ÇEMTAŞ Çelik Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Nuri Özdemirel ile vasıflı çelik sektöründeki son durumu konuştuk.
ÇEMTAŞ'ın faaliyet alanlarını ve ürün gamını teknik çerçevesiyle özetler misiniz?
ÇEMTAŞ Çelik Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak Bursa'daki üretim tesislerimizde, uzun mamul grubunda yer alan vasıflı çeliklerin üretimine odaklanıyoruz. Faaliyet alanımız; otomotiv, ağır ticari araçlar, makine imalatı, savunma sanayii ve enerji sektörlerinde kullanılan, yüksek mekanik özelliklere sahip, dar toleranslı ve proses kontrollü özel çelikleri kapsamaktadır.
Üretim yaklaşımımız hacim odaklı değil; teknik bariyeri yüksek, mühendislik yoğun ve sürdürülebilir katma değer üreten ürünlere dayanmaktadır. Bu sayede hem kalite sürekliliğini hem de uzun vadeli operasyonel istikrarı sağlayan bir yapı oluşturuyoruz.
Ürün gamımız; karbon çelikleri, düşük ve orta alaşımlı çelikler, ıslah çelikleri, sementasyon çelikleri ve müşteri teknik şartnamelerine göre geliştirilen özel kalitelerden oluşmaktadır. Kimyasal analiz, mikroyapı kontrolü, mekanik testler ve tam izlenebilirlik süreçleri kalite ve enerji yönetim sistemleri altında yürütülmektedir.
ÇEMTAŞ; IATF 16949, ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001 ve ISO 50001 sertifikasyonları, akredite laboratuvarları, özellikle otomotiv ve savunma sanayii müşterilerinin talep ettiği uzun dönem kalite sürekliliğini ve tedarik güvenilirliğini sağlamaktadır.
Vasıflı çelik sektöründe talep dinamiklerini ve fiyatlama davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vasıflı çelik pazarı, genel çelik piyasasından farklı olarak daha düşük hacimli ancak çok daha yüksek teknik beklentiye sahip bir yapıdadır. Otomotiv ve makine sektörlerinde dönemsel dalgalanmalar görülse de yüksek mukavemet, yorulma dayanımı ve fonksiyonel performans gerektiren uygulamalara yönelik talep, orta ve uzun vadede yapısal niteliğini korumaktadır.
Fiyatlama tarafında ise enerji maliyetleri, hurda ve ferroalaşım fiyatları ile döviz kuru seviyesi ve değişkenliği temel belirleyicilerdir. Buna ek olarak Avrupa Birliği'nin uyguladığı kota ve ticaret önlemleri, ihracatçı firmalar üzerinde baskı yaratmaktadır. Bu ortamda ÇEMTAŞ için öncelik; fiyat rekabetinden ziyade ürün farklılaştırması, proses verimliliği ve maliyet disiplinini koruyarak marj sürekliliğini sağlamaktır.
Türkiye'nin vasıflı çelikte dışa bağımlı olduğu alanları nasıl görüyorsunuz?
Türkiye, vasıflı çelikte güçlü bir üretim altyapısına sahip olmakla birlikte; yüksek alaşımlı, ileri metalurjik bilgi ve çok hassas proses kontrolü gerektiren bazı ürün gruplarında hâlen ithalata bağımlıdır. Bu durum özellikle savunma sanayii, enerji ve özel mühendislik uygulamalarında daha belirgindir.
Bu bağımlılığın azaltılması; güçlü Ar-Ge altyapısı, yeni nesil ısıl işlem teknolojileri, proses simülasyonu ve dijital üretim yetkinlikleriyle mümkündür. ÇEMTAŞ olarak bu alanlardaki yatırımları, kısa vadeli kapasite artışının ötesinde, uzun vadeli teknik derinlik ve stratejik konumlanma perspektifiyle ele alıyoruz.
Küresel sanayinin yeniden tanımlandığı, rekabetin yalnızca kapasiteyle değil; mühendislik derinliği, karbon ayak izi ve tedarik güvenliğiyle ölçüldüğü bir dönemin içindeyiz. ÇEMTAŞ olarak vasıflı çeliği yalnızca bir ürün değil, yüksek teknik uzmanlık gerektiren stratejik bir sanayi girdisi olarak ele alıyoruz. Otomotivden savunma sanayiine, ağır ticari araçlardan enerji sektörüne uzanan geniş bir kullanım alanında; kalite sürekliliği, proses disiplini ve düşük karbon ayak izi odağında üretim yapıyoruz.
