SteelOrbis'in piyasa kaynaklarından edindiği bilgilere göre Singapur bayraklı GFS Pride adlı geminin Hürmüz Boğazı'nda batmasının ardından Pakistan'a sevk edilmekte olan hurda yüklü çok sayıda konteynerin kaybolduğu öğrenildi.
2.824 TEU kapasiteli konteyner gemisi, 13 Ekim tarihinde Hürmüz Boğazı'ndan geçerken hasar alıp yangın çıkmasının ardından battı. Singapur Denizcilik ve Liman İdaresi tarafından yapılan açıklamaya göre gemiye henüz ne olduğu bilinmeyen bir cismin isabet ettiği bildirildi. Gemideki 21 mürettebatın tamamı güvenli bir şekilde tahliye edilirken olayda yaralanan olmadı.
Dubai merkezli Global Feeder Shipping tarafından işletilen gemi, Körfez-Pakistan hattında faaliyet gösteriyordu ve Fujairah, Jebel Ali ve Al Jubail limanlarına uğradıktan sonra Pakistan'daki Port Qasim Limanı'na ulaşması planlanıyordu.
Gemide taşınan kargoların tam listesi kamuoyuyla paylaşılmasa da bir piyasa kaynağı SteelOrbis'e yaptığı açıklamada, kargolar arasında Pakistan'dan sipariş edilen hurdaların da bulunduğunu belirtti. Buna göre gemide Pakistan'a gönderilmek üzere en az 221 konteyner hurda taşınıyordu.
Geminin batmasına yol açan koşullara ilişkin farklı açıklamalar yapıldı. İranlı yetkililer, geminin izinsiz ve tehlikeli olarak nitelendirdikleri bir rotada seyrederken deniz mayınına çarptığını öne sürerken Singapur denizcilik otoritesi gemiye kimliği belirlenemeyen bir cismin isabet ettiğini bildirdi. Gemi battıktan sonra Hürmüz Boğazı'nda sürüklenen konteynerlerin görüldüğü ve bölgede seyir halinde olan gemiler için uyarıların yayımlandığı belirtildi.
Pakistan'ın çoğunlukla konteynerlerle taşınan ithal hurdaya yüksek oranda bağımlı olması nedeniyle söz konusu gelişme ülkenin çelik piyasası açısından büyük önem taşıyor. Piyasa oyuncuları, navlun ve deniz sigortası maliyetlerinde olası artışlar ile teslimatlarda yaşanabilecek gecikmeler de dahil olmak üzere olayın Pakistan'a yönelik hurda sevkiyatları üzerindeki olası etkilerini merak ediyor.
Özellikle deniz taşımacılığı şirketleri ve sigorta kuruluşlarının Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik koşulları yeniden değerlendirmesi halinde söz konusu olayın Körfez bölgesinden yapılan hurda sevkiyatlarına ilişkin risk algısını daha da artırabileceği belirtildi. Navlun veya sigorta ücretlerine ek maliyetlerin getirilmesi, Pakistanlı alıcıların yeni hurda tedarik maliyetlerini artırırken teslimat sürelerinin daha da uzamasına yol açabilir.
Öte yandan olayın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hurda piyasası üzerinde de etkileri olabilir. Pakistan, Körfez bölgesinde çıkarılan hurdanın ihraç edildiği başlıca pazarlardan biri olduğundan, ihracat sevkiyatlarında uzun süreli aksaklıklar yaşanması sonucu BAE iç piyasasında daha fazla hurda kalabilir. Ülkede hurda arzının yerel tüketim ihtiyacını aşması nedeniyle ihracatta yaşanabilecek ilave zorluklar sonucu BAE'deki yerel hurda fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskı artabilir.
Pakistanlı alıcılar ise artan nakliye ve sigorta maliyetlerinin CFR bazındaki hurda fiyatlarını desteklemesiyle tam tersi bir durumla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle piyasa oyuncuları, lojistik aksaklıkların devam etmesi durumunda BAE'de yerel hurda fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskının artabileceğini, Pakistanlı alıcıların ise yükselen tedarik maliyetleriyle karşı karşıya kalabileceğini ve böylece iki piyasada birbirinden farklı fiyat eğilimlerinin görülebileceğini düşünüyor.
Yine de durumun ithal hurda piyasası üzerindeki genel etkilerini değerlendirmek için henüz erken olduğu belirtiliyor.
