Bosna-Hersek Dış Ticaret Odası (VTK/STKBiH), Sırbistan hükümetinin bazı demir ve çelik ürünlerine yönelik geçici ithalat kotaları getirme kararının ardından ilgili kurumlara acil müdahale çağrısında bulundu.
SteelOrbis’in daha önce bildirdiği üzere Sırbistan hükümeti, çimento ve belirli çelik ürünleri için 1 Ocak-30 Haziran 2026 dönemini kapsayan geçici bir ithalat kotası sistemi getirdi. İlgili ürün gruplarında kota sınırlarını aşan ithalat, %50 oranında ilave gümrük vergisine tabi olacak.
Söz konusu düzenleme, nervürlü betonarme donatı çeliği, sıcak haddelenmiş filmaşin ve nervürlü inşaat demiri gibi Bosna-Hersekli ihracatçıları doğrudan ilgilendiren ürün gruplarını kapsıyor.
Kota hesaplamalarına yönelik endişeler
Kotaların gerçek ticaret akışlarını yansıtmadığını belirten VTK/STKBiH, düzenlemede açıkça ifade edildiği üzere hesaplamaların 2020-2024 dönemine ait verilere dayandığını vurguladı. VTK/STKBiH, kota belirlenirken; kümülatif ticaret tonajları, bölgesel dağıtım modelleri ve Bosna-Hersekli üretici ve tedarikçilerin gerçek pazar paylarının yeterince dikkate alınmadığına dikkat çekti.
CEFTA ticareti ve mevcut sözleşmelere etkisi
VTK/STKBiH, bu uygulamanın Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Moldova, Karadağ, Kosova ve Sırbistan’ı kapsayan CEFTA (Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması) çerçevesinde bugüne kadar sorunsuz şekilde işleyen gümrüksüz mal dolaşımını kısıtladığını vurguladı. Bu durumun, Bosnalı şirketlerin Sırbistan’daki iş ortaklarıyla yürüttüğü uzun vadeli sözleşmeler açısından belirsizlik yarattığı ifade edildi.
Kota sınırlamalarına ek olarak Bosna-Hersek Dış Ticaret Odası, sınır kapılarında yaşanan gecikmelere de dikkat çekti. İhracatçılar, 2026 başında Sırp gümrük idareleri tarafından devreye alınan ek kota izleme prosedürleri nedeniyle bekleme sürelerinin uzadığını bildirdi.
VTK/STKBiH’e göre sonuçlar şimdiden ciddi boyutlara ulaştı. Bunlar arasında; kamyon gecikmeleri ve cezalar nedeniyle artan maliyetler, Sırbistan’daki müşterilere teslimat gecikmeleri, üretim ve inşaat tedarik zincirlerinde aksamalar ve Bosnalı tedarikçilerin itibar kaybı yer alıyor.
