Yassı Çelik İhracat ve Sanayicileri Derneği (YİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun İşeri ile 2025 değerlendirmelerini ve 2026 beklentilerini konuştuk.
2025 yılı çelik sektörü ve küresel piyasalar için nasıl geçti?
Dünyada 2025 yılı çelik sektörü açısından korumacılığın daha da arttığı bir yıl olarak hatırlanacaktır. ABD kendi çelik sektörünü koruma düşüncesiyle Başkan Trump’ın ilk seçildiği dönemde ithalata %25 gümrük vergisi ve kota uygulamaları ile dünya ticaretinin şeklini değiştirdi. Globalizasyon bir anda bölgesel ticarete döndü. Bir dönem aradan sonra tekrar seçilen Trump, başlattığı uygulamaların istisnalar yüzünden başarılı olmadığını fark etmesiyle 2025 yılında tüm istisnaları ve kotaları kaldırdı, ayrıca tüm ülkelere ithalat vergisini %50 yaparak ayrımcılığa son verdi. Artık ticarette lokalizasyon dönemi başladı.
Avrupa Birliği ABD’nin ithalatı zorlaştırmasından dolayı dünyadaki fazla üretiminin kendi bölgelerine geleceği kaygısı ile kota sistemine geçti ve kota üstü miktarlara %25 vergi koydu. Tüm 2025 yılı boyunca SKDM uygulamasını 2026 yılında başlatacağını ve mevcut kotaları azaltacağını söyledi.
Dünya çelik üretimi gerilerken Hindistan ve Vietnam %10 artış gerçekleştirmiştir. Türkiye, Almanya’nın üretiminin %10 düşmesiyle, dünya sıralamasında 7.ci sıraya yükselmiştir.
Çin’in üretimindeki %4 düşüşe rağmen toplam üretimden aldığı pay %54 olmuştur. Ancak tüm ticari engellemelere rağmen 2025 yılında Çin 130 milyon ton ihracat ile geçmiş yılların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Haksız rekabet ve düşük fiyatlar, korunma altında olamayan ülkelerdeki üreticilere zor bir yıl yaşatmıştır.
Türkiye’de yüksek üretim maliyetleri, yüksek faizler ve daralan pazarlar kârlılıkları olumsuz etkilemiş yılın son çeyreğinde birçok tesis üretimi durdurmak zorunda kalmıştır.
2025 yılında Türkiye ihracatta ciddi sıkıntılar yaşamıştır. ABD ve Avrupa Birliği’ndeki sınırlamalar ve Çin saldırıları ile sıkıntılı bir 2025 yılını geride bırakmıştır.
2026 yılı için neler bekliyorsunuz?
2026 yılında ABD’nin korumacılığı o bölgede fiyatları yukarda tutmaya devam edecektir. Avrupa’da SKDM uygulamaları fiyatları artıracaktır. Diğer bölgelerdeki gelişmeler tamamen Çin’e bağlı olacaktır. Hindistan’ın da kendi iç piyasalarının güçlü olacağı düşüncesiyle fiyat rekabeti yaratacağını düşünmüyorum.
Türkiye’de ise düşecek faizlerin ve yeni projelere bağlı talep artışlarının 2025 yılına yakın bir performans sağlayacağını düşünüyorum. Ancak kolay bir yıl olmayacaktır.
Avrupa’nın SKDM uygulamalarındaki belirsizlikleri senenin ilk 6 ayında ihracatımızı zorlayacaktır. Ancak Avrupa’nın ithalat yapma zorunluluğunu da unutmamak lazım
ABD ticaret duvarlarındaki mevcut uygulamaları kaldırmadığı sürece Türkiye açısından belli dönemlerde fırsatlar olabileceğini düşünüyorum. Yeter ki ilkeler arasında ayrımcılık yapılmasın.
2026 yılında ülkemizin etrafında barış sürecinin hızla mutlu sona ulaşmasının tüm sektörlerimizi olumlu etkileyeceğini düşünüyorum.
2026 yılının hem dışarda hem içerde sağlıklı, mutlu ve her şeyden önce barış içinde geçmesini diliyorum.
