Çolakoğlu Metalurji: Jeopolitik gelişmelerin küresel ticaret üzerindeki etkilerinin bir süre daha devam edeceğini öngörüyoruz

Salı, 16 Haziran 2026 14:57:50 (GMT+3)   |   İstanbul

Çolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem, piyasadaki mevcut görünümü, küresel ticaret dinamiklerini ve sektörün önündeki fırsatları değerlendirdi.

Yassı mamul piyasası için 2026'nın ilk yarısı nasıl geçiyor? 

2026 yılının ilk yarısına baktığımızda üretim ve sevkiyat tarafında sektör açısından olumsuz bir tablo bulunmuyor. İç talebin geçen yıla kıyasla daha dengeli seyretmesi, özellikle yassı mamul segmentinde hareketliliği destekledi. Ancak buna rağmen kârlılık tarafındaki baskının devam ettiğini söylemek gerekiyor. 

Özellikle küresel ölçekte süren yoğun fiyat rekabeti, ithalat baskısı ve artan maliyetler sektörün temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. İhracat tarafında ise Avrupa Birliği’nin korumacı ticaret politikaları ve SKDM/CBAM sürecine yönelik hazırlıklar üreticiler tarafından yakından takip ediliyor. Bununla birlikte Elektrik Ark Ocağı bazlı üretim altyapımız sayesinde düşük karbonlu üretim konusunda önemli bir avantaja sahibiz. Yeşil dönüşümün hız kazandığı bu dönemde, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımızın ve yüksek katma değerli üretim yaklaşımımızın rekabet gücümüze olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz.

İç piyasada talep ne durumda? Başta otomotiv ve beyaz eşya olmak üzere son kullanıcı sektörleri nasıl değerlendiriyorsunuz

2026 yılının ilk yarısında iç piyasada talebin geçen yıla kıyasla daha dengeli bir seyir izlediğini söyleyebiliriz. Özellikle otomotiv, beyaz eşya, boru-profil ve genel imalat sanayi gibi yassı çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerde üretim faaliyetlerinin devam etmesi, talebi destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı. 

Otomotiv sektörü, hem iç pazar hem de ihracat odaklı üretim yapısı sayesinde çelik tüketiminde stratejik önemini koruyor. Elektrikli araç dönüşümü ve yüksek mukavemetli çelik ihtiyacının artması da sektör açısından katma değerli ürünlere yönelik talebi güçlendiriyor. Beyaz eşya tarafında ise Avrupa pazarındaki yavaşlamaya rağmen üretim sürekliliğinin korunması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. 

Bununla birlikte finansman maliyetleri, küresel ekonomik belirsizlikler ve ithal ürün kaynaklı fiyat baskısı özellikle nihai kullanıcı sektörlerde temkinli bir satın alma yaklaşımını beraberinde getiriyor. Bu nedenle piyasada güçlü ve yaygın bir talep ortamından ziyade, kontrollü ve ihtiyaç odaklı bir hareketlilikten söz etmek daha doğru olacaktır. Çolakoğlu Metalurji olarak, müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilen, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla iç pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz.

Girdi maliyetleri ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların yassı çelik fiyatlarına yansıması nasıl oldu? Fiyatlardaki gidişatı nasıl yorumlarsınız? 

2026 yılının ilk yarısında enerji maliyetleri, hammadde fiyatları ve küresel lojistik giderlerindeki dalgalanmalar yassı çelik fiyatlamaları üzerinde belirleyici olmaya devam etti. Özellikle elektrik fiyatları ve hurda maliyetleri, elektrik ark ocağı bazlı üretim yapan tesisler açısından maliyet yönetiminde kritik unsurlar arasında yer aldı.

Bununla birlikte maliyetlerde yaşanan artışların nihai ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılabildiğini söylemek her zaman mümkün olmadı. Küresel piyasalarda devam eden arz fazlası, düşük fiyatlı ithal ürün baskısı ve yoğun rekabet ortamı nedeniyle üreticiler fiyatlama konusunda temkinli bir yaklaşım sergilemek zorunda kaldı.

Yılın ilk yarısında yassı çelik fiyatlarında dönemsel hareketlilikler görülse de genel tabloya bakıldığında daha çok dalgalı ancak baskı altında bir fiyat seyri öne çıkıyor. Talebin tamamen zayıf olmadığı bir ortamda bile marjların istenen seviyelere ulaşmaması sektörün temel gündemlerinden biri olmaya devam ediyor.

Çolakoğlu Metalurji olarak bu süreçte verimlilik odaklı üretim yaklaşımımız, enerji yönetimi yatırımlarımız ve katma değerli ürün portföyümüz sayesinde maliyet baskısını daha kontrollü yönetmeye odaklanıyoruz. Özellikle sürdürülebilir ve düşük karbonlu üretim altyapımızın, önümüzdeki dönemde rekabet avantajımızı daha da güçlendireceğine inanıyoruz.

