24 Mart Salı günü İstanbul Marriott Hotel Asia’da, SteelOrbis iş birliğiyle düzenlenen Eurometal Çelik Günü & YİSAD Yassı Çelik Konferansı’nda konuşan otomotiv güvenlik sistemleri imalatçısı Autoliv Hammadde Tedarik Zinciri Geliştirme Küresel Direktörü Cosmin Bakai, Avrupa otomotiv bileşenleri sektörünün Çin’den yükselen Çin rekabet, artan ithalat ve jeopolitik belirsizliklerin baskısı altında olduğunu söyledi. Bakai, küresel hafif araç üretiminin 2030’a kadar yaklaşık %1,3 büyümesinin beklendiğini, buna karşılık Avrupa’da büyümenin çok daha sınırlı kalacağını ve pazarın genel olarak durağan bir görünüm sergilediğini belirtti.
Küresel otomotiv pazarı: Büyüme sınırlı kalacak
Sektörün görünümüne değinen Bakai, dünya genelinde yıllık araç üretim ve satış hacminin yaklaşık 100 milyon adet seviyesinde bulunduğunu ancak üretimin Covid-19 öncesi seviyelere geri dönmesinin beklenmediğini söyledi. Avrupa açısından bakıldığında ise pazarın giderek daraldığını vurgulayan Bakai, Avrupa çıkışlı hafif araç ihracatında yatay ya da zayıf bir seyir görüldüğünü, buna karşılık ithalat baskısının arttığını belirtti. Avrupa hafif araç üretiminin ithalat nedeniyle küçüldüğü, geleneksel AB’li imalatçıların pazar payı kaybettiği ve Çin’in küresel pazarda giderek daha büyük pay aldığı vurgulandı.
Çinli üreticilerin Avrupa yatırımları
Çinli otomotiv üreticilerinin Avrupa’daki yatırım planlarına da değinen Bakai, İtalya, Polonya, Macaristan, İspanya ve Türkiye gibi ülkelerde yeni tesis planlarının gündemde olduğunu söyledi. Ancak bu yatırımların başlangıçta görece küçük ölçekli olacağını vurgulayan Bakai, Çinli oyuncuların Avrupa’da genellikle önce 50.000 araçlık tesislerle başladığını, ardından 100.000 adetlik montaj hatlarına geçtiğini, tam ölçekli tesislerin ise yaklaşık 300.000 araçlık kapasite seviyesinde ortaya çıktığını anlattı. Bu nedenle söz konusu yatırımların bileşen, güvenlik ekipmanı ve çelik işleme tarafında hemen büyük tonajlarda talep yaratmayabileceğini, Çinli oyuncuların yerel piyasalarda yer etmesinin zaman alacağını ifade etti.
Otomotiv bileşeni ticareti araç ticaretini geride bırakıyor
Bakai, asıl baskının yalnızca araç ticaretinden değil, otomotiv bileşenleri tarafındaki dönüşümden geldiğini söyledi. Küresel otomotiv bileşenleri ticaretinin araç pazarından çok daha hızlı büyüdüğünü ve Avrupa’ya geçen yıl gelen Çin çıkışlı otomotiv bileşenleri hacminin 3 yıl öncesine kıyasla neredeyse iki katına çıkarak 8 milyar $ seviyesine ulaştığını belirtti.
ABD tarafındaki koruma önlemlerine de değinen Bakai, Avrupa Birliği’nin ABD’ye yıllık yaklaşık 11 milyar $ değerinde otomotiv bileşeni ihracatı yaptığını, vergilerin ise bu akışı baskıladığını ifade etti. Ayrıca çelik bazlı bileşenlerde uygulanan yüksek vergilerin Çinli tedarikçileri alternatif pazar arayışına yöneltebileceğini ve bunun Avrupa üzerindeki rekabet baskısını artırabileceğini belirtti. Sunumda jeopolitik istikrarsızlık, korumacılık, tarifeler ve enerji maliyetleri, sektörün önündeki başlıca risk alanları arasında sıralandı.
Avrupa için kısa ve orta vadeli görünüm
Bakai, kısa ve orta vadede Avrupa çelik sanayisi için net bir toparlanma beklemediğini de sözlerine ekledi. Avrupa hafif araç üretiminin ithalat baskısı nedeniyle küçüldüğünü, Çin’in kendi içinde yaşadığı yoğun rekabetin giderek daha güçlü rakipler yarattığını belirten Bakai, Avrupa’da sanayi sektörüne ve ticarete yönelik alınacak kararların bundan sonraki dönemde belirleyici olacağını söyledi.
