Almanya'da bulunan Ren, Tuna ve Oder nehirlerindeki düşük su seviyeleri, hurda tedarikini giderek daha fazla aksatıyor. Döngüsel Metal Birliği (CMA) ve Alman Geri Dönüşüm, Atık Yönetimi ve Hammadde Birliği (bvse) tarafından 28 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan ortak açıklamada Oder Nehri'nin bazı kesimlerinde yük taşımacılığının neredeyse tamamen durduğu, Ren ve Tuna nehirlerinde faaliyet gösteren gemilerin ise büyük ölçüde azaltılmış yüklerle sefer yapmak zorunda kaldığı belirtildi. Bu durumun hammadde tedarik zincirleri ve taşıma maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
CMA ve bvse, düşük su seviyelerinden en fazla hurda taşımacılığının etkilendiğini belirtti. Yapılan açıklamaya göre gemi tipi ve güzergâha bağlı olarak iç su yollarındaki gemiler şu anda normal taşıma kapasitelerinin yalnızca üçte biri ile yarısı arasında yük taşıyabiliyor. Birlikler, bazı hatlarda navlun ücretlerinin şimdiden üç ila dört katına çıktığını, buna düşük su seviyesi ek ücretleri ile sevkiyat gecikmeleri ve yeniden planlama maliyetlerinin de eklendiğini kaydetti.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan CMA Genel Müdürü Guido Lipinski, “Su yollarındaki taşıma kapasitesi kısa sürede üçte bire düştüğünde bu tonajları başka taşıma türlerine aktarmak mümkün değil,” dedi. Alternatif taşıma yöntemlerinin de sınırlı çözüm sunduğunu belirten Lipinski, demir yolu taşımacılığında normal dönemlerde dahi kapasite ve vagon sorunları yaşandığını, kara yolu taşımacılığının ise söz konusu büyük tonajları ne ekonomik ne de altyapı açısından karşılayabilecek durumda olduğunu ifade etti.
Bvse CEO'su Eric Rehbock ise, “Düşük su seviyelerinde taşımacılığın basitçe demir yolu veya kara yoluna kaydırılabileceği yönündeki talepler operasyonel gerçekleri göz ardı ediyor,” ifadelerini kullandı. Rehbock, büyük ölçekli bir geçişin çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ve Almanya'nın iklim politikalarıyla da çelişeceğini vurguladı.
Birlikler, çelik ve metal hurdasının çelik sanayisi için hayati öneme sahip hammaddeler olduğunu, elektrik ark ocaklarına geçiş hızlandıkça bu önemin daha da artacağını belirtti. Bu nedenle CMA ve bvse, politika yapıcılara ilgili taşımacılık zincirlerini güvence altına almaları ve geri dönüşüm şirketlerinin ilave maliyetleri süresiz olarak tek başlarına üstlenmek zorunda kalmamalarını sağlamaları çağrısında bulundu. Birliklerin talepleri:
- Federal su yollarının rehabilitasyonunun hızlandırılması, Orta Ren'de boşaltma operasyonlarının optimize edilmesi ve Tuna Nehri'ndeki darboğazların giderilmesi,
- Mevcut “Ren'de Düşük Su Seviyesi” eylem planından daha kapsamlı, Oder, Elbe ve diğer su yollarını da kapsayan ulusal bir stratejinin hazırlanması,
- Su Yolları ve Denizcilik İdaresi için güvenilir finansman sağlanması, personel sayısının artırılması ve izin süreçlerinin hızlandırılması,
- Federal Ulaştırma Bakanlığı koordinasyonunda daha iyi hidrolojik tahminler yapılması ve yük sahipleri, limanlar ile demiryolları arasında erken koordinasyon sağlanması,
- Düşük su seviyelerinde çalışabilen, düşük emisyonlu iç su yolu gemilerinin hedefli şekilde desteklenmesi,
- İlave maliyetlerin değer zinciri boyunca adil şekilde paylaşılması şeklinde sıralanıyor.
Açıklamanın sonunda CMA ve bvse, mevcut düşük su seviyelerinin "yalnızca geçici bir hava olayı olmadığını" belirterek, su yollarının iklim değişikliğine dayanıklı hale getirilmesine yönelik yatırımların hammadde, sanayi ve döngüsel ekonomi politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Birlikler ayrıca Almanya çelik sanayisine güvenilir hurda tedarikinin sürdürülebilmesi açısından iç su yollarının stratejik önem taşıdığını vurgularken, hammadde arzındaki aksaklıklar nedeniyle son dönemde bazı şirketlerin üretimlerini azaltmak zorunda kaldığını hatırlattı.
