Romanya’nın tek yassı çelik üreticisi Liberty Galati yeniden yapılandırma sürecine devam ederken, yöneticiler yatırımcı çekmek ve şirketin geleceğini istikrara kavuşturmak amacıyla önemli ölçüde düşürülen değerleme üzerinden yeni bir uluslararası satış girişimine hazırlanıyor. Son gelişmeler tesisin Nisan ayı civarında kademeli olarak yeniden üretime başlamasına yönelik daha önceki beklentilere rağmen büyük ölçüde atıl kalmaya devam ettiği ve şirketin uzun vadeli görünümüne ilişkin belirsizliğin yerel piyasa üzerinde baskı yaratmayı sürdürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Aynı zamanda Romanya makamları çeşitli devlet destekli önlemler aracılığıyla yeniden yapılandırma sürecine desteğini sürdürürken, piyasa oyuncuları Liberty Galati’nin yeni bir yatırımcı yapısıyla faaliyetlerine yeniden başlayıp başlayamayacağına giderek daha fazla odaklanıyor.
Galati Mahkemesine sunulan son yeniden yapılandırma planına göre Liberty Galati, Mart ayında başlatılan önceki satış girişiminde gündeme gelen yaklaşık 709 milyon € seviyesindeki değerlemenin neredeyse yarısına karşılık gelen en az 444 milyon € başlangıç fiyatıyla yeni bir ihale sürecine çıkarılabilir. Birkaç uluslararası yatırımcı ve çelik grubunun ilgi gösterdiği belirtilen önceki süreç, nihayetinde herhangi bir bağlayıcı teklif alınamadan sonuçsuz kalmıştı. O dönemde piyasa kaynakları Türkiye, Ukrayna, Çin ve Hindistan dahil çeşitli ülkelerden potansiyel alıcıların tesise ön ilgi gösterdiğini belirtmiş, ancak resmi bir satın alma süreci ilerlememişti. Piyasa oyuncuları ise şirketin mali zorlukları, atıl durumdaki üretim tesisleri ve Avrupa çelik sektöründeki genel zayıf görünüm dikkate alındığında önceki değerlemeyi büyük ölçüde gerçekçi bulmamıştı.
Daha düşük değerlemeye ve devam eden devlet destekli çabalara rağmen Liberty Galati’ye ilişkin belirsizlik yüksek kalmaya devam ederken, özellikle Romanya’nın devlet destekli kredi kuruluşu Exim Banca Romaneasca aracılığıyla sağlanan finansmanın kullanımına ilişkin yeni haberler bu endişeleri artırdı. Romanya basınında yer alan haberlere göre operasyonel toparlanmayı ve yeniden üretime başlama faaliyetlerini desteklemesi amaçlanan kredilerin bir kısmının nasıl kullanıldığına ilişkin soru işaretleri gündeme geldi ve bazı fonların bunun yerine vadesi geçmiş borçlar ile tedarikçilere olan yükümlülüklerin karşılanmasına yönlendirilmiş olabileceği iddia edildi. Henüz resmi bir sonuca varılmamış olsa da söz konusu haberler yerel piyasa oyuncuları arasındaki güveni daha da zayıflatarak şirketin halihazırda kırılgan olan yeniden yapılandırma sürecine yeni bir belirsizlik unsuru ekledi.
