Avustralya Çelik Enstitüsü (ASI), düşük fiyatlı ithalattaki artışın yerel fabrikasyon yapısal çelik sektörünün uzun vadeli sürdürülebilirliğini tehdit ettiği gerekçesiyle Verimlilik Komisyonu’na koruma önlemleri uygulanması çağrısında bulundu.
ASI, hem geçici hem de uzun vadeli koruma önlemlerinin gerekli olduğunu belirtirken, ithalattaki son artış öncesindeki seviyeler baz alınarak %50 oranında vergiye tabi kota sistemi uygulanmasını talep etti. Ayrıca yerel üreticilerin geri döndürülemez zarara uğramasını önlemek amacıyla acil geçici önlemlerin devreye alınması gerektiğini vurguladı.
Küresel kapasite fazlası ithalatı artırıyor
ASI CEO’su Mark Cain, Avustralya çelik piyasasının küresel çelik kapasite fazlasına ve ticaret akışlarındaki değişikliklere giderek daha fazla maruz kaldığını dile getirdi.
Enstitü, fabrikasyon yapısal çelik ithalatının 2022-2024 döneminde keskin şekilde arttığına dikkat çekti. Özellikle ABD, Avrupa Birliği ve Kanada gibi ülkelerin ticareti koruma önlemleri uygulamaya başlamasının ardından fazla arzın Avustralya gibi daha açık piyasalara yönlendirildiğini ifade etti.
Yerel sektör ithalattan kaynaklı ciddi zarara karşı uyarıyor
ASI, yerel fabrikasyon çelik sektörünün sübvansiyonlu ithalat ve agresif fiyat kırma nedeniyle ciddi zarar gördüğünün altını çizdi. Fabrikasyon yapısal çeliğin standart bir emtia ürünü değil, mühendislik uzmanlığı, vasıflı iş gücü ve yüksek sermaye yatırımı gerektiren özel bir sanayi segmenti olduğunu vurguladı.
Öte yandan enstitü, yerel üretim kapasitesinin kaybedilmesi halinde sektörün yeniden inşa edilmesinin zor ve zaman alıcı olacağı uyarısında bulundu. ASI açıklamasında, “İşletmelerin kapanması kapasite ve yetkinliklerin kaybına yol açacak. Tedarik zincirindeki aksaklık veya yeni kriz durumunda bu kapasite kısa sürede yeniden oluşturulamaz,” ifadelerine yer verildi.
ASI ayrıca fabrikasyon yapısal çeliğin Avustralya’nın altyapı projelerinin yanı sıra savunma, madencilik, tarım, ulaşım ve enerji gibi kritik sektörler açısından stratejik önem taşıdığına da dikkat çekti.
OECD’nin kapasite fazlası endişeleri
Öte yandan ASI, OECD analizlerinin birçok üretici ülkede yerel talebin zayıf olmasına rağmen sübvansiyonlardan kaynaklı küresel çelik kapasite fazlasının büyümeye devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Bu durumun, Avustralya’ya yönlendirilen ilave çelik ihracatının artması ve yerel üreticiler üzerinde daha fazla baskı yaratması riski taşıdığını kaydetti.
Cain, “Ön bulgular, fabrikasyon yapısal çelik ithalatındaki artışın ciddi zarara neden olduğunu ve olmaya devam edeceğini açık şekilde gösteriyor,” ifadelerini kullandı.
Verimlilik Komisyonu’nun koruma önlemi soruşturmasına ilişkin nihai kararını yılın ilerleyen dönemlerinde açıklaması bekleniyor.
