The Signal Group Kıdemli Piyasa Analisti Maria Bertzeletou, Belgrad'da düzenlenen SteelOrbis 2026 Güz Konferansı & 95. IREPAS Toplantısı'ndaki sunumunda jeopolitik gelişmelerin çelik ticaret akışları, sefer mesafeleri ve navlun üzerindeki etkisinin arttığını belirtti.
Bertzeletou, kuru yük taşımacılığında navlun gelirlerinin önemli ölçüde arttığını dile getirdi. 1-23 Eylül tarihleri arasındaki döneminde ortalama Capesize navlun geliri yıllık %96 artışla günlük 50.300$ seviyesine ulaşırken, Panamax, Supramax ve Handysize segmentlerinde ortalama navlun gelirlerinin sırasıyla günlük 21.300$, 19.700$ ve 16.900$ seviyelerinde yer aldığını ifade etti. Çelik sevkiyatlarında navlunu belirleyen başlıca unsurlardan birinin yükleme yapılan limanın bulunduğu bölgede uygun bir geminin bulunup bulunmadığına bağlı olduğunu vurguladı.
Karadeniz'deki riskler navlun ve sigorta maliyetlerini artırıyor
Müşterek Savaş Komitesi'nin (Joint War Committee) Karadeniz'de savaş riski taşıyan bölgeler listesinde yer alan alanı genişletmesi sebebiyle deniz taşımacılığındaki risklerin ve sigorta maliyetlerinin arttığını aktaran Bertzeletou, savaş riski sigortasının gemi değerinin %3-5'ine ulaşabileceğini söyledi. Karadeniz'den Türkiye'ye yönelik kütük sevkiyatları için verilen navlunun yükseldiğinin bildirildiğini ancak bu seviyelerden gerçekleştirilmiş bir gemi kiralama bağlantısı olmadığını dile getirdi.
Öte yandan Bertzeletou, hurda sevkiyatlarındaki yoğunluğun da çelik sevkiyatlarına yönelik gemi bulunabilirliğinde düşüşe yol açtığını paylaştı. Hurda talebindeki artışın Akdeniz rotalarındaki taşımacılık faaliyetlerini desteklediğini belirtti. ABD Körfezi'nde ise yük talebinin yüksek ve gemi bulunabilirliğinin sınırlı oluşunun Handysize gemilere yönelik navlunda artışa yol açtığını vurguladı. Ayrıca Doğu Akdeniz'e yönelik hurda sevkiyatlarında navlunun yükseldiğinin bildirdiğini ancak bunların kesinleşmediğini vurguladı.
Deniz yoluyla taşınan çelik sevkiyatlarının %41,6'sı Çin'den geliyor
Çelik ticaretine değinen Bertzeletou, Signal Ocean tarafından kaydedilen deniz yoluyla taşınan çelik sevkiyatlarının %41,6'sını Çin çıkışlı olduğuna, Çin'i %10,8 ile Japonya ve %9,2 ile Güney Kore'nin takip ettiğine dikkat çekerken, sevkiyatların çok sayıda ülkeye sevk edildiğini söyledi.
Bertzeletou, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde deniz yoluyla yapılan küresel çelik sevkiyatlarının yıllık %3,3 gerilediğini ancak yalnızca Ağustos ayında sevkiyatların 2025'in aynı ayında kaydedilen 21 milyon mt'a kıyasla yaklaşık 23,2 milyon mt'a çıktığını dile getirdi.
Karadeniz'de çelik sevkiyatları keskin şekilde geriledi
Bertzeletou, jeopolitik gelişmelerin etkilerinin özellikle Karadeniz'de belirgin şekilde görüldüğünü ifade etti. Temmuz-Ağustos döneminde Rusya'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki bazı limanlardan yapılan çelik sevkiyatları yıllık yaklaşık %79 azalırken, kaydedilen sefer sayısının 135'ten 21'e gerilediğine dikkat çekti. 1-22 Eylül döneminde söz konusu limanlardan herhangi bir çelik sevkiyatı yapılmadığını belirtti.
Bununla birlikte Bertzeletou, Temmuz-Ağustos döneminde Rusya'nın Baltık limanlarında yaptığı çelik sevkiyatlarının da gerileyerek Ocak-Haziran döneminde kaydedilen aylık ortalama 730.000 mt seviyesine kıyasla aylık ortalama 620.000 mt seviyesinde yer aldığını söyledi. Doğu Akdeniz'de boşaltılan Rusya çıkışlı çelik yüklerinin Ocak-Ağustos döneminde yıllık %39 düşüşle 3,64 milyon mt'a gerilediğini vurguladı. Ukrayna'nın deniz yoluyla yaptığı ticaretin de keskin şekilde gerilediğini dile getiren Bertzeletou, Ocak-Ağustos döneminde bazı çelik ve maden yüklemelerinin 2021 yılında kaydedilen 7,7 milyon mt seviyesinden 500.000 mt'a düştüğünün altını çizdi.
Hürmüz Boğazı üzerinden çelik girişi %65 azaldı
Hürmüz Boğazı çevresinde de aksaklıklar görüldüğünü aktaran Bertzeletou, 2026'nın Şubat ayı sonrasında gemi trafiğinin 2023-2025 dönemindeki mevsimsel ortalamanın önemli ölçüde altında kaldığına dikkat çekti. Bununla birlikte 1-23 Eylül tarihleri arasındaki dönemde dökme yük ve çok amaçlı gemilerin boğazdan 98 kez geçiş yaptığının ve bu durumun boğazdaki gemi trafiğinin tamamen durmadığını gösterdiğini söyledi.
Aynı zamanda 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde Hürmüz Boğazı'ndan geçen çelik sevkiyatlarının 2025 yılının aynı döneminde kaydedilen 10,95 milyon mt seviyesine kıyasla yaklaşık %65 düşüşle yaklaşık 3,8 milyon mt'a gerilediğini belirtti.
Yüksek bunker yakıt fiyatları navlun üzerindeki baskıyı artırıyor
Yüksek yakıt maliyetlerinin navlun üzerindeki baskıyı daha da artırdığını söyleyen Bertzeletou, 27 Şubat'ta dünya çapındaki 20 limanda çok düşük kükürtlü fuel oil için ortalama fiyatın 543,5$/mt seviyesinde yer aldığını ancak 24 Eylül'de yaklaşık %62 artışla 881$/mt'a çıktığına dikkat çekti.
Bertzeletou, yüksek bunker yakıt fiyatlarının sefer maliyetlerini artırarak navlun üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu ancak etkinin yakıt türüne, limana ve sözleşme şartlarına göre değiştiğini belirtti. Çelik sevkiyatlarında navlunun yük, rota ve bağlantının yapıldığı sıradaki gemi bulunabilirliğine bağlı olduğunu ifade etti. Son olarak jeopolitik risklerin, gemi arzı ve yük talebi arasındaki dengenin yanı sıra navlunun belirlenmesindeki rolünün artmasını beklediğini belirterek sözlerini tamamladı.