AB, Temmuz 2026 itibarıyla kotaları ciddi oranda azaltmaya ve kota aşım vergisini %50'ye çıkarmaya hazırlanıyor. Bu durum ihracatı nasıl etkileyecek?

Avrupa Birliği’nin Temmuz 2026 itibarıyla kotaları daraltmaya ve kota aşım vergisini %50 seviyesine yükseltmeye yönelik hazırlıkları, Türk çelik sektörü açısından ihracat dinamiklerini doğrudan etkileyecek önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Avrupa pazarına yüksek bağımlılığı bulunan üreticiler açısından bu düzenlemelerin kısa vadede maliyet baskısını artırması ve rekabet koşullarını zorlaştırması beklenmektedir.

Bu süreç, ihracatın yalnızca tonaj bazlı değil; ürün niteliği, karbon ayak izi, müşteri yakınlığı ve pazar çeşitliliği açısından yeniden şekillenmesine neden olacaktır. SKDM (CBAM) uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa pazarında düşük karbonlu ve yüksek katma değerli üretimin önemi daha da artmaktadır.

Türk çelik sektörü ise özellikle Elektrik Ark Ocağı bazlı üretim altyapısı sayesinde karbon yoğunluğu açısından önemli bir avantaja sahiptir. Bununla birlikte Avrupa’daki değişen ticaret politikalarına uyum sağlamak adına pazar çeşitlendirmesi, verimlilik yatırımları ve sürdürülebilir üretim uygulamaları kritik önem taşımaktadır.

Çolakoğlu Metalurji olarak biz de düşük karbon izine sahip üretim altyapımız, geniş ürün portföyümüz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla değişen küresel ticaret dinamiklerine uyum sağlayarak ihracattaki rekabet gücümüzü korumaya odaklanıyoruz.

İç ve dış piyasalarda rekabet ne durumda? Çin’den yapılan HRC ithalatında bir değişiklik olacağını öngörüyor musunuz?

İç ve dış piyasalarda rekabet, 2026 yılında oldukça yoğun ve çok katmanlı bir görünüm sergilemektedir. Avrupa pazarı yüksek enerji maliyetleri, sıkı çevresel regülasyonlar ve SKDM kaynaklı maliyet baskıları nedeniyle rekabet gücünde zayıflama yaşarken; ABD pazarı korumacı ticaret politikaları sayesinde daha korunaklı bir yapı sergilemektedir. Buna karşılık küresel arz fazlası ve bazı ülkelerin yüksek kapasiteli üretimlerini farklı pazarlara yönlendirmesi, Türkiye gibi açık ve rekabetçi pazarlar üzerinde fiyat baskısını artırmaktadır.

Özellikle Çin ve Rusya kaynaklı düşük fiyatlı ithalat, yassı çelik piyasasında rekabet koşullarını zorlaştıran temel unsurlar arasında yer almaktadır. Çin’den yapılan HRC ithalatında kısa vadede tamamen keskin bir değişim beklemekten ziyade, küresel talep görünümü, ticaret politikası önlemleri ve navlun maliyetlerine bağlı olarak dönemsel dalgalanmalar öngörüyoruz. Bununla birlikte yerli üreticiyi koruyacak etkin ve zamanında ticaret politikası uygulamalarının sektör dengesi açısından kritik önem taşıdığına inanıyoruz.

Uzun vadede ise rekabet gücünün yalnızca fiyat odaklı değil; düşük karbonlu üretim, yüksek katma değerli ürünler, sürdürülebilirlik yatırımları ve müşteri odaklı çözümlerle şekilleneceğini değerlendiriyoruz.

SKDM’nin 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğurması yassı çelik ihracatçıları için ne kadar belirleyici olacak? Türk çelik sektörünün bu konudaki hazırlığı nedir?

2026 yılı itibarıyla mali yükümlülük doğurmaya başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), yassı çelik ihracatçıları açısından önemli bir rekabet parametresi haline gelmiştir. Avrupa Birliği’nin karbon maliyetlerini ithal ürünleri de kapsayacak şekilde uygulamaya başlamasıyla birlikte, ürünlerin gömülü emisyon değerleri ihracatta maliyet ve rekabet gücü açısından belirleyici olacaktır. Bu nedenle SKDM’yi yalnızca bir regülasyon değil, aynı zamanda sektörde rekabet koşullarını yeniden şekillendiren stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyoruz.

Türk çelik sektörü ise bu süreçte önemli bir avantaja sahiptir. Özellikle Elektrik Ark Ocağı bazlı üretim altyapısı sayesinde Türkiye, küresel ortalamaya kıyasla daha düşük karbon yoğunluklu üretim gerçekleştirebilmektedir. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet avantajı yaratabilecek önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Bununla birlikte avantajı sürdürülebilir kılabilmek adına doğrulanmış emisyon hesaplamaları, izlenebilir veri altyapısı, enerji verimliliği yatırımları ve düşük karbonlu üretim teknolojileri kritik önem taşımaktadır. Çolakoğlu Metalurji olarak biz de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımız, verimlilik yaklaşımımız ve düşük karbonlu üretim altyapımızla bu dönüşüme uzun süredir hazırlık yapıyor; değişen küresel ticaret dinamiklerine uyum sağlayarak rekabet gücümüzü korumaya odaklanıyoruz.

