ArcelorMittal Spain, Ar-Ge ekibinin FRICHATEAF adlı proje kapsamında mekanik sürtünme yoluyla hurda kalitesini iyileştirmeye yönelik bir sistem geliştirdiğini duyurdu. İspanya’nın Ekonomik İyileşme ve Dönüşüm Projesi (PERTE) programı kapsamında finanse edilen projenin, şirketin operasyonel öncelikleri ve karbonsuzlaşma stratejisiyle uyumlu olduğu belirtildi.
Projenin, halihazırda çelik üretiminde kullanılması zor olan düşük kalite hurdaların kalitesini artırmaya yönelik endüstriyel araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarına odaklandığı ifade edildi. Sürtünmeye dayalı mekanik teknolojilerin uygulanmasıyla hurdanın tesis içinde işlenebileceği, bu sayede malzemelerin elektrik ark ocaklarında daha verimli kullanılabileceği ve dolayısıyla demir cevheri gibi hammaddelere olan bağımlılığın azalacağı vurgulandı.
Elektrik ark ocağı verimliliğinin ve çevresel performansın artırılması
ArcelorMittal Spain’e göre proje, hurda kalitesini önemli ölçüde iyileştirerek elektrik ark ocaklarının eritme verimliliğini artırmayı, enerji tüketimini düşürmeyi ve atık oluşumunu azaltmayı hedefliyor. Böylelikle emisyonların düşürüleceği, operasyonel performansın artırılacağı ve hurdanın düşük emisyonlu çelik üretim rotalarındaki rolünün güçlendirileceği aktarılıyor.
FRICHATEAF teknolojisinin öne çıkan özelliklerinden birinin, hurda içerisinde bulunan bakır, alüminyum, krom ve organik maddeler gibi elementlerin ayrılıp geri kazanılabilmesi olduğu paylaşıldı. Geri kazanılan bu elementlerin diğer endüstriyel uygulamalara yönlendirilmesiyle kaynak verimliliği ve döngüselliğin daha da artırılabileceği dile getirildi.
Döngüsel ekonomi ve hammadde arzına katkı
Genel olarak FRICHATEAF projesinin, düşük kalite hurdayı elektrik ark ocağı bazlı çelik üretimine uygun daha yüksek kaliteli hammaddelere dönüştürerek çelik sektöründe döngüsel ekonomi uygulamalarını güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir adım olarak öne çıktığının altı çizildi. Projenin, Avrupalı çelik üreticilerinin rekabet gücünü desteklemesinin, geleneksel hammadde tedarikine yönelik kısıtlamalardan kaynaklı olumsuz etkiyi azaltmasının ve çelik değer zincirinin karbonsuzlaşmasına katkı sağlamasının beklendiği bildirildi.
