olanaklarının bulunmaması ise geri dönüştürülmüş hammaddelerin değer kaybetmesi riskini doğurur ve bu durum yatırımları sekteye uğratarak uzun vadede Avrupa'nın geri dönüşüm kapasitesini zayıflatır,” uyarısında bulundu. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde mevcut arzdaki artışın hurda fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği ve toplama ile işleme şirketlerinin gelirlerini azaltabileceği belirtildi.
BVSE Genel Müdürü Eric Rehbock, “Brüksel, geri dönüşüm kapasitesini artırmak yerine pazarların siyasi kararlarla her an kapatılabileceği gerekçesiyle modern işleme ve ayırma teknolojilerine yatırım yapmanın riskli olduğu mesajını veriyor,” ifadelerini kullandı. Bu nedenle yatırımlar için daha elverişli koşullar oluşturulmasını talep eden birlik Avrupa sanayisinin rekabet gücü sorunlarının geri dönüşüm sektörünün satış kanallarını kısıtlamak yerine kaynağında çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Bununla birlikte taslağın hurda piyasası üzerindeki etkisi nihai listeye, izin verilen atık kodlarına ve hurda tonajlarının diğer pazarlara yönlendirilme olanaklarına bağlı olacak. Avrupa Komisyonunun kamuoyu görüşü alma süreci 16 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek.
