Şeniz Bey, okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması için kendinizden biraz bahseder misiniz?
1963 Antakya-HATAY doğumluyum. ilk ve orta öğrenimi Türkiye'nin değişik şehirlerinde tamamladım. 1985 yılında İ.T.Ü. Maden Fakültesinden mezun oldum. ETIBANK'daki mecburi hizmetimi kısa keserek askerlik hizmetini kısa dönem yaparak tamamladım.
1987 yılında SGS gözetim firmasında çalışmaya başlayarak gözetim dünyasına girmiş oldum. 1992 yılında birkaç arkadaşımla birlikte ilk kez bir gözetim firması kurucusu ve işletmecisi olarak görev aldım. Kurduğum bu ilk firma, başlangıçlarda çok sancılı ve çok yavaş bir büyüme kaydetmesine rağmen 1995 yılı içerisinde hızla yükselen bir grafik gösterdi.
1995 yılı sonlarında ülkemizde az gelişmiş ortaklık kültürü nedeniyle bu firmamdan ayrılmak zorunda kaldım. İlk yuvaya geri dönüş isteği dahil olmak üzere çeşitli arayışların ardından kendi felsefemi ve vizyonumu yansıtan kendi gözetim firmamı kurma kararlılığını gösterdim.
İnsanın "kendi felsefesi ve vizyonunu yansıtan, kendi çizdiği yolda yürüme cesareti göstermesinin çok doğru bir karar olduğunu" yaşayarak görmüş bir kişiyim.
Standart laboratuarın (S-Lab'ın) faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
S-Lab 1996 yılında Incolab (Hollanda) ve SAI(ABD) ortaklığının yabancı sermaye iştirakı ile Incolab ismi altında kurulmuştur. 27.Şubat.2002 yılında muayene ve laboratuar bölümleri birbirinden ayrılmış ve Laboratuar bölümü S-Lab (Standart Laboratuar İşl. Ltd. Şti.) adı altında hizmetlerini tamamen bağımsız tüzel bir kişilikte sürdürmüştür.
INCOLAB/SAI Grubunun dünya üzerinde ana çalışma alanı katı yakıtlar ve metalik madenlerdir. Ancak ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin hacmi bir gözetim firmasını yeterince tatmin etmekten uzak olduğu için biz hizmet yelpazemizi biraz daha geniş tutmak zorunda kaldık.
Bu nedenle katı yakıt ve madencilik sektörünün dışına çıkarak, çimento, kimyevi gübre, metalürji ve tarım sektörüne hizmet vermekteyiz. Ancak saydığım bu sektörlerde müşterinin deniz survey talebinden başlayarak en detaylı analiz talebine dahi cevap verebilecek modern donanımlı sağlam ve güncel bir alt yapıya sahip ülkemizin yegâne kuruluşu durumundayız.
Uluslararası muayene hizmetleri alanında müşteri anlayışınızı ve kalite politikanızı detaylandırır mısınız?
Kalite politikamız bizim öz felsefemizi ve vizyonumuzu yansıtmaktadır. Biz müşterinin daima bir adım önünden gider, onların ihtiyaçlarına, sıkıntılarına ve problemlerine çare aramak, çare olmak için çalışan ve tüm kaynakları çekinmeden hizmetin daha hızlı ve kaliteli verilmesi için kullanabilen bir firmayız. Sanayici ve tüccarla birlikte aynı kulvarda önlerinden koşarak engelleri kaldırmaya çalışırız. Amacımız onların kazanmasına elimizden geldiği kadar yardımcı olmaktır. Onlar yarışta başarılı olacak ve daima kazanacak ki bizler de ayakta kalalım.
Türkiye'de muayene hizmeti veren kaç firma var? Sektörün genel görünümü nasıl?
Sayıları 200'e yakın diyebiliriz. Ama Türkak' tan akredite olan 56 firma var. Ancak bunların birçoğu çok dar bir kapsam(Verdiği hizmetin %10' u) göstererek akredite olmakta yani sadece Türkak logosunu kullanma hakkı elde ederek piyasadan iş almak için. Önemli bir oranı Araç muayene istasyonları ve yine önemli bir kısmını da resmi kurumlar oluşturmaktadır.