Ekonomik şartlar işlerinizi nasıl etkiliyor?

2026 yılında küresel ekonomik belirsizlikler, yüksek finansman maliyetleri ve değişken talep koşulları sanayi üretimi üzerinde belirleyici olmaya devam etmektedir. Özellikle yüksek faiz ortamı ve krediye erişim koşulları, başta son kullanıcı sektörleri olmak üzere yatırım ve satın alma kararlarında daha temkinli bir yaklaşımı beraberinde getirmektedir.

Bununla birlikte yassı çelik talebinin tamamen zayıfladığını söylemek doğru olmaz. Otomotiv, beyaz eşya, boru-profil ve genel imalat sanayi gibi ana tüketici sektörlerde üretim faaliyetlerinin devam etmesi, piyasadaki hareketliliği desteklemektedir. Ancak fiyat baskısı, artan maliyetler ve yoğun küresel rekabet nedeniyle sektör genelinde kârlılık tarafındaki baskı sürmektedir.

Çolakoğlu Metalurji olarak bu dönemde operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi, sürdürülebilir üretim ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilme kabiliyetimizi önceliklendiriyoruz. Güçlü üretim altyapımız, geniş ürün portföyümüz ve esnek tedarik yaklaşımımız sayesinde değişen piyasa koşullarına uyum sağlayarak hem iç pazarda hem de ihracat tarafında rekabet gücümüzü korumaya odaklanıyoruz.

Orta Doğu’daki savaş çelik ticaretini ne yönde değiştirdi? Lojistik sorunlar ve navlun fiyatları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve bölgedeki çatışma ortamı, küresel çelik ticaretini özellikle lojistik, teslimat süreleri ve maliyet yönetimi açısından doğrudan etkilemiştir. Özellikle Kızıldeniz hattında yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle bazı sevkiyat rotalarının değişmesi, teslim sürelerinde uzamalara ve navlun maliyetlerinde dönemsel artışlara yol açmıştır.

Bu durum yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa–Asya ticaret hattını da etkileyerek tedarik zincirlerinde planlama baskısını artırmıştır. Alternatif güzergâhlara yönelim, termin sürelerini uzatırken; stok yönetimi ve teslimat güvenilirliği üreticiler açısından daha kritik hale gelmiştir.

Yassı çelik tarafında ise lojistik ve navlun maliyetlerindeki dalgalanmalar, ithalat ve ihracat fiyatlamaları üzerinde ilave baskı yaratmıştır. Özellikle uzak coğrafyalardan yapılan tedarikte maliyet artışları görülürken, yakın pazarlara erişim avantajına sahip üreticiler için belirli ölçüde rekabet avantajı oluşmuştur.

Çolakoğlu Metalurji olarak bu süreçte güçlü lojistik planlama kabiliyetimiz, stratejik konumumuz ve esnek tedarik yapımız sayesinde müşterilerimize kesintisiz ve güvenilir tedarik sunmaya devam ettik. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin küresel ticaret üzerindeki etkilerinin bir süre daha devam edeceğini öngörüyoruz.


Benzer Haber ve Analizler

Çolakoğlu Metalurji: Yeni dönemde önceliğimiz ihracatta düşük emisyonlu ve katma değerli ürünlerin payını artırmak

21 Oca | Röportaj

Çolakoğlu Metalurji: Esnek üretim yapımız ve müşteri odaklı yaklaşımımızla piyasa koşullarına hızlı adapte olmaya devam ...

12 Haz | Röportaj

Çolakoğlu Metalurji: 2025, sadece bizim için değil, sektörün tamamı için yeni fırsatların kapısını aralayacak bir yıl ...

10 Oca | Röportaj

Çolakoğlu: Yatırımımızın tamamlanması ile yassı ürün üretim kapasitemiz %50 artacak

09 Oca | Röportaj

Uğur Dalbeler: Türk ihracatçılar alternatif pazar arayışında, fiyat yönünden zorlanacaklar

18 Haz | Çelik Haberler

Çolakoğlu Metalurji: 2020 yılı 2019’a göre daha olumlu geçecek

14 Oca | Röportaj

Uğur Dalbeler: AB’nin Türkiye’ye sıcak sac sevkiyatı artabilir

21 Haz | Çelik Haberler

Uğur Dalbeler: ABD pazarının açılması pazarlık gücümüzü artıracak

17 May | Çelik Haberler

Uğur Dalbeler: İkinci yarı ilk çeyrek performansından uzak olacak

30 Nis | Çelik Haberler

Uğur Dalbeler: 2018 yılının devamına ilişkin beklentiler hala olumlu

04 Nis | Çelik Haberler





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Neredekal.com  -  Chemorbis