Çolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem ile 2025 yılını ve 2026 beklentilerini konuştuk.
2025 yılı Türk çelik sektörü ve Çolakoğlu Metalurji açısından nasıl geçti?
2025 yılı, küresel ölçekte belirsizliklerin ve talep daralmalarının yoğun şekilde hissedildiği bir dönem oldu. Buna rağmen Türk çelik sektörü, geçmiş yıllardan edindiği deneyimle dayanıklılığını korumayı başardı. Üreticiler olarak bu dönemi, verimlilik artışı, yenilikçi yatırımlar, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme odaklı adımlarla yönetmeyi tercih ettik. Tüm bu çalışmalar, Türk çelik sanayinin küresel rekabet gücünü daha da sağlamlaştırdı.
Çolakoğlu Metalurji olarak bugün itibarıyla yıllık 3 milyon ton sıvı çelik, 4,5 milyon ton sıcak haddelenmiş yassı çelik, 1 milyon ton nervürlü inşaat demiri üretim kapasitesine sahibiz. 150’den fazla ülkeye ihracat yaparak hem sektörümüze hem de Türkiye ekonomisine güçlü bir katkı sunuyoruz. 2024 ve 2025 yılları boyunca ulusal ve uluslararası fuarlarda aktif biçimde yer aldık, ürünlerimizi tanıtırken aynı zamanda Türk çelik sektörünün küresel görünürlüğünü artırmayı hedefledik. Bu süreçte Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Kuzey Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, İngiltere, Almanya, ABD, İspanya, Mısır, Romanya, Bulgaristan, Norveç ve Avustralya’nın da aralarında bulunduğu 35’ten fazla ülkede etkinlik gösterdik. Mevcut iş birliklerimizi derinleştirdiğimiz bu dönemi, 2025 yılı sonunda 3 milyon tonun üzerinde kapatmayı hedefliyoruz.
Bizim için sürdürülebilir başarı yalnızca üretim rakamlarıyla sınırlı değil. 2025 yılı boyunca insana ve topluma değer katma yaklaşımımızı da kararlılıkla sürdürdük. Üniversite–sanayi iş birlikleri kapsamında 80 gencimize yaz stajı imkânı sunduk. Genç istihdamını destekleyen projelere öncelik verdik. Sosyal sorumluluk çalışmalarımız çerçevesinde ise Dilovası’nda gençlere yönelik spor kulübü projelerini hayata geçirerek bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı amaçladık.
2025 yılındaki en önemli önceliklerimizden biri de üretim süreçlerimizde karbon salımını azaltmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak oldu. İleri teknoloji yatırımlarıyla hem üretim verimliliğimizi artırdık hem de düşük karbonlu üretim yolculuğumuzu ileri taşıdık. Dijital sistemlerle iş süreçlerimizi derinleştirirken, tedarik zincirinde SKDM uyumlu karbon verisi şeffaflığını yaygınlaştırmayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de ülkemizin yeşil dönüşüm sürecine öncülük etmeye devam edeceğiz.
Bununla birlikte bu yıl itibarıyla doğal yaşamın korunması ve biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine yönelik bir biyoçeşitlilik projesini planlama sürecine aldık. “Geleceğin Çeliğine Hayat Veriyoruz” sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda, çevresel etkilerin en aza indirilmesini ve ekosistemin korunmasını temel sorumluluk alanlarımız arasında konumlandırıyoruz. Bu kapsamda biyoçeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesine yönelik hedefleri, paydaşlarımızla iş birliği içinde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.
Çolakoğlu Metalurji’de çalışma hayatını, işe alım sürecinden itibaren çalışan haklarının korunması, yetkinliklerin geliştirilmesi ve kariyer yolculuğunun desteklenmesi üzerine inşa ederek 2025 yılıyla birlikte insan kaynakları alanındaki dijitalleşme adımlarımızı genişlettik. İntranet sistemimizi yeniledik, İK Chatbot ve Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) projeleriyle çalışan deneyimini daha verimli ve erişilebilir hale getirdik. Bu dijital dönüşüm sayesinde, çalışanlarımızın insan kaynakları süreçlerine aktif katılımını artıran, daha bütünsel bir İK yaklaşımını benimsedik.
2026 yılına ilişkin beklentileriniz neler?
2026 yılı, çelik sektörü açısından özellikle karbon regülasyonları ve ticaret kuralları bakımından belirleyici bir dönüm noktası olacak. Avrupa Birliği’nde Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) devreye alınması ve Türkiye’de buna paralel düzenlemelerin hayata geçirilmesini yakından takip ediyoruz. Özellikle Ocak 2026 itibarıyla Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girecek olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında ithalata karbon vergisi uygulanacak olması, sektör üzerinde maliyet baskısı yaratabilecek önemli bir gelişme. Biz bu süreci yalnızca bir risk olarak değil, doğru şekilde yönetildiğinde rekabet avantajına dönüşebilecek bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda gerekli hazırlıklarımızı yapıyor, iş ortaklarımızı ve müşterilerimizi de düzenli olarak bilgilendiriyoruz.
Önceliğimiz, Türkiye’nin çelik ihtiyacını karşılamayı sürdürürken, yeni dönemde ihracatta düşük emisyonlu ve katma değerli ürünlerin payını artırmak. Böylece hem müşterilerimiz için sürdürülebilir çözümler sunmayı hem de ülkemiz ekonomisine olan katkımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Çolakoğlu Metalurji olarak “Geleceğin Çeliğine Hayat Veriyoruz” vizyonumuz doğrultusunda, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu şekilde sorumlu üretim, insana ve topluma değer, sürdürülebilir büyüme ve kurumsal dayanıklılık eksenlerinde ilerlemeye devam edeceğiz. Yeşil Çelik vizyonumuzu ve sıfır emisyon hedeflerimizi dijitalleşme ile bütünleştirerek Türk çelik sektöründe dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı amaçlıyoruz.
Bu kapsamda 2030 yılına kadar emisyonlarımızı %55 oranında azaltmayı, 2050 yılına kadar ise Net Sıfır Emisyon seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Bu hedefi yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü artıran stratejik bir vizyon olarak değerlendiriyoruz.
Sosyal sürdürülebilirlik de 2026 ve sonrasında öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını %25’e çıkararak eşitliği kurumsal bir ilke haline getirmeyi hedefliyoruz. Sıfır Kaza vizyonumuz ve Çolakoğlu Spor Kulübü (ÇMSK) aracılığıyla yürüttüğümüz projelerle, çalışan refahını ve toplumsal katkıyı şirket kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Gelecek nesiller için yaşamı ve sanayiyi birlikte dönüştüren bir kurum olarak, güvenilir, yenilikçi ve sürdürülebilir çelik çözümleri geliştirmeye 2026 yılında da devam edecek, hem ülke ekonomisine hem de küresel iklim hedeflerine katkı sağlayarak sektörümüze yön vermeyi sürdüreceğiz.