Dünya ile boy ölçüşebilecek kapasiteye sahip tam kapsamlı bir akreditasyona sahip (verdiği hizmetlerin % 95'inden akredite olan) firma sayısı bir elin parmakları kadardır.
Sektörün en başlıca problemi gerçek ve etkin olarak yapılan haksız rekabetleri önleyebilen denetim mekanizması olmamasıdır. Bugüne kadar yapılan denetimler sadece muayene kuruluşlarının birbirini ihbar etmesi veya 3. Şahısların şikayetleri neticesinde yapılmış olması çok düşündürücüdür. Bu hususta sürekli kontrol edebilme yeteneğine sahip bir ekip oluşturulması hatta bu ekibe aktif muayene kuruluşlarının personellerinin de dahil edilerek ekibin geniş tabanlı geniş tutulması aciliyet arz etmektedir.
Laboratuar ekipmanları nasıl sağlanıyor, ideal ekipmanlar ne olmalı?
Laboratuar ekipmanlarının %95'i yurt dışından satın alınmaktadır. Fiyatlar Dolar veya Euro bazından işlem görmekte ve genellikle ön ödemeli peşin alımla satın alma mümkün olmaktadır. Cihaz yedek parça ve sarf malzemeleri de aynı şekildedir. Ekipman sektörü sürekli güncellenen ve çabuk değişim gösteren bir sektördür. Bu hususta da teknolojiyi yakalamak ve güncel kalmak için önemli bir bütçe ayrılması zorunluluktur.
İdeal ekipman denince "dünya standartlarının kabul ettiği, onayladığı ve işaret ettiği ekipmanlar" akla gelmektedir. Açıkçası sürekli doğru sonuç verdiği binlerce kez test edilerek kanıtlanmış ekipmanlardır. Elbette bu ekipmanlar aynı işi gören diğer marka ve modellerden en az 2 kat daha pahalıdır. Ancak şayet siz dünya ile boy ölçüşeceğim derseniz, Ben de varım diyorsanız bu ekipmanları satın almak zorundasınız. Tabi ki satın almakla da bitmiyor. Bu cihazların bakımları, kalibrasyonları, alt yapıları(elektrik, su, gaz homojenliği ve saflığı) da ayrı bir maliyet oluşturmaktadır.
Demir çelik sektörüne yönelik hizmetleriniz nelerdir?
Bizler demir çelik ve metal sektörü için bu yıl önemli bir yatırım yaparak kimyasal, fiziksel analiz ihtiyaçları, radyoaktivite testleri için tesis kurmaktayız. İzmir Körfez ve İskenderun Payas' da iki laboratuar hazırlamaktayız. Özellikle paslanmaz, yassı mamul ve galvanum konusunda iddialıyız.
2011 yılı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? İleriye yönelik beklentileriniz nelerdir?
Biz teknik bir ekibiz, bizlerin herhangi bir siyasi çizgisi olamaz. Biz ülkemiz için elimizden, dilimizden, belimizden, beynimizden gelenin en iyisini yaratmak ve yapmakla mükellefiz. En zor şartlarda ve ağır baskılar altında dahi yolumuzdan sapmadık. Bizi yavaşlatabildiler ama durduramadılar. Durduramazlar da! Çünkü biz durmadan üretiyoruz. Nerede, ne zaman ve hangi şartlarda olursa olsun üretmeye devam edeceğiz.
Biz Çanakkale 1914 ruhuna sadık bir ekibiz. Onların muazzam vatanseverliğine, yoktan var etme azmine ve büyük ruha yakışan bir evlat olmak arzusundayız. Bu nedenle biz hiç ümidimizi kaybetmedik. Ülkemizin muhteşem bir potansiyele sahip olduğunun bilincindeyiz. Şahsi görüşüm dünyanın en zengin ülkesiyiz. Belki 2011 belki daha sonra gün gelir bu zenginlik su yüzüne çıkar.