Avrupa Birliği regülasyonları, "Made in Europe" yaklaşımı ve otomotivdeki yapısal dönüşüm, sektörde ezberleri bozarken; biz bu süreci bir riskten ziyade teknik yetkinliği yüksek üreticiler için bir ayrışma fırsatı olarak görüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve stratejik ürün odaklarımızla ÇEMTAŞ, bugünü yönetmenin ötesinde yarının sanayisine hazır bir üretim modeli inşa etmektedir.
Elektrikli araç dönüşümü ÇEMTAŞ'ın iş modelini nasıl etkiliyor? Denge çubuğu üretimi bu tabloda nereye oturuyor?
Elektrikli araçlara geçiş, özellikle aktarma organı içermeyen yeni araç mimarileri nedeniyle, vasıflı uzun mamul üreticileri açısından yapısal bir dönüşüm sürecidir. Bu dönüşüm bazı otomotiv uygulamalarında hacim daraltıcı etkiler yaratabilmektedir. Riski yönetmek üzere stratejimizi üç ana eksende şekillendirdik. İlk olarak, içten yanmalı motorlu ve hibrit araçlarda kalan uygulamalara yönelik daha yüksek mukavemetli, daha uzun ömürlü ve daha teknik çelikler geliştiriyoruz. İkinci olarak, savunma sanayii ve enerji gibi elektrikli dönüşümden sınırlı etkilenen sektörlerdeki varlığımızı güçlendiriyoruz. Üçüncü ve stratejik açıdan en önemli alan ise ağır ticari araç ve otobüs segmentine yönelik denge çubuğu üretimimizdir.
Ağır ticari araç ve otobüs segmentinde elektrikli dönüşüm, binek araçlara kıyasla daha uzun bir zamana yayılan ve teknik gereklilikleri farklı olan bir süreçtir. Bu durum, denge çubuğu gibi yüksek yorulma dayanımı gerektiren ürünlerde talebin sürekliliğini desteklemektedir. ÇEMTAŞ bugün bu alanda Türkiye ve Avrupa'daki önde gelen kamyon ve otobüs üreticilerinin onaylı tedarikçisi konumundadır. Denge çubuğu üretimini, teknik derinliği ve kalite sürekliliği nedeniyle stratejik bir uzmanlık alanı olarak görüyoruz.
Avrupa Birliği regülasyonları, karbon ayak izi ve enerji yatırımlarınızı nasıl konumlandırıyorsunuz?
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM/SKDM), 2023 yılında geçiş dönemiyle başlamış olup 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğuracaktır. Buna ek olarak Fit for 55 paketi, Emisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) genişlemesi ve giderek daha belirgin hale gelen "Made in Europe" yaklaşımı, yalnızca karbon ayak izi değil; tedarik zinciri güvenliği ve yerelleşme kriterlerini de rekabetin merkezine taşımaktadır.
ÇEMTAŞ bu dönüşüme reaktif değil, proaktif bir stratejiyle hazırlanmıştır. Kars GES devreye alınmış, Mardin GES yatırımı ise yapım aşamasındadır. Bu yatırımlar sayesinde elektrik tüketimimizin önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanmakta ve şirketimizin karbon ayak izi ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde azaltılmaktadır. Bu yaklaşım, regülasyon uyumunun ötesinde, uzun vadede maliyet yapısını güçlendiren ve rekabetçiliği destekleyen bir unsurdur.
2025 yılı sektör açısından nasıl geçti, önümüzdeki döneme nasıl bakıyorsunuz?
2025 yılı, vasıflı çelik sektörü açısından düşük büyüme ve yüksek belirsizliklerin öne çıktığı bir yıl oldu. Ancak bu dönem aynı zamanda firmalar için odaklanma, sadeleşme ve doğru alanlara yönelme fırsatı sundu.
Önümüzdeki dönemde ÇEMTAŞ; devrede olan ve devam eden GES yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve bilinen teknik yetkinliğiyle kontrollü büyüme, güçlü nakit üretimi ve sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle yoluna devam edecektir.
